Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2021/4624 E. 2026/393 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/1153 E., 2020/1763 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜMLER : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafi, katılanlar vekili, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında maktül ...'a kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 81/1, 21/2, 29/1, 62/1, 53/1, 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii, katılanlar vekili ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 63 maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz isteği, müvekkilinin katılanların olayın gerçekleştiği eve gelmeden önce 155'i arayarak eşi ve ailesinin saldırgan yapıda olduklarını, kalabalık olduklarını olayın ciddi boyutlara ulaşabileceğini bildirdiğini, tanık ...'nın annesi ...'yi darp ettiği, katılan ... ve katılan ...'ın bıçakla müvekkilini tehdit ettiği, müvekkilinin meşru savunmada bulunduğunu, maktulün boğuşma sırasında öldüğü, katılanların beyanlarının çelişkili olduğunu, hükmolunan cezanın fazla olduğunu, katılan Aile Çalışma ve Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sanığın eyleminin kasten öldürme suçu olduğunu, üst hadden indirimsiz cezalandırılması gerektiğini, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğini, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, Katılanlar vekilinin temyiz isteği; sanığın doğrudan kast ile maktulü öldürdüğünü, sanığın silahının dört adet emniyet sistemi olduğunu, sanığın olay anında yedi kez tetiğe bastığını, maktulün yakın atış sonucu öldüğü, müvekkillerimizin ellerinde antimon maddesine ya da barut artığına rastlanmadığını, sanığın hedef gözettiğini, kararın bozulması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık hakkında neticenin meydana gelmesini önleyecek bir davranış sergilemek yerine mümkün yada muhtemel olarak öngörülen neticeyi kabullenerek, somut olayda gerçekleşebileceği öngörmesine rağmen fiili işleyerek unsurların meydana gelmesini kabullendiği, dolayısıyla sanığın olası kastla öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğini, belirtmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık tanık ...'ın karı koca olduğu ancak aralarındaki bir takım problemlerden dolayı boşanma aşamasında oldukları olay günü saat 22:00 sularında ... ve annesi ...'ın evde oldukları sırada ..., ...'nın ablaları ..., ... ve ... ile ağabeyi ... ve ...'ın oğlu ...'ın olay yeri olan ... ve ...'nın birlikte yaşadıkları eve ...’nın eşyalarını toplamak için geldikleri, kapının sorunsuz bir şekilde açıldığı ancak ilerleyen dakikalarda sanık ile karşı taraf arasında tartışma başladığı, sanığın annesi olan tanık ...'ye bir kısım katılanların saldırdığı, bu esnada ...'nin BTM ile giderilir şekilde yaralandığı, tartışmaya ... ve ...'ın da dahil olduğu, bu sırada sanık ...'un kendini korumak için çocuk odasına gidip ruhsatlı silahını aldığı, çocuk odasının içinden kapının alt tarafına dışarı yere doğru ateş ettiği, ... ve ...'ın biraz durduktan sonra tekrar üzerine gelmeye devam etmeleri üzerine tekrar yere doğru ateş ettiği, bu esnada ... ve ...'ın yaralandıkları, ...'nın ‘’mermisi bitti’’ diye bağırması üzerine ..., ... ve ...'ın ...'un bulunduğu çocuk odasına geldikleri, ...'un elindeki tabancayı almak istedikleri, ...'un mermisinin bitmediğini, tabancada hala mermi olduğunu söylediği ve mermi olduğunu göstermek için de ayak hizasında bir el ateş etmesine rağmen ..., ... ve ...'ın birlike ...'un üzerine atladıkları, hep beraberce çocuk odasında bulunan yatağın üzerine düştükleri, ..., ... ve ...'ın ...'un elindeki silahı almaya çalıştıkları sanık ...'un ise silahı vermemek için direndiği, ... ile ...'ın gögüs göğüse mücadele ettikleri bir sırada silahın ateş aldığı ve ...'ın vurulduğu, çağrılan ambulans ile hastaneye kaldırıldığı ancak kurtarılamayarak öldüğü, maktule yapılan otopside sağ meme areolası üstünden girip bunun 3 cm alt 2 cm iç yanından çıkan ve tekrar bunun 8 cm alt 1 cm iç yanından giren ve sırt ve bel omurunun kesiştiği yerde omurganın hemen sağından vücudu terk eden kanamalı ve müstakil olarak öldürücü nitelikle mermi çekirdeği deliği olduğunun ve ölümün ateşli silah yaralanmasına bağlı iç organ yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği, cesedin sırt kısmı elbiseleri arasından deforme vaziyette bir adet mermi çekirdeği bulunduğu, olayın meydana geldiği yerde yapılan incelemelerde ikametin girişinde holde dağınık vaziyette kan izleri olduğu, evin odalarının genel itibariyle dağınık olduğu, salon ve mutfattaki bir çok eşyanın kırılmış ve parçalanmış vaziyette olduğu, wc kapısı üzerinde dıştan içe doğru 1 adet, çocuk odası kapısı üzerinde içten dışa doğru 2 adet mermi giriş çıkış delikleri, çocuk odasına doğru giden holde fayans zemin üzerinde mermi isabet izleri olduğu, biri ara holde 5 adedi çocuk odasında olmak üzere toplam 6 adet boş kovan ile wc içinde kapı arkası zeminde bir adet deforme mermi çekirdeği bulunduğu,

