"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2017/1062 E., 2018/1262 K
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 63 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; ölenin vücudundan çıkan kurşunun sanığın silahından çıktığının sabit olmadığına, olay günü birçok kişinin silahla atış yapmasına rağmen delil karartmak amacıyla kovanların toplandığına, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 02.04.2016 tarihinde Manisa ili Sarıgöl ilçesi ... Mahallesinde düğün merasimi olduğu, düğüne katılanlara düğün sahibi ... tarafıdan alkol ikram edildiği, sanığın olay gecesi düğünde müzisyenlik yapmak amacıyla olay yerine geldiği, düğün yerinin biraz ilerisinde yeminsiz tanık ...'ın evinde sanık ve sanıkla birlikte odada mahkemece yeminsiz tanık olarak dinlenen diğer şahısların birlikte alkol aldıkları, olay gecesi sanığın üzerinde Adli Emanetin 2016/539 sırasında kayıtlı ... numarası bulunan "KANUNİ" ibaresi bulunan, 9x19 mm çapında tabanca bulunduğu, tanık ...'da da tabanca bulunduğu, sanık ... ve tanık ...'ın, maktul ...'in bahçesinde oynadığı cami avlusuna bakan balkon penceresi tarafında oturdukları, oda içerisinde herkes eğleniyorken sanık ile odada bulunan ve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen tanık ...'ün arka arkaya ateş ettikleri, sanığın 4-5 el ateş ettiği ve tanık ...'ın arka arkaya ateş ettiği, ateş etmeleri sonucu mermi kovanlarının bir kısmının odanın içerisine, bir kısmının pencerenin bulunduğu balkona, bir kısmının ise balkonda bulunan tuğlaların içerisine düştüğü, sanık ve odada bulunanların eğlenmeye devam ettikleri sırada koşarak içeriye giren tanık ...'nın "Siz burada eğleniyorsunuz benim arkadaşım vuruldu can çekişiyor" şeklinde bağırıp odadan çıktığı, bunun üzerine odada bulunan sanık ve mahkemece yeminsiz tanık olarak dinlenenlerin telaşa kapılarak olay yerinden kaçtıkları, soruşturma evresinde ifadesinin alınması amacıyla sanığa bir süre ulaşılamadığı, telefonlarının kapalı olduğu, bir türlü ulaşılamayan sanık hakkında Sarıgöl Sulh Ceza Hakimliği'nin 07.04.2016 tarih ve 2016/68 D. İş sayılı kararıyla yakalama emri çıkartıldığı ve sanığın 28.04.2016 tarihinde kendiliğinden Sarıgöl Cumhuriyet Başsavcılığı'na gelerek ifade verdiği,
Olaydan sonraki gün tanık ...'ın evinde yapılan olay yeri incelemesinde, sanık ve diğer şahısların alkol alarak eğlendikleri ve ateş edildiği yer olan ikinci katta balkona istiflenmiş iki sıra tuğlanın kaldırılması sonucu 3 tanesi 9 mm'lik ve 2 tanesi 7x65 mm çapta toplam 5 adet mermi kovanı bulunduğu, ayrıca balkonun tavanında mermi izleri tespit edilerek numaralandırıldığı,
03.04.2016 tarihli ölü muayene raporu ve 19.04.2016 tarihli otopsi raporlarına göre maktulün silahlı ateş yaralanması neticesinde "sol crista ilacanın 5 cm üstünde ön koltuk altı hattında 1,7x1 cm lik etrafında is yanık ve yanmamış barut taneleri görülmeyen ateşli silah yarası giriş deliği bulunduğu ancak merminin çıkış deliğinin bulunamadığı, söz konusu yaradan 1 adet 1,7x1,1 cm lik deforme ateşli silaha ait metal parçası çıkartıldığı, söz konusu bu ateşli silah yaralanmasının maktulü tek başına öldürücü nitelikte olduğu, maktülün ölümünün büyük damar harabiyetine bağlı kanama sonucu meydana gelmiş olduğu tespit edildiği, maktülden çıkan 1 adet metal parçası üzerinde inceleme yapılmak ve olay yerinden ele geçirilen ve emanet eşyası defterinin 2016/44 sırasında kayıtlı 5 adet mermi kovanı ile olay gecesi sanık ...'