Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2026/596 E. 2026/654 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1037 Esas, 2024/2064 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2015/246 E., 2022/43 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, davacının yazar ve hak sahibi olduğu Türkçe Dil Bilgisi ve Yeteneği 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıflar ile Pratik Test Yöntemleri Matematik ders kitaplarından intihaller yapmak sureti ile yeni kitaplar oluşturduğunu ileri sürerek eserden doğan haklara tecavüzün önlenmesi ve ref'i ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca 1.000,00 TL, aynı Kanun'un 70. maddesi uyarınca 5.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş, yargılama aşamasında matematik kitabı ile ilgili taleplerinden vazgeçmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının intihal iddialarına ilişkin uzman bilirkişilerden oluşan ve sonuçları birbiri ile uyumlu iki ayrı heyet tarafından düzenlenen raporlara göre davalı tarafça yapılan herhangi bir intihalin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 12.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacıya ait kitaplarda Türkçe dil bilgisi konularının işlendiği, bu alanda tablo ile boşluk doldurma ve anlatımın yeni olmayıp, 1928 yılından beri dil bilgisi öğretiminde kullanılan bir yöntem olduğu, tüm bilim dallarında olduğu gibi çağdaş eğitim alanında da tablo kullanımının geçerli bir bilimsel metod olduğu, tabloların ve boşluk doldurmanın davacının özgün fikri olmadığı, kitapların içeriğindeki tabloların eserin bir parçası olarak ayrıca hususiyet taşıyan eser vasfının bulunmadığı, taraflara ait kitapların müfredat gereği aynı konuları içermesinin, konu anlatımında dil bilgisinin gerektirdiği benzer örneklerin verilmesinin de olağan bir durum olduğu, davalının oluşturduğu tabloların sütun sayısı, başlık, verdiği sözcük ve cümlelerin davacı kitaplarındaki içerikle benzer olmadığı, farklı bir tarzda oluşturulduğu, davacı kitaplarındaki özgün olabilecek kısımların davalı kitaplarında yer almadığı, taraf kitaplarında kullanılan "ev , ağaç vs gibi ortak kelimelerin Türkçe'de çok sık kullanılan herkesçe ilk akla gelecek sözcükler olduğu, Türkçe eğitim kitabında ortak kelimelerin olmasının intihal olarak değerlendirilemeyeceği, davalının kitaplarındaki benzer alıştırmaların ve kaynaştırma harflerinin öğretilmesi için uygulanan "YAŞASIN" sözcüğü uygulamasının davacı eserlerinden çok önce yazılmış kitaplarda da yer aldığı, keza isim şehir oyununun anonim olduğu, dolayısıyla davacıya ait dava konusu kitapların sahibinin hususiyetini yansıtan ve bir eser türü olarak korunan içerikler olmadığı, bu itibarla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, eserden doğan haklara tecavüzün önlenmesi ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§