"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/1074 E., 2018/2674 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın beraatine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52/2, 52/4 maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 20 eşit taksit halinde tahsiline karar verilmiş, sanık müdafii, katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanığın taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, katılanlar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına göre sanığın kusurlu bulunduğu dikkate alınarak sanığın beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillerin değerlendirilmesinde; olay tarihinde ... yöneticisi olan ..., yöneticiliğini yaptığı ... Sitesi'nin boya işlerini yaptırmak üzere yüklenici firma olan ... Boya İnşaat Şti yetkilisi olan ... ile anlaştıkları, ... Boya inşaat firmasının da işi maktül ...'a yaptırmak üzere anlaştıkları, usta olarak işi yapmaya çalışan maktul ... 06/12/2015 tarihinde bina üzerinde kendi kurduğu asma iskele üzerinde çalışırken 4. kat hizasından yaklaşık 12 metre aşağıya zemine düşerek yaralandığı, kaldırıldığı hastanede tedavisi yapılırken vefat ettiği, tarafların kusurunun tesbiti için aldırılan 20/01/20 16... /12/2016 tarihli raporlar arasında çelişki olması nedeni ile tarafların kusur durumunun tesbiti için aldırılan 22/03/2017 tarihli işgüvenliğinde uzman 3 lü bilirkişi raporuna göre, söz konusu olaya neden olan çalışma koşullarının yasa, tüzük ve yönetmeliklerce öngörülen şartlara tam olarak sahip olmadığı, gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliğinin alınmadığı, gerekli denetimlerin yapılmadığı, iskelelerin uygun şekilde kurulmadığı, iskelelerin tam anlamı ile kurulmadan çalışmaya başlandığı, genel olarak şantiye tertip ve düzeninin sağlanmadığı, iskele ayaklarının desteklenmediği ve iskelenin binaya sabitlenmediği, iskele ile ilgili toplu koruma önlemleri (güvenlik ağları,korkuluk gibi) yerleştirilmediği, teknik bir elemanın çalışanlara nezaret etmediği, son derece ilkel bir şekilde asma iskelenin kum torbaları ile sabitlenmeye çalışıldığı, eğer aksi bir durum var da sabitleme gerçekleştiysede bunun son derece yetersiz olduğu, en temel iş güvenliği uygulamalarının dahi yerine getirilmediği, tüm bu hususularda esas sorumluluğun müteveffa işçinin işvereni konumunda olan ... İnşaat şirketi sorumlusu ...'nun sorumluluğunda olduğundan sanığın 1. derecede kusurlu olduğu belirtilmiş olup, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde sanığın iş veren olarak işyeri ile ilgili gerekli güvenlik önlemlerini ve denetimleri yapmadığı anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, dosya içerisinde bulunan ... Sitesi karar defterinin 03/09/2015 tarihli oturumunda "..15.09.2015 tarihinde en düşük teklif veren firma temsilcilerinin davet edilip yüz yüze görüşmelerle uygun boya firmasının seçiminin yapılmasının" karara bağlandığı, bunun üzerine 15.09.2015 tarihinde iş veren olarak ... Sitesi, işi alan olarak maktul ... arasında sözleşmenin imzalandığı, sözleşme içeriğinde ... Boya İnşaat firmasının yer almadığı, SGK kayıtlarında maktul ...'ın ... Boya İnşaat firmasında kaydına rastlanılmadığı, sözleşme içeriğine göre iş güvenliği ve diğer hususlardan işi alan maktul ...'ın sorumlu olduğu, yine ... Sitesi karar defterinin 16/09/2015 tarihli oturumunda 15.09.2015 tarihinde sözleşme imzalanan maktul ...'dan üstlenici olarak bahsedildiği, sadece ... Sitesine verilen teklifte bulunmasının ... İnşaat Firmasının vekaletname gereğince işlerini takip eden sanık ...'nun sorumluluğunu doğurmayacağı, dosya kapsamına göre teklifin maktul ... ve ... Boya İnşaat firması ile birlikte verilmesine rağmen, sözleşmenin sanık ...'dan habersiz maktul ... ve ... Sitesi arasında imzalandığının ...'nün beyanı ile diğer evraklardan anlaşıldığı, hakimin muhakeme konusu olaylar hakkında, fikir sahibi olmasının kolaylaştırılması için delillerin toplanarak ortaya konulduğu, bilirkişi düşüncesinin delil olmadığı, ancak delil hakkındaki bir açıklamadan ibaret bulunduğu, başka bir anlatımla delillerin değerlendirilmesinin aracı olduğu, hakimlerin bilirkişilerin düşünceleri ile bağlı olmadıkları, bilirkişilerin görevinin, teknik ve bilimsel alanda hakimi aydınlatmaktan ibaret olduğu da dikkate alınarak olay ve dosya kapsamı ile uyumlu olmayan bilirkişi raporlarına sanık ... yönünden itibar edilmeyerek meydana gelen kazada sanığın taksire dayalı bir kusuru bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Dosya içeriğine ve oluşa göre Bölge adliye mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığa yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığının dava dosyası içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2026 tarihinde karar verildi.