Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2021/3977 E. 2026/616 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2017/3025 E., 2017/3283 K.

SUÇ : Taksirle öldürme

HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63 maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsubuna karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kazanın oluş şekli dikkate alındığında sanık hakkında bilinçli taksir unsurlarının oluşmadığına, asgari hadden uzaklaşılarak verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulmasına karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.

Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın yaya geçidinde hızını azaltmadan ve frene basmaksızın yoluna devam etmesi sonucunda meydana gelen kazada sanığın eyleminin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğuna ve mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan sanık aleyhine bozulmasına karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, katılanların beyanları, tanık beyanları, tutanaklar, raporlar, mahallinde yapılan keşif, trafikçi bilirkişi raporu ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 01/10/2016 tarihinde saat 15.20 sıralarında Tekirdağ il merkezinde ... mahallesi ... Bulvarı üzerinde, orta refüj ile bölünmüş, çift şeritli, asfalt, gerekli trafik işaretleri mevcut olan, görüşe açık karayolunda, sanık ...'ın idaresindeki 06... plakalı Fiat Uno marka araç ile ... yönünden gelip Tekirdağ il merkezine doğru bölünmüş yolun sol şeridinde mahallin hız limitleri üzerinde, trafikçi bilirkişinin verilere dayalı tespitine göre 110-120 km hızla seyir halinde iken ... Servisi karşısı ... Sitesi önüne geldiğinde, yol üzerindeki yaya geçidinden karşıda bulunan ... servisi tarafına doğru yolun karşısına, arkadaşı ... ile geçmeye çalışan ve geçişini bitirmek üzere olan maktül ...'ya, gidişe göre sol şeritte çarparak ağır şekilde yaralanması ve akabinde ölümüne neden olduğu, gerek trafikçi bilirkişi raporu gerekse Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre sanığın idaresindeki otomobil ile seyri esnasında hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı, dikkatini yola vermediği, dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde seyrettiği, olay mahallinde yaya geçidi levhası ve işaretlerle ve ışıklı cihaz ile belirlenmiş yaya geçidi bulunduğu halde, karşıya geçen veya geçmek üzere olan yayaların varlığını ve bu yayalara ilk geçiş hakkını vermek zorunda olduğunu göz önüne alarak yavaşlayıp kontrollü bir şekilde seyretmesi gerekirken, bu hususlara özen göstermediği, mevcut hızıyla yaya geçidine yaklaşıp, yaya geçidini kullanarak yolun sağından soluna doğru geçmek üzere kaplamaya giren ve geçişini tamamlamak üzere olan müteveffa yayaya etkin tedbir almadan çarpması neticesinde sebebiyet verdiği kazada, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından kaynaklı asli ve tamamen kusurlu olduğu, yaya ...'nın ise kusurunun bulunmadığı sabit olup, şehir merkezinde bulunan ve meskun mahal olan bir bölgede, mahallin hız limitlerinin çok çok üzerinde seyreden, yaya geçidi levhası ve işaretlerle ve ışıklı cihaz ile belirlenmiş yaya geçidi bulunan ve burada yaya geçidi olduğunu da bilen sanığın yine yayaları yaya geçidi üzerinde görmesine rağmen onlara çarpmadan geçişini yapacağı yönündeki kişisel becerisine güvenle hızını hiç azaltmadan ve frene basmadan geçişini sürdürmesi dikkate alındığında bilinçli taksirin unsurları oluştuğunun kabulü ile sanığın bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, ancak;

2918 sayılı Kanun'un 74. maddesinde 18.10.2018 tarihinde 7148 sayılı Kanun ile yapılan değişiliğe göre; "Sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar.

" hükmüne göre yaya geçidinde durmayan sanığın eylemini bilinçli taksirle ile gerçekleştirdiği ve cezasında 5237 sayılı Kanun'un 22/3. fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiği ancak yukarıda izah edilen olayın, düzenleme tarihinden önce yani 01.10.2016 tarihinde gerçekleştiği ve dairemizin yerleşik uygulamalarına göre düzenleme tarihinden önce yaya geçidi üzerinde meydana gelen kazalarda bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmadığının kabulü ile sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanarak yazılı şekilde hüküm tesisi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§