olayın gerçekleştiği apartman kamera kayıtlarında ..., ..., ..., ... ve ...'ın saat 21:48'de toplu halde apartmana giriş yaptıkları, 22:04 de vurularak yaralandığı anlaşılan maktule ...'ı 3-4 kişinin taşıyarak apartmandan çıkardıklarının, ayağından yaralanan ...'ın sekerek apartman girişine çıktığının görüldüğü, Adana Kriminal Polis Laboratuvarının raporu ile; ...'ın sol el avuç içi, sol el üstü ve sağ el üstünde Antimon olduğu, ..., ..., ... ve ...'da antimon olmadığı, ...'a ait adli emanetin 2016/6931 sırasında kayıtlı tişörtün ön taraf etek ucu hattından 38 cm yukarıda ateşli silaha ait 1 cm çapında YAKIN ATIŞ sonucu meydana gelen bir adet giriş deliği olduğu, Adana Kriminal Polis Laboratuvarının raporu ile; sanığa ait Walther marka 9x19 mm çapında fişek atan ... seri nolu yarı otomatik tabancanın 6136 sayılı yasa kapsamında yasak silahlardan olduğu, aynı kanunun 12/4 fıkrasında belirtilen silahlardan olmadığı, 7 adet kovan ve deforme 2 adet mermi çekirdeğinin bu silahla atıldığının tespit edildiği, sanığın maktüle ...'a ait tişörtün ön taraf etek ucu hattından 38 cm yukarıda 1 cm çapındaki ateşli silah deliğinin YAKIN ATIŞ sonucu meydana gelmiş olması, olayın gerçekleştiği evin wc kapısı ve çocuk odası kapısı üzerindeki mermi giriş çıkış deliklerinin belden aşağı ve yere yakın bir yükseklikte olması, maktüle ...'ın cesedindeki mermi çekirdeğinin sağ meme areolası üstünden girip bunun 3 cm alt 2 cm iç yanından çıktığı ve tekrar ilk giriş yerinin 8 cm alt 1 cm iç yanından tekrar girerek sırt ve bel omurunun kesiştiği yerde omurganın hemen sağından vücudu terk etmiş olması hususları ile ...'un hem sabahki olayın arkasından hemde ...'nın akrabaları ile birlikte akşam eşyalarını almaya geleceğini telefon ile haber aldığında kavga çıkabileceğini ve istenmeyen olaylar yaşanabileceğini kendisine sabah polisler tarafından söylendiği gibi karakolu arayarak haber verip bildirimde bulunmuş olması hususu birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'ın nişan alarak eteş ettiğine ve maktüle ...'ı kasten vurduğuna dair yeter şüphe oluşmadığı, ancak ...'ın elindeki silahla ateş edip üzerine gelen ... ve ...'ı yaraladığını gören ..., ... ve maktüle ...'ın şüpheli ...'ın elindeki silahı almak istedikleri ve bu amaçla ... ile çok yakın ve birbirleri ile temas eder bir şekilde bir mücadeleye giriştikleri, beraberce ...'un elindeki silahı almaya çalıştıkları, ...'un elindeki silahı vermek istemediği ve silahı vermek istemeyen ...'ın çok yakın ve temaslı mücadele içinde olduğu maktüle ...'ın silahla vurulabileceğini öngörmesine rağmen neticenin meydana gelmesini önleyecek bir davranış sergilemek yerine olası kastla hareket ederek ...'ı vurduğu ve öldürdüğü olayda mahkemece, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 81/1. maddesindeki kasten öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemişse de, hukuki nitelendirme hukuka aykırı bulunmuş, duruşma açılarak yeniden hüküm kurulma yoluna gidilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin tüm, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Sanık ... ile tanık ...'ın karı koca olduğu ancak aralarındaki bir takım problemlerden dolayı boşanma aşamasında oldukları, olay günü sabah saatlerinde tartıştıkları ve tartışmanın sonunda ...'nın ailesinin evine gittiği, sanığın bu tartışma nedeniyle ...'dan şikayetçi olduğu, olay günü saat 22:00 sularında ... ve annesi ...'ın sanık ile ...'nın birlikte kullandıkları evde oldukları sırada ..., ...'nın ablaları ..., ... ve ... ile ağabeyi ... ve ...'ın oğlu ...'