Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2021/4580 E. 2026/400 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/729 E., 2018/329 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine, istinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ... müdafii, katılanlar ..., ... ve ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2 ve 52/4 maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 10 eşit taksitte tahsiline karar verilmiş, sanık ... müdafii, katılanlar ..., ... ve ... vekili ve katılan ... ve mağdurlar vekilinin istinafları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü yönünden istinaf başvurularının esastan reddine, sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden ise istinaf taleplerinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğuna, kazada ölenlerden birinin müvekkilinin öz dayısı olması nedeniyle hakkında cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede üzüntü duyduğuna, usul ve yasaya aykırı mahkumiyet kararının bozulmasına, müvekkilinin beraatine aksi kanaate alt sınırdan ceza verilerek para cezasına çevrilmesi gerektiğine, ilişkindir.

Katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz isteği; meydana gelen kazada tam ve asli kusurlu kabul edilen sanık hakkında daha üst sınırdan ceza verilmesi ve indirim uygulanmaması gerektiğine, beraatine karar verilen sanık hakkında da bilirkişi raporları dikkate alınarak kusur durumuna göre mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. İlk Derece Mahkemesince, iddianame, sanıkların savunma ve anlatımları, müştekilerin beyanları, tanık ifadeleri, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu, ATK raporu, nüfus ve adli sicil kaydı ile dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek, sanık ...'nın sevk ve idaresindeki 10... plakalı araç ile ... istikametinden ... istikametine bölünmüş ana yolda seyir ettiği, kamyonetin sağ ön koltuğundan ... ve ...'nin oturduğu, arka koltuğunda ..., ... ve ...'nın oturduğu, birlikte çalıştıkları inşaattan çıkarak ikametine döndükleri, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 10... plakalı yarım otobüs denilen tur şirketine ait otobüs ile ... Adası'ndan çıkarak bölünmüş yoldan ... istikametine doğru seyir ettiği, aracın içerisinde yolcuların olduğu, sanık ...'ın aracında bulunan yolculardan ...'nın çocuğunun tuvaletinin geldiği, sanıktan rica ederek yol kenarında durmasını istediği, sanığın önce duramayacağını söylemesine karşın çocuğun çok sıkıştığı söylenip ısrar edilerek aracın ... İlçe merkezini geçtikten sonra ... Beldesi'nde yol kenarına yanaştığı ve banket kısmına durduğu, arkadan gelen ... idaresindeki kamyonetin yakın mesafeden takip ettiği otobüsün sol arka kısmına sağ ön kısmı ile çarptığı, çarpmanın etkisi ile kamyonetin sağ ön kısmında sıkışan ...'nin olay yerinde vefat ettiği, ...'ın ise yaralandığı, adli tıp kurumu raporunda belirtildiği üzere kaza nedenli travma sonucu tedavi görmesine karşın 17/10/2014 tarihinde vefat ettiği, dosyada alınan ATK raporuna göre, sanık ...'nın tam kusurlu olduğu, ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusur, ihmal ve dikkatsizliğinin bulunmadığı, bununla birlikte Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tazminat davasında esas olmak üzere yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporda, her ne kadar ...'ın tali, ...'nın asli kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, aynı dosyadan Karayolları Genel Müdürlüğü'nden emekli bilirkişi heyetince düzenlenen raporda sanık ...'ın kusurunun bulunmadığının gösterildiği anlaşılmış, Adli Tıp Kurumu'nun uzmanlık raporuna göre, tedbirsiz ve kurallara riayet etmez şekilde araç kullanan ve kazanın oluşumuna asli olarak sebebiyet verenin ... olduğu, ...'ın sevk ve idaresindeki otobüsün kazanın meydana gelmesinde veya bu kadar ağır neticelerinin oluşmasında kusurunun bulunmadığının gösterildiği, anlaşılarak, olayın meydana gelme şekli, sonrasında oluşan netice ve araçların niteliği nazara alınarak manevra ve diğer trafik kurallarına uygun davranmayarak kazanın meydana gelmesinde ...'nın tam ve asli kusuru bulunduğu, otobüsü sinyal verip dörtlü denilen ikaz lambasını yakarak yolun sağ kısmına, yani banket tarafına alan, bunu yolcunun acil ihtiyacını karşılamak için yani zorunlu nedenle gerçekleştiren otobüs şoförü ...'in kusurunun olmadığı kabul edilerek, sanık ...'in olayın yani kazanın dolayısıyla ölümün meydana gelmesinde TCK'nın 22 maddesinde gösterilen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı olmadığı vicdani kanaatine varılarak beraatine, sanık ...'nın 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesince, sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü yönünden istinaf başvurularının esastan reddine, sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden ise duruşma açılarak yeniden yargılama yapılma gidilerek, kusur durumu eylemin meydana geliş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak takdiren teşdiden alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle eylemine uyan TCK'nın 85/2 ve 53/6 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların mahkemenin inanç ve takdirine göre doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık ... müdafii, katılanlar ..., ... ve ... vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.01.2026 tarihinde karar verildi.

§