Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

12. Ceza Dairesi

Dosya2021/10847 E. 2026/51 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/1602 E., 2020/1616 K.

SUÇ : Taksirle Öldürme

HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında eksik cezaya hükmedildiğine, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kusursuz olduğuna, eksik araştırmaya, ceza miktarına, suçun unsurlarının oluşmadığına, yetersiz gerekçeye, HAGB hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü, gece vakti, aydınlatmasız, meskun mahal dışı, bölünmüş, iki şeritli, asfalt Devlet karayolunda, sanığın sevk ve idaresindeki otobüs ile seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybederek otobüsün devrilmesi sonucu otobüste yolcu olarak bulunan dört kişinin ölümü ve dokuz kişinin nitelikli şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda, asli kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemişse de, katılanlar ..., ... ve ...'nin kendilerini birlikte ayrı vekil ile temsil ettirdikleri diğer katılanların ise birlikte başka vekil ile temsil edildikleri gözetilerek hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin kısmının çıkarılarak yerine;

"11-Katılan ...'nin kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca bhesaplanan 5450 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana VERİLMESİNE,

-Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ve ...'nın kendilerini tek bir vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5450 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılanlara EŞİT OLARAK VERİLMESİNE" ibaresinin eklenmesi ve sürücü belgesinin alınmasına ilişkin kısmının çıkartılarak yerine;

"Sanığın mesleğinin şoför olması göz önüne alındığında TCK'nın 53/6 maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına"

İbaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Kendilerini birlikte tek vekille temsil ettiren katılalar ..., ... ve ... lehine lehine tek vekalet ücretinin hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yalnızca ... adına vekalet ücretine hükmedilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi maddesi gereği hüküm fıkrasının 11 numaralı paragrafında yer alan "Katılan ..." ibaresinden sonra gelmek üzere "... ve ...'nin" ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.01.2026 tarihinde karar verildi.

§