Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2026/293 E. 2026/667 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1109 Esas, 2024/1704 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2016/523 E., 2019/198 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının "... Ultra Yoğun Kıvamlı Çamaşır Suyu" ürünün tanıtımında, müvekkili şirketlere ait "..." markalı çamaşır suyunun tanıtımına ilişkin hazırlanmış ve kullanılmış slogan ve görsellere ayniyet arz eden görsel ve sloganlar kullanılmak, "... Çamaşır Suyu" ürününün bilinen ve tanınmış marka ve reklam öğelerinden yararlanılmak, sistematik olarak müvekkili şirketin tanıtım öğelerinin taklit edilmek, ürünün sahip olmadığı özellikler varmış gibi gösterilmek ve aynı türden ürünler kötülenmek suretiyle haksız rekabette bulunulduğunu, davalının taklit eylemlerinin Reklam Özdenetim Kurulu tarafından da tespit edildiğini ileri sürerek davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabet fiillerinin men'ine, ref'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf reklamlarındaki konseptlerin farklı olduğunu, davacı tarafın tanınmışlık iddiasına göre tüketicilerce karıştırma ihtimalinin doğmadığını, Reklam Özedenetim Kurulu kararlarının bağlayıcı olmadığını, karara itiraz üzerine içeriğin değiştiği gibi reklam filmi açısından değerlendirmenin yargı merciine bırakıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada alınan her iki bilirkişi raporunda da davacı tarafa ait reklam filmlerinden 30.11.2015 tarihli kırmızı pelerin materyalinin kullanıldığı reklam filmi dışında diğer reklam filmi ve görsellerde haksız rekabet unsuru taşıyan herhangi bir ibare tespit edilmediği, her ne kadar ilk bilirkişi raporunda kırmızı pelerin unsurlu reklamın haksız rekabet unsuru taşıdığı belirtilmiş ise de bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda tarafların dava konusu reklamlarının tamamında özgünlükten ve orjinallikten bahsedilemeyeceği, daha önce çeşitli alanlarda ve çok sayıda kullanılmaları ve tekrar edilmeleri nedenleriyle bu reklam fikirlerinde ve öğelerinde tamamen başkalarından esinlendikleri, çeşitli reklam ve tanıtım öğelerini değiştirerek kendi firmalarına ve kendi markalarına uyarlayarak ve değiştirerek kullanmış oldukları, davacının ve davalının reklamlarının tanıtımları ve sloganları arasında birbirlerinden ayırt edilebilmelerini sağlayan çok sayıda farklılıklara yer verildiği, bunların aynı tarafların ürünleri gibi reklamları ve tanıtımları bakımından da birbirlerine zarar verecek, birbirlerini çağrıştıracak, karıştırılmaya meydan verecek reklamların ve reklam öğelerin bulunmadığı, davalının incelenen tüm reklam ve tanıtımını izleyen hedef kitlenin bu reklam ve tanıtımları davacıya aitmiş gibi düşünemeyeceği ve karıştıramayacağı, tanıtım, reklam ve sloganlar bakımından haksız rekabet unsurlarını oluşmadığının belirtildiği, söz konusu tespitin mahkemece de uygun görüldüğü, davalının reklam ve görsel içeriklerinde kullanılan unsurların haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyet raporunda, davacının ve davalının reklamları, tanıtımları ve sloganları arasında, birbirlerinden ayırt edilebilmelerini sağlayan çok sayıda farklılıkların bulunduğu, tarafların ürünleri gibi reklamları ve tanıtımları bakımından da birbirlerine zarar verecek, birbirlerini çağrıştıracak, karıştırılmaya meydan verecek reklamların ve reklam ögelerinin bulunmadığı, davalının incelenen tüm reklamı ve tanıtımını izleyen hedef kitlenin bu reklam ve tanıtımları davacıya aitmiş gibi düşünemeyeceği, karıştıramayacağı görüşüne yer verildiği, davalının reklamlarında bowling topu ve kukalar, pelerin, büyüteç ile gösterilen mikrop, kara tahtada işaret çubuğu ile hijyen dersi temalarının kullanılması, reklamların bütünü ve genel teması değerlendirildiğinde söz konusu reklamların davalının ürünü ile davacının ürününün karıştırılmasına neden olacak nitelikte olmadığı, davalının reklamlarında ürünlerin ayırt edilebilmelerini sağlayacak başka ayırt edici unsurlar bulunduğu, davalının kullandığı "10 kadından 9'u Vissmate'i beğeniyor", "% Hijyen", "% Güven", "Hijyende Tek Hareket" ibarelerin haksız rekabet unsuru taşımadığı ve diğer firmaların ürünleriyle karşılaştırma içermediği, zarar verici yönü bulunmadığı, bilirkişi heyet raporunun gerekçeli, denetime elverişli ve somut olaya uygun olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmediği, davacı tarafça, reklamlarda kullanılan pelerin teması yönünden ilk rapor ile heyet raporunun çelişkili olduğu ileri sürülmüş ise de, esasen ilk raporda da ayırt edicilik unsuru ve farklılıkların bulunması halinde sadece süper kahraman konsepti bakımından benzerlik olmasının haksız rekabet unsuru taşımadığının belirtildiği, ancak devamında yakın tarihlerde yayımlanan reklamların konsept ve kullanılan materyaller bakımından aynı olduğu ifade edilmiş ise de reklamda yer alan ürün görsellerinin farklı olduğu, sırf pelerin kullanılmasının karıştırmaya sebebiyet vermeyeceği gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile kararın ilanı taleplerine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına göre davacı tarafa ait reklam filmlerinden "Kırmızı Pelerin"li materyalin kullanıldığı reklam filmi dışında diğer reklam filmi ve görsellerde haksız rekabet unsuru taşıyan herhangi bir ibare tespit edilemediği, kırmızı pelerinli reklam filminin ise esasen tarafların dava konusu reklamlarının tamamında özgünlük ve orjinallikten bahsedilemeyeceği, daha önce çeşitli alanlarda çok sayıda kullanılmaları ve tekrar edilmeleri nedeniyle bu reklam fikirlerinde ve ögelerinde tamamen başkalarından esinlendikleri, taraf reklamlarının tanıtım ve sloganları arasında çok sayıda farklılık bulunduğu, birbirlerini çağrıştıracak, karıştırılmaya mahal verebilecek unsurların bulunmadığı haksız rekabetin oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve davacı vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş ise de;

