Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2021/6171 E. 2026/7 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2017/52 E., 2017/75 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında Dairemizce verilen kanun yararına bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62 maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 11 ay hapis cezası aynı Yasanın 50/4-1.a, 52/2-4 maddeleri uyarınca paraya çevrilerek 21.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, Dairemizin 07.06.2017 tarihli kararı ile ilgili hükmün, sanık hakkında tayin olunan ve CMK'nın 231/5 maddesi gereğince miktarı itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilme koşulları taşımayan 2 yıl 11 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilerek açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinden bahisle kanun yararına bozulması üzerine, yerel mahkemece genel yargılama usul hükümleri uyarınca sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK 85/2, 62, 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kusurlu olduğuna ilişkin kabulün yerinde olmadığına, bu yönda somut delilin bulunmadığına, katılan ...'nin yaralanmasına ilişkin raporun kabul edilemeyeceğine, alt sınırdan uzaklaşılırken gösterilen gerekçelerin yerinde olmadığına, kanun yararına bozma kararından sonra yapılacak yargılama neticesinde verilecek hükmün önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağı yönündeki açık kanun hükmüne aykırı şekilde hüküm kurulduğuna, sanığın beraatine aksi kabul halinde ise sanık hakkında önceki mahkumiyet kararında hükmedilen ceza ile cezalandırılmasına karar verilmesine; katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın eyleminde olası kastın unsurlarının oluştuğuna, meydana gelen netice karşısında tayin olunan cezanın yetersiz kaldığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 13:00 sıralarında sanık ...'un idaresindeki kamyonet ile meskun mahal dışında, 7 metre genişliğinde, iki yönlü, kuru zeminli yolda açık havada olay mahalli tehlikeli viraja geldiğinde şerit ihlalinde bulunarak karşı istikamet şeridine geçerek idaresindeki aracın sol ön kısımları ile, karşı istikametten şeridini takiben gelen katılan ...'nin idaresindeki otomobilin sol ön kısımlarıyla çarpışması sonucu, katılanın aracında yolcu olarak bulunan ...'nin öldüğü, katılan ...'nin ise nitelikli şekilde yaralandığı olayda, sanık hakkında

5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.04.2023 tarih ve 2020/8-11 E.- 2023/219 K. sayılı kararında açıklandığı üzere, kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, CMK'nın 223. maddesinde sayılan ve davayı sonuçlandırıp uyuşmazlığı çözen hüküm niteliğinde olmadığı, bu tür kararların kanun yararına bozulması durumunda ise yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için de verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyeceği anlaşılmakla, incelemeye konu dosyada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ilk hükmün ceza miktarı bakımından kazanılmış hakka konu olmayacağı belirlenerek yapılan incelemede;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.01.2026 tarihinde karar verildi.

§