"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1437 Esas, 2025/1969 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... numaralı ve “... ...” ibareli markanın 25, 35... . sınıflarda tescili amacı ile davalı ...’e başvurduğunu, Kurum tarafından yapılan şekli incelemede müvekkile ait markanın 25... . sınıflar bakımından yayınlanmasına karar verildiğini, davalı şirketin yayına itirazı reddedilmişse de itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla kabul edilerek müvekkilinin marka başvurusunun reddedildiğini, müvekkilinin markasını 2018 yılından beri kesintisiz kullandığını, dükkanında “etnik ve otantik” giyim satışına ilişkin faaliyetlerine devam ettiğini, başvuru konusu marka ile redde mesnet markaların benzerlik içermediğini, düşük ayırt edicilik sağlayan “...” kelimesinin kimsenin tekeline bırakılamayacağını, coğrafi yer adı olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2021/M-517 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin çok sayıda markası olduğunu, mobilya imalatı ve ihracatı yapan, yurt içinde ve yurt dışında birçok bayiliği bulunan sayılı firmalardan olduğunu, müvekkilinin markalarının aktif olarak kullanıldığını, ...://.../tr alan adında da kullanım bulunduğunu, kararın yerinde olduğunu, markaların benzerlik taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının "...+... ..." ibareli başvuru markası ile davalı firmanın "..." ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede 6769 Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. maddesindeki benzerliğin bulunmadığı, zira markaları oluşturan esas unsurların ve markaya ayırt edicilik katan ibarelerin farklı olduğu, ister bir nehir adı ister bir kişi adı olsun, “...” ibaresinin, yanına getirilecek kelime ve ek unsurlarla ayırt ediciliği yükselebilecek bir ibare olup, ret gerekçesi markalarda yer alan “...” ibaresinin “...” kelimesindeki bazı harfleri içermesinin benzerliğin kabulü için yeterli olmadığı, markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, davacının başvurusunda bulunan ... ve ek unsurlar ile davacının itirazına mesnet markalarında bulunan ... ve ek unsurlar arasında biçim, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu ibaredeki farklılıkların yeterli ayırtedicilik sağladığı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının başvurusuna konu işareti gördüğünde bunun davalının itirazına mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayacağı, başvuruya konu markanın davalı adına tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, başvuruya konu markada yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliğe sahip bulunduğu, taraf markalarında ortak harfler bulunsa da, ek harf, kelime ve ... unsurunun markaların benzerliğine engel oluşturduğu, markaların bütün olarak genel izlenim yönünden benzer olmadığı ve aralarında karıştırılma olasılığı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı Kurum vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 31.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.