Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/7087 E. 2026/1759 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2020/731 Esas, 2025/807 Karar

HÜKÜM : Asıl ve birleşen davaların reddi

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

1.Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin .... A.Ş.'nin büyük ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirketin sembolik ortağı olan ...’ın muhasebe işlerini yaptığını, müvekkilinin davalı ...’ye şirket adına işlem yapabilmesi için özel yetki vererek vekil tayin ettiğini, davalı ...'nin bu yetkiye dayanarak şirket hesaplarından yüklü miktarda para çekmesine rağmen ilgili yerlere yatırmadığını, davalı ...’nin şirketi zarara uğrattığı gibi müvekkilinin şahsi hesaplarından müvekkilinin imzasını taklit ederek verdiği yazılı talimatlarla işlemler yaptığını, davalı banka şubesinin de gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek yasaya aykırı davranışlar ile müvekkilinin zarara uğratılmasına yol açtığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, davacı vekili, 17.12.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle talep sonucunu 219.579,72 TL’ye çıkarmıştır.

2.Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili birleşen 2006/97 E. sayılı dava dilekçesinde; asıl davadaki iddialarını tekrarlayıp davalı bankanın da kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalıların hukuka aykırı işlemleri nedeniyle davacı tarafın şahsi malvarlığında meydana gelen azalma karşılığı 10.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 140.125.96 TL'ye çıkarmıştır.

3.Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili birleşen 2018/329 E. sayılı dava dilekçesinde; asıl davada ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak 10.000,00 TL'nin reeskont ve 37.200,00 USD'nin döviz tevdiat hesaplarına verilen en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının bilgisi dahilinde çekilen miktarların yıllar sonra bilgisi dahilinde olmadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davacının kişisel hesabı ile şirket hesabını ortak şirket iş ve giderleri için kullandığını, şirketin ticari defter ve belgelerinin sunulmadığını, davalının 24.08.2005 tarihli protokol ile ibra edildiğini, ibraya rağmen dava açılmasının hukuki dayanağı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

2.Asıl davada davalı Banka vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm işlemlerden haberdar olduğunu, zamanaşımı nedeniyle iddiaların bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

3. Birleşen 2006/97 E. sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın bir çok kez bankaya gelip cüzdanlarını işlettiğini, tüm işlemler için icazet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

4. Birleşen 2018/329 E. sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemece bozma ilamına uyularak davacı tarafından 23.08.2005 tarihinde davalı hakkında savcılığa başvuru yaptığı, başvurudan bir gün sonra 24.08.2005 tarihli protokolün düzenlendiği, taraflar arasındaki protokol hükümlerine göre İzmir Çeşme'deki taşınmazın ...'a (davacının oğlu), ...'ın da elindeki beş adet senedi davalıya devredeceği, protokol konusu taşınmazın protokol hükümlerine uygun olarak ...'a devredildiğinin kararlaştırıldığı ve devrin yapıldığı, taraflar arasındaki protokolde, "bugüne değin yapılan bütün iş ve işlemlerin" ibra kapsamında olduğunun kararlaştırıldığı, protokol ile protokol tarihine kadar taraflar arasındaki tüm ilişkinin sona erdirildiği, ibranın özellikle irade sakatlığı nedeniyle geçersiz olduğuna ilişkin bir beyanda bulunulmadığı, buna ilişkin bir davanın da açılmadığı, davacının davalıyı ibra ettiği, davalının özel hukuktan kaynaklanan sorumluluğunun itfa, ibra ve diğer hukuki yollarla sona ermesi durumunun davalının cezai sorumluluğu ortadan kaldıramayacağı, davacı tarafça soruşturma konusu şikayetin yapılmasından sonra ibra sözleşmesinin imzalandığını, tarafların birbirlerinden hukuki ve cezai konuda başkaca hiçbir hak ve alacak talebinde bulunmayacağının kararlaştırmış olması nedeniyle hukuki sorumluluğunun devam etmediği, ibra sözleşmesinin diğer davalılara etkisine ilişkin yapılan değerlendirmede asıl sorumlu olan Mine'nin ibra edilmesi nedeniyle diğer müteselsil borçluların ibra edildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacının davalı bankadaki hesabından davacının çalışanı davalı tarafından usulsüz para çekildiği iddiasıyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. SONUÇ: Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§