ın kullandığı üzerinde Kanuni ibaresi bulunan 9x19 mm çapında tabanca ile maktulün vücudundan çıkan ateşli silaha ait mermi parçasının, gönderilen silahtan ait ateşlenip ateşlenmediğinin tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumuna müzekkere yazıldığı, müzekkere cevabı olan 15.08.2016 tarihli balistik inceleme raporunda maktulün vücudundan çıkan metal parçası hakkında "bir adet kurşun nüvenin, 6.78 g ağırlığında olup deforme bir tarafı yassılaşmış olduğunu, ayrıca kaide kısmının dairesel yapısının bozulmuş olup, ağırlığı ve fiziksel görünümü itibarıyla 9x19 mm çapında mermi çekirdeklerine ait kurşun nüve olabileceği kanaatine varıldığını, çap olarak birlikte gönderilen tabancaya uygun olduğunu, ancak üzerinde atıldığı silahın namlusunu karakterize eden yiv set gibi tanı unsuru bulunmadığından atıldığı silahın tespitine olanak bulunmadığını," olay yerinde bulunan 7x65 mm lik mermiler yönünden "Mikroskopta yapılan karşılaştırılmalarında, kovan ve kapsüller üzerinde bulunan izlerin özellikleri bakımından kendi aralarında uygunluk ve benzerlik saptandığını, Dolayısıyla bu kovanların, çap ve tipine uygun (7. 65... mm çapında) otomatik ya da yarı otomatik tek bir tabancadan atılmış olduğunu," yine olay yerinde tuğlaların arkasında bulunan 9x19 mm lik mermiler yönünden " Birlikte gönderilen tabancaya çap ve tip olarak uygun olduklarını, Birlikte gönderilen çap ve tipine uygun tabancadan elde edilen mukayese kovanlarıyla (dairemizde mevcut çap ve tipine uygun fişekler kullanılarak) mikroskopta yapılan karşılaştırılmalarında, tanı unsuru olarak kabul edilen izlerin özellikleri bakımından aralarında uygunluk ve benzerlik saptandığını, Dolayısıyla bu kovanların birlikte gönderilen sürgüsü üzerinde "KANUNİ" ibaresi bulunan, üzerinde "..." numarası bulunan tabancadan atılmış olduğunu," şeklinde balistik raporun düzenlenmiş olduğu, mahkeme heyeti tarafından olay yeri inceleme bilirkişisi eşliğinde keşifte sanık, olayın evinde gerçekleştiği tanık ... ve olay gecesi maktül ile birlikte oynayan arkadaşı tanık ... da dinlenerek olayın nasıl gerçekleştiğine dair ayrıntılı gözlemlerde bulunulmuş, olay yeri olan evin balkonundaki kurşun izleri incelenmiş, olay yeri inceleme bilirkişisinin olay yeri ve maktulün vücudundan çıkan kurşun parçaları yönünden mahkemeye sunduğu 16.11.2016 tarihli raporunda, maktulün tanık ...'a ait evin balkona bakan penceresinden yapılan atışla vurulmuş olmasının mümkün olduğunu belirterek "Balkon penceresi tavan kısmında bulunan 1,2,3 nolu atış deliklerinin pencerenin sol kapağı tarafından atıldığının giriş ve çıkış deliklerinin ufki hattından belli olduğu, balkon üzerinde yapılacak atışın tavanda dik açıya yakın açı oluşturması gerekmesi nedeni ile delikelrin balkon üzerinden atışa uygun olmadığı, balkon penceresi sol kapağından kol çıkarılarak cami yönüne doğru 9x19 mm lik tabanca ile havaya yapılan atış esnasında; tavandaki 2 veya 3 nolu yere isabet eden birbirlerine yakın mermilerden ister 2 nolu atışın çatı oluğundan, ister 3 nolu atışın tavan çatısı demirinden 125-140 derecelik açı aralığında sekmesinin kabulü ile aynı yönde bulunan cami avlusunda sol yanı bu tarafa bakar vaziyette duran maktule isabet etmesinin mümkün olduğu, ufki hat olarak atımın, mesafenin, sekmenin ve isabet pozisyonunun birbirine uyumlu olduğu " şeklinde rapor tanzim edildiği, maktulün vücudundan çıkarılan deforme olmuş kurşun nüvesi incelendiğinde kurşunun maktulün vücuduna girmeden önce sert bir yere çarpıp deforme olduktan sonra maktüle isabet ettiği, maktulün vücudundan çıkarılan kurşun nüvesinin ağırlığı itibariyle 9x19 mm lik silaha ait kurşun nüvesi olabileceği, 7x65 mm lik silaha ait kurşun nüvelerine