Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2026/712 E. 2026/1809 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2025/185 Esas, 2025/349 Karar

HÜKÜM : Davanın Kabulü

Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar taraflarca temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında, müşterek müteselsil ....... Tic. A.Ş.'nin taşınmazları üzerinde ipotek tesis edildiğini, söz konusu ipoteğin ... Sicil Müdürlüğü'nün ... Tasarruf Belgesine istinaden gerçekleştirildiğini, ancak belgede gerçeğe aykırı olarak şirketi temsil ve ilzam edecek şahısların münferiden yetkili kılındıklarının belirtildiğini, bu kapsamda ilgililerince ipoteğin fekki için açılan davada, ipotek işleminin tek imzayla gerçekleştirilmesi sebebiyle ipoteğin fekkine karar verildiğini, ipotek teminatından yoksun kalan kredinin tahsil kabiliyetinin ortadan kalktığını, müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek 2.500.000,00 TL banka zararının ipotek fek tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ipotek veren ...Ltd. Şti. yetkilisi ... ile davalı ... hakkında görevi ihmalden açılan davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığını, ...’nun ise sahtecilik suçundan mahkûm olduğunu, davacının 09.10.1998 tarihinden beri sahteciliği bildiğini, ancak geçen 12 yıl içinde ...’dan bir tazminat talebinde bulunmadığını, ipotek akdinin fer'i, genel kredi sözleşmesinin asli nitelikte olduğunu, genel kredi sözleşmesi borçlu şirket adına tek imza ile akdedildiğinden bu tarihten itibaren geçersiz olup, bu sözleşmenin fer’i niteliğindeki ipotek sözleşmesinin de herhangi bir eksiklik bulunmasa dahi geçersiz olacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... temsilcisi cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının 09.10.1998 tarihinden beri sahteciliği bildiğini, ancak geçen 12 yıl içinde ...’dan bir tazminat talebinde bulunmadığını, ipotek akdinin esas sözleşmeye bağlı kurulan fer'i borç doğuran bir akit olduğunu, ....... Tic. A.Ş. adına ... tarafından tek imza ile akdedildiğinden akdedildiği tarihten itibaren geçersiz olup bu sözleşmenin fer’i niteliğindeki ipotek sözleşmesinde herhangi bir eksiklik bulunmasa bile yine geçersiz olacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemece bozma ilamına uyularak, Gaziantep ... Sicil Müdürlüğü'nün 13.10.1998 tarihli ... Tasarruf Belgesini oluştururken hatalı davrandığı, bu belge ile geçersiz ipotek kurulmasına sebep olduğu, somut olayda kusur dağılımının davacı için 1/3, davalı ... ve Sicil Müdürlüğü memuru ... için 1/3 ve dava dışı Tapu Sicil Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürü ... için 1/3 şeklinde olduğu, ipotek fek edilmese idi davacının en fazla 47.405,00 TL elde edebileceği, davanın ... ve ...'na karşı açıldığı, davacının 1/3, davalı ... Memurluğunun 1/3 ve davalı ...'ın 1/3 oranında kusurunun bulunduğu, 6102 sayılı Türk ... Kanunu'nun 25/2 maddesi uyarınca ... Sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet ve ilgili odanın müteselsilen sorumlu olduğu, davacının, müteselsil sorumluluk ilkesi gereği zararın tamamını, sorumluların tamamından ya da bir kısmından isteyebileceği, davacı vekili açıkça davalıların kusuru oranında sorumlu tutulmasını istemediğinden davalıların müteselsil sorumluluğu bulunduğundan zararın sadece davacıya düşen kusur oranında indirimi yapılarak davalıların geriye kalan kusurun tamamından sorumlu tutulması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 31.603,33 TL tazminatın 25.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alacağı temlik alan davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı ... Müdürlüğü tarafından verilen ... tasarruf belgesine istinaden kurulduğu belirtilen ipoteğin kaldırılması sebebiyle uğranılan tazminat talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... Müdürlüğü'nün tüm, davacının aşağıda (3) numaralı bent dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davalı ...'ın temyiz talebine gelince; davanın tüm davalılar yönünden reddine dair 30.09.2013 tarihli kararın davacının müterafik kusurunun varlığına işaret edilerek Dairemizce bozulması üzerine, Mahkemece 14.06.2023 tarihli ve 2021/24 E., 2023/156 K. sayılı karar ile davalı ...'ın 1/3 oranında kusurunun bulunduğu, TTK'nın 25/2 hükmü uyarınca ... sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet ve ilgili odanın müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak davalı ... hakkındaki bu red kararı, temyiz dilekçesi içeriğine göre davacı tarafça temyize konu edilmemiştir.

Bahsekonu karar davalı ... vekili tarafından da nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle temyiz edilmiş, bu temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin 14.06.2023 tarihli kararına yönelik Dairemizin 18.03.2025 tarihli ve 2024/6828 E, 2025/1885 K. sayılı bozma ilamı, davacının talebinin davalıların kusuru oranında sorumlu tutulmasına yönelik olmamasına göre davalıların zarardan müteselsil sorumluluğunun bulunduğu ve davacıya düşen kusur oranınca indirim yapılarak karar verilmesine yönelik olup, kararda geçen "davalılar" ibaresinin maddi hataya dayalı olduğu, bozma şekline göre davalı ... yönünden verilen red kararı ile ilgili usuli müktesep hak oluştuğu gözetilmeden karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple ... yönünden bozulması gerekmiştir.

3.Ayrıca, gerekçeye göre davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde hükmün davanın kabulü şeklinde kurulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine aykırı olmuş, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.

V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan davalı ... Müdürlüğü'nün tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentler uyarınca Mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde davacı ve davalı ...'a iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ... Müdürlüğü'ne yükletilmesine, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§