"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/846 E., 2018/1443 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteminin esastan reddi kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteği, olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz isteği, meşru savunma hükümlerine yer verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, bilinçli taksir hükümlerinin ise uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Gece vakti, ... . ... Mahallesi 1304 sokak üzerinde, yakın muhitte oturan sanığın ve ölenin de aralarında yer aldığı 6 kişi arasında, bir önceki gün gerçekleşen başka bir tartışma sebebiyle kavga çıktığı, kendisiyle husumeti olan ve elini beline atan ...'in silahını fark eden sanığın, ...'i korkutmak için cebindeki ateş almaya hazır halde bulunan silahını çıkarmaya çalışırken, arkadaşı ...'in ...'a engel olmaya çalıştığı sırada ...'un elinin tetiğinde durduğu silahın ateş aldığı ve maktül ...'in sol kasık bölgesine isabet eden mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı büyük damar yaralanmasından gelişen dış kanama sonucu ölümüyle neticelenen olayda, mahkemece kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1.maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yukarıda mahkemenin kabulüne yer verilen olayda;
Adli Tıp Kurumu İstanbul Morg İhtisas Dairesi 26.12.2014 gün, ... nolu otopsi raporunda,
''2.Kişinin vücuduna 1 (bir) adet ateşli silah mermi çekirdeği isabet etmiş olup, oluşturduğu yaralanmanın müstakilen öldürücü nitelikte olduğu,
3.Ateşli silah mermi çekirdeği parçaları giriş deliği cilt cilt altı bulgularına göre; atışın bitişik atış mesafesi dışından yapılmış olduğu, ancak atış elbiseli bölgeye isabet etmiş olduğundan kesin atış mesafesi tayini yapılamadığı, kesin atış mesafesi tayini isteniyorsa olay anında kişinin üzerinde bulunan ve delik ihtiva eden giysilerin yıkanmadan incelenmek üzere Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiği,
4.Cesetten 1.3x1.8x0.4 cm ebatlarında ileri derecede deforme görünümde 1 (bir) adet ateşli silah mermi çekirdeği nüve parçası elde edildiği,
5.Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı büyük damar yaralanmasından gelişen dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu'' bildirilmiştir.
Emniyet Genel Müdürlüğü ... Polis Laboratuvarı Müdürlüğü 13.01.2015 tarihli raporunda sanığa ait numarasız, 9 mm çaplı ... tipi fişek atar, yerli el yapısı, fişek yatağı dahil 11 cm namlu uzunluğunda, üzerinde '' ... V.T. 9 mm-MADE ...'' ibareleri okunabilen bir adet yarı otomatik tabancanın yapılan muayenesinde ateş etmesine mani mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığı, yapılan tatbiki atışlarda, çap ve tipine uygun fişekleri patlattığı ve olay yerinde bulunan kovanların sanığın tabancasından atıldığı belirtilmiştir.
Emniyet Genel Müdürlüğü ... Polis Laboratuvarı Müdürlüğü 19.01.2015 tarihli ve 2015/713 sayılı uzmanlık raporunda, ölenin üzerinden çıkan pantolonda üç adet uzak atış sonucu meydana gelen giriş deliği olduğu ve ölen şahsın el svab numuneleri ile mukayese flaster bant numunesi üzerinde atış artıklarına rastlanılmadığı tespit edilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.07.2019 tarihli ve 2019/1-121 Esas-2019/518 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere: ''Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü hâlde istenmemiştir. Gerçekten neticeyi öngördüğü hâlde, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket eden kimsenin tehlikelilik hâli, bunu öngörememiş olan kimsenin tehlikelilik hâli ile bir tutulamayacaktır. Neticeyi öngören kimse, ne olursa olsun bu sonucu meydana getirecek harekette bulunmamakla yükümlüdür. Öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği ahvalde bilinçli taksir söz konusu olacaktır. Diğer bir deyişle, failin neticeyi istememekle beraber neticenin meydana gelmesinin muhtemel olduğunu bilmesine rağmen duruma kayıtsız kalarak hareketini sürdürmek suretiyle muhtemel neticeyi kabullenmesi durumunda olası kast, failin neticeyi öngörmesine rağmen becerisine, şansına, tecrübesine ya da başka bir etkene güvenip neticenin meydana gelmeyeceğine inanarak gerektiğinde muhtemel neticenin gerçekleşmemesi için gerekli önlemleri de almak suretiyle hareketini sürdürmesi hâlinde ise bilinçli taksir söz konusu olacaktır.''
Tüm dosya kapsamından, tarafların arasında husumet bulunmadığı gibi arkadaş ilişkilerinin olduğunun anlaşıldığı, olayın gelişim şekli, mevcut raporlar sonucu uzak atışın olayda mevcut olduğu, tek mermi çekirdeğinin bulunduğu, silahın olay esnasında ölene doğrultulmadığı hususları gözetildiğinde sanığın maktulü kasten öldürdüğüne dair soyut iddialar dışında anılan suçtan mahkumiyetine yeter hiçbir kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği, ancak; silahın etki alanı, atış mesafesi, suçun işleniş şekli, yaranın vücuttaki konumu beraber değerlendirildiğinde, sanığın, olay günü kendisine çok yakın mesafede maktulun bulunduğu sırada, öldürme kabiliyeti olan ve ateş etmeye hazır halde bulunan silahın tetiğinden parmağını çekmemek suretiyle ateş alabileceğini öngörmesine rağmen gerekli özeni göstermeyerek neticeye sebebiyet verdiği, bir başka deyişle bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek suçunu işlediği anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 16.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.02.2026 tarihinde karar verildi.