"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1103 Esas, 2025/1686 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/1409 E., 2020/390 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sigortalısı ... ... ... ... A.Ş.'nin ...'da yerleşik ... ....'tan 31.03.2013 tarihli fatura ile satın aldığı 89 kap oto aksamı emtiasının taşındığı ...unvanlı nakliyeciye ait aracın ...İşletmeleri A.Ş.'ye ait ... gemisine yüklenerek ...- Türkiye arasında nakliyesi esnasında maddi hasara uğradığını, emtiaların sigortalısının Bursa'da yerleşik fabrikasına getirildiğinde plastik ve metal kaplar içerisinde bulunan muhtelif oto aksamının yoğun paslı vaziyette olduğuna ilişkin tutanaklar düzenlendiği, ekspertiz raporunda ve ... firması tarafından yapılan gümüş nitrat testlerinin tamamında emtialarda deniz suyunun tespit edildiğini, taşıma işlerinin borçlu şirketler tarafından üstlenildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1178. maddesi uyarınca taşıyanın yüke özen göstermekle yükümlü olduğunu, bu yükümlülüğe aykırı davranılması nedeniyle yükte meydana gelen zarardan, yükün sigortalıya tam ve eksiksiz olarak teslim edilmemesi nedeniyle davalı taşıyıcıların sorumluluklarının bulunduğunu, müvekkilinin ekspertiz raporunda belirtilen 242.577,00 euroyu 09.09.2013 tarihinde ödeyerek 6102 sayılı Kanun'un 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalı borçlular aleyhine sigortalıya ödenen 242.577,00 eurodan poliçede belirtilen 45.000,00 euro muafiyet tenzili ile 197.577,00 euro rücu alacaklarının tahsili istemiyle .... İcra Müdürlüğünün 2014/3792 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı borçluların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Kanun'un 1188. maddesi uyarınca ... zıyai ve hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkının bir yıl içerisinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşeceğini, hasar ihbarının 25.02.2013 tarihinde yapıldığını, icra takibinin ise 06.03.2014 tarihinde başlatıldığını, yargı yolunun 25.02.2014 tarihinde sona erdiğini, davacının bu tarihten sonra başvuru yaptığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşıyan sıfatıyla hareket eden şirketin ihtilaf konusu taşıma faaliyetini layıkıyla yerine getirdiğini, iddia olunan zararın müvekkilinin sorumluluk sahasında ve ihmali sonucunda oluşmadığını, sörvey raporunun müvekkili şirketinin sorumlu olmadığını ispatladığını, treylere ait mührün gemiden tahliye edilerek aracın yerleşkesine ulaştığı zaman sağlam ve orijinal olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle ... parçalarının ıslak vaziyette yükleme limanında kamyonun treylerine ve bu şekilde ... gemisine yüklendiğini, 6102 sayılı Kanun'un 1186. maddesi uyarınca sorumluluğun sınırlandığını, müvekkili aleyhine hükmedilecek tazminatın her halükarda kusuru oranında olması gerektiğini, müşterek müteselsil sorumluluk hükümlerinin davacı vekili tarafından talep edilmemiş olması nedeniyle dava konusu ihtilaf bakımından uygulanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçelerinde; usulden ve esastan davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, somut olayda, davacının sigortalısı tarafından ...'da mukim şirketten satın alınan emtia, önce konteyner içerisinde tıra yüklenerek kara yolu ile, ardından konteynerler tırdan boşaltılmaksızın, tırın gemiye yüklenmesi suretiyle deniz yolu ile taşındığından multi model taşımanın söz konusu olduğu, Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi'nin (CMR Konvansiyonu) 2. maddesinde yer alan düzenleme gereği uyuşmazlığın çözümünde anılan Konvansiyon hükümlerinin uygulanması gerektiği, taşımanın ...-Bursa arası gerçekleştirildiği, dava dışı ...'ın taşımanın tamamını üstlenen taşıyıcı olduğu, deniz yolu ile taşımanın ise davalı ...Ş. tarafından gerçekleştirildiği, sigortalı ... kara yolu ile taşındığı dorse içerisinde mühürlü şekilde gemiye yüklendiği, yükleme sırasında dorseden boşaltma işlemi yapılmadığı, konişmentoda dorsenin kapalı alanda taşınacağına dair bir kayıt olmadığı gibi dava dışı ... tarafından davalıya bu yönde bir talimat verildiğine dair delilin de bulunmadığı, hasarın davalı taşıyıcı ...İşletmeleri A.Ş.'nin hatasından meydana gelmediği, davalının sigortalı ... içerisinde bulunduğu dorsenin yüklenmesi ve taşınması konusunda kusurlu olmadığı, CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın ...İşletmeleri A.Ş. bakımından reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, uluslararası kara ve deniz yolu ile değişik tür araçlar ile ...’dan Türkiye’ye taşınan ..., taşıma sırasında hasara uğradığı ve hasar bedelinin sigortalıya ödendiğinden bahisle, ödenen tazminatının sigorta şirketi tarafından taşıyan oldukları iddiası ile davalı şirketlerden rücuan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.