nazaran daha ağır olduğunun raporla sabit olduğu, olay gecesi sanığın yanında bulunan silahın da 9x19 mm lik silah olduğu, olay yerinde bulunan 9 mm lik mermilerin tamamının sanığın silahından çıktığının balistik raporu ile sabit olduğu , başkaca 9 mm lik silaha ait mermiye rastlanmadığı, rastlanan diğer mermilerin 7 mm lik silaha ait olduğunun sabit olduğu anlaşılmakla sanığın ateş ettiğine dair ikrarları ve dosyadaki tanıkların tamamının sadece tek pencereden ateş edildiğine dair istikrarlı ve bu yönden birbiriyle örtüşen beyanları ve adli tıp balistik raporu değerlendirildiğinde; balkondaki tuğlaların arkasında bulunan 9x19 mm lik kurşun nüvelerinin sanığın silahından çıktığı sabit olduğundan atışın yalnızca olay yerine bakan pencereden yapıldığının keşif neticesinde de anlaşılması karşısında sanığın "silahla ateş açtığı yerin balkon tarafındaki maktule bakan pencere olmayıp cami imamının evinin olduğu tarafa ateş ettiği" yönündeki savunmalarına itibar edilmeyerek sanığın silahından çıkan kurşunun balkon tavanında bulunan demir parçasına değerek deforme olduktan sonra maktulün vücuduna isabet ettiği kanaatine varılarak, olayın meydana geliş şekli, olay yeri ve zamanı değerlendirildiğinde; sanığın olayın gerçekleştiği köy yerinin yabancısı olması, oraya düğünde müzisyenlik yapmak amacıyla gitmiş olması, maktulü veya ailesini tanımıyor olması, maktul ve ailesiyle aralarında daha öncesine dair bir husumetin bulunmaması, düğün gecesi ve alkollü bir ortamda bulunan sanık ve odadaki diğer kişilerin eğlendiği sırada silahla ateş etme olayının gerçekleştiği, sanığın kastının havaya ateş etmek olduğu, silahından çıkan kurşunun tavandan sekerek maktulün vücuduna isabet etmesi yönünden doğrudan kastının hayatın olağan akışına göre mümkün olamayacağı, ancak etrafta insanların olabileceğini bildiği halde alkollü şekilde havaya ateş etmesi karşısında sanığın sonucu öngörebilmesinin olağan olduğu, fakat meydana gelen neticenin olmayacağı hususunda arzu, düşünce ve beklenti içerisinde olduğu, meydana gelen neticenin gerçekleşmesinin mümkün ve muhtemel olduğunu tasavvur etmediği, öngördüğü neticeyi istemediği, sanığın eylemi neticesinde üçüncü şahısların zarar görebileceğini öngörebilir olmasına rağmen gerekli dikkat ve özen gösterilmeksizin ateş etme eylemlerine sanık tarafından devam edilmesi sonucunda istemediği öngörülen neticenin gerçekleşmesi nedeniyle kusurunun taksir düzeyinde olduğu ve taksirinin de bilinçli taksir seviyesinde olduğunun kabulü ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesince sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri gereğince mahkumiyetine karar verilmiş ise de, taksirin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılıp hak ve nasafete uygun bir ceza tayini gerekirken az ceza tayin edilmiş olması nedeniyle ve suçta kullanılan tabancanın dosyadaki beyanlara göre bir başka şahsa ait olması nedeniyle tabancanın müsadere edilmesine ilişkin hüküm kısmının 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet suçu yönünden yapılacak kovuşturmada değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleriyle katılanlar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile sanık hakkında kurulan hükmün CMK’nin 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyet, hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK 53/1, 54 maddeleri gereğince de cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında hüküm kurulmamış ise de, bahse konu eylemle ilgili olarak zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2026 tarihinde karar verildi.