"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/227 Esas, 2024/380 Karar
HÜKÜM:Davanın Kabulü
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin.......................... sayılı tanınmış hale gelmiş “...” ... markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” markasını tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2018/... kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1924 yılında Almanya’da kurulduğunu ve 87 yılı aşkın bir süredir Türkiye’de ve dünyada spor ayakkabıları, spor ürünleri, parfümeri ve moda aksesuarları alanında iştigal eden tanınmış bir şirket olduğunu, "..." markasının tanınmış marka siciline tescilli olduğunu, ... ve zıplayan kedi markalarının ise tanınmış marka olarak kabul edildiğini, davaya konu markanın, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6. maddesinin birinci fıkrası kapsamında müvekkilinin tescilli ve tanınmış markalarına ayniyet derecesinde benzer olup aynı mallarda tescil edilmek istendiğini ve iltibas yarattığını, davalı markasının müvekkiline ait ve tanınmış hale gelmiş “...” ... markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalının bu tescilinin, haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2019/M-4999 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2018/... başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasının da tanınmış marka statüsünde olduğunu, YİDK kararının yerinde olduğunu, müvekkilinin ürünlerinin ‘’...’’ tanınmış markasıyla birlikte kullanılması yanında markalar arasında bir benzerliğin de bulunmadığını, tasarımların farklı olduğunu, davacının davasının kötü niyetli olduğunu, tüketicilerin ... ürünü ile ... ürünü arasında idari veya ekonomik bir bağlantı olduğunu düşündürecek bir durumun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraf markalarının ortalama tüketiciler nezdinde bıraktıkları genel izlenim de dikkate alındığında, işaretler arasında SMK'nın 6. maddesinin birinci fıkrası anlamında mal/hizmet sınıf benzerliği şartının sağlandığı ve markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 2019-M-4999 sayılı kararının iptaline, dava konusu edilen markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 31.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.