ın, ... ile ...'nın birlikte yaşadıkları eve ...’ın eşyalarını toplamak için geldikleri, konuta gitmeden önce sanığa telefonla ziyaret nedenlerini belirttikleri, olay gününe ilişkin kamera kayıtlarından ... ve yakınlarının ellerinde silahtan sayılacak saldırı ve savunmada kullanılmak üzere hazır edilmiş herhangi bir cismin bulunmadığının görüldüğü, kapının sorunsuz bir şekilde açıldığı ancak ilerleyen dakikalarda sanık ile karşı taraf arasında tartışma başladığı, tartışma sırasında öfkelenen sanığın 9x19 mm çapında 16 adet mermi kapasitesi olan taşıma ruhsatlı ... marka silahı aldığı, namlu yatağına mermi sürdüğü, doğrudan nişan alarak katılan ...'ın bacağına doğru bir el ateş ederek yaraladığı, kardeşi ...'ın vurulduğunu gören maktulenin sanıktan silahını bırakması için talepte bulunduğu ve sanığın elindeki tabancayı almak istediği, sanığın ise tabancayı vermemek için direndiği, sanığın konutun çocuk odasında toplam beş kez tetiğe bastığı, maktulün sanığın silahında çıkan mermi ile yaşamını yitirdiği, sanığın davranışını sonlandırmayarak bu kez maktulün oğlu olan ...'a da ateş ederek onu da bacağından yaraladığı, bundan sonra koridorda ateş ettiği, merminin kovanı tabancanın namlusuna sıkıştığı için sanık hareketini sonlandırmak zorunda kalarak kaçarak evi terk etiği; olay yeri inceleme ekipleri tarafından olay yerinde yapılan inceleme dışında karşı tarafta yer alan, süreçte sanık olarak yargılanmış, katılanlar tarafında olay sırasında kullanılmış bıçak veya silahtan sayılacak bir başka cisim, nesne elde edilmediği, her ne kadar sanık savunmasında maktuleyle olay sırasında boğuştuğunu, maktulenin elinden silahı almaya çalıştığı anda, göğüs göğüse bir pozisyonda silahın ateş aldığını ileri sürmüş ise de; maktuleden alınan svap örneklerinde, maktulenin giysilerinde barut atıklarında, antinom partiküllerine rastlanmadığı, aynı ortamda bulunan ...'nın da svap analizlerinde yine barut atığına rastlanmadığı belirlenmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından benimsenen 2011/840 E. 2012/214 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi; doğrudan kast, failin hareketinin yasal tipi gerçekleştireceğini bilmesi ve istemesini gerektirir. Ancak, failin hareketiyle hedeflediği doğrudan sonuçların yanısıra, hareketinin zorunlu sonuçları ya da kaçınılmaz yan sonuçları da, açık bir isteme olmasa dahi doğrudan kast kapsamında değerlendirilmektedir.

Etkili uzak atış mesafesinden bir kimseye namlu dönük olduğu halde ateş etme neticesinde hedef şahsın ölümü ya da hal ve koşullara göre yaralanması mutlak, kaçınılmaz bir durumdur. Fail bu durumda neticeyi bilerek ve isteyerek hareket ettiği için, doğrundan kast altında; TCK'nun 21/1 maddesi bağlamında hareket etmiştir.

Maktulenin elinde sanığın saldırısını bertaraf etmek için ceza kanunu bağlamında silahtan sayılacak bir cisim olmadığı, maktulenin süreçte kardeşini, oğlunu silahlı saldırıdan koruma içgüdüsünde hareket ettiği, sanığın olayın başından itibaren kasten hareket ettiği, sonucun kaçınılmaz, mutlak olduğunu bilerek ve isteyerek çocuk odasında beş kez vahim silahın tetiğine basıldığı, maktulenin vücudun öldürücü bölgesine isabet eden bir mermiyle yaşamını yitirdiği; sanığın doğrudan kast ile kasten öldürme biçiminde sabit olan eyleminden ötürü TCK'nın 81/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülmesi,

Kabul ve uygulamaya göre de;

Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine vekalet ücretine karar verilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.01.2026 tarihinde karar verildi.

§