Davacının "kırmızı bowling top"lu görseli 17.09.2015 tarihinde kullandığı, davalının "kırmızı bowling top"lu görseli 29.11.2015 tarihinde kullandığı,

Davacının "kırmızı pelerinli çamaşır suyu" görseli 25.06.2015 tarihinde kullandığı, davalının "kırmızı pelerinli çamaşır suyu" görselini 30.11.2015 tarihinde kullandığı,

Davacının "büyüteç kullanılan mikrop" görselini 24.06.2015 tarihinde kullandığı, davalının "büyüteç kullanılan kırmızı mikrop" görselini 21.11.2015 tarihinde kullandığı,

Davacının "kara tahtalı" görseli 28.09.2015 tarihinde kullandığı, davalının "kara tahtalı" görseli 12.12.2015 tarihinde kullandığı anlaşılmaktadır.

Taraf reklamları arasında farklıların bulunması, muhtelif zamanlarda birçok kişi tarafından çok sayıda kullanılmış/kullanılan muhtelif unsurların bir araya getirilmesi ile meydana getirilmiş olması somut olay açısından haksız rekabetin olmadığını göstermez. Nitekim, taraflarca kullanılan çamaşır suyu reklam konseptleri ve tarihleri bir arada değerlendirildiğinde, davacının reklam konseptlerinin sistematik bir şekilde davalı tarafından taklit edildiği açık olduğundan, haksız rekabetin gerçekleştiği kabulüne göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın ve davacının istinaf başvurusunun reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§