"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1635 Esas, 2026/118 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in diğer davalı bankadan .../... kredileri için almak için müvekkilinden beş adet hatır çeki alarak davalı bankanın ... Şubesi'ne alacağın temliki yoluyla devrettiğini, davalı ...'in nakit ihtiyacını müşteri çekleri ile bu şekilde çözdüğünü, dava konusu çeklerin bedelleri 20.08.2024 tarihinde ve sonrasında müvekkiline ödenmediği için çeklerin ilgili bankalar tarafından yazıldığını, söz konusu çeklerin arkasının yazılması ve bedellerinin tahsili için cebri icra başlatılma riskine binaen ihtiyati tedbir kararı verildiğini ileri sürerek müvekkili tarafından hatır çeki olarak verilen 20.08.2024 tarihli 350.000,00 TL bedelli, ... no.lu çek ile ... Bankası 20.08.2024 tarihli 425.000,00 TL bedelli çeklerin bedelsiz olduğunun tespitine, çeklerin müvekkile iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça müvekkili hakkında beyan ve iddia edilen aleyhe hususları kabul etmediklerini, davacı tarafın beyan ve iddia ettiği tüm hususları hiçbir şüpheye yer bırakmayacak bir biçimde ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çeklerin diğer davalı ...'in müvekkili bankaya olan borçlarından çek bedelleri ödendiğinde mahsup edilmek üzere temlik cirosuyla devir ve temlik edildiğini, çeklerin bu şekilde müvekkili bankaya teslim edilmesiyle artık çekler ile birlikte üzerindeki hakların da iyiniyetli hamil olan müvekkili bankaya geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 6. maddesi uyarınca menfi tespit davası davalının yerleşim yerinde de açılabileceğinden, yetki itirazının reddedildiği, kural olarak, kambiyo senedi vasfındaki çekin ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde karine olduğu, bu karinenin aksini iddia eden davacının, çeklerin hatır çeki olarak verildiğini ve karşılığında mal ya da hizmet alınmadığını yazılı delille ispat edemediği, kambiyo senedinin ticari defterlerde kayıtlı olmamasının kambiyo senedini hükümden düşürmeyeceği, davacı tarafın açıkça yemin deliline başvurmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince 07.11.2025 tarihli ek karar ile; davacı vekilinin istinaf talep dilekçesinin 25.09.2025 tarihinde sunulduğu, davacı yönünden verilen kararın 25.09.2025 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle HMK'nın 346/1 hükmü uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, ek karar da davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerekçeli kararın davacı vekiline 10.09.2025 günü tebliğ edildiği, davacı vekilinin istinaf dilekçesini iki haftalık istinaf süresi geçtikten sonra 25.09.2025 tarihinde sunduğu, bu nedenle HMK'nın 346/1 hükmü uyarınca, İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hatır olarak verilen çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.