Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/7041 E. 2026/1697 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/135 Esas, 2025/271 Karar

HÜKÜM : Davanın reddi

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ...’un yapmış olduğu icada ilişkin faydalı model belgesinin sahibi olduğunu, davalının faydalı belgeye konu ürünü müvekkilinden izinsiz olarak ürettiğini ileri sürerek davalının vaki tecavüz fiillerinin durdurulması ve önlenmesine, kararın ilan yoluyla duyurulmasına, taklit edilerek üretilen ürünler ve üretimde kullanılan araçlara el konulmasına, fazlaya ilişkin talep haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminatın ihtar tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinin hangi ürünle ilgili olduğunu ve tecavüz eylemlerinin neye ilişkin olduğuna ilişkin bir açıklama yapmadığını, eğer bahsi geçen ürünün yaylı kapı kolu mekanizması ise bu ürüne ilişkin tescilli faydalı model belgesi sahibi olduklarını, ürünün yeni, ayırt edici ve tescilli olduğunu, tecavüz eyleminin oluşmayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemece bozma ilamına uyularak uyuşmazlık konusu ürünün emsal lisans bedeline ilişkin araştırmaların sonuçsuz kaldığı, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından verilen cevapta ise, söz konusu faydalı model üzerinde yapılan incelemede herhangi bir lisans kaydına rastlanılmamış olmakla beraber lisans sözleşmelerinin taraflar arasında karşılıklı olarak yapılan ve koşulları karşılıklı olarak taraflarca belirlenen, lisans süresine ve lisansı talep edilen ürünün değerine göre lisans ücreti taraflarca karşılıklı olarak belirlenen sözleşmeler olması sebebiyle sistemlerinde lisans sözleşmelerinin sınıf bazında kaydının tutulmadığını belirtildiği, emsal lisans bedeline ilişkin sözleşme örneklerinin sunulması için davacıya kesin süre verildiği, buna rağmen örneklerin sunulmadığı, bilirkişi raporları aldırıldığı ve aldırılan bilirkişi raporunda da faydalı modelin ciroya etkisinin hesaplanabilmesi için taraflarca sunulacak ayrıntılı bilgi ve belgeler ve bunlar üzerinde araştırma yapılabilmesi sonrasında ciroya etki tespiti yapılabilmesinin mümkün olduğu ancak dosya kapsamında yapılan incelemede bu kıstasları karşılayacak güçlükte bir delil bulunmadığının belirtildiği, bilirkişi raporlarında belirtilen eksik bilgi ve belgelerin dosya arasına alınması için gerekli yerlere müzekkere yazıldığı, taraflardan gerekli belgelerin istendiği ve araştırmaların yapıldığı, bu araştırmaların sonuçsuz kaldığı, bilirkişi heyetince davacı lehine, işbu dava dosyası kapsamında 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin140/2-c bendi çerçevesinde 19.10.20 05... .03.2009 tarihi arası dönem için maddi tazminat hesaplamanın mümkün olmadığının belirtildiği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, faydalı model konusu ürüne tecavüzün tespiti, men’i, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davalı tarafından üretilen ürünlerin davacıya ait dava konusu faydalı model belgesine tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır. Dairemizin 26.04.2018 tarihli, 2016/10910 E., 2018/3191 K. sayılı ilamında da davalı tarafından üretilen ürünlerin davacı faydalı model belgesine tecavüz oluşturup oluşturmadığının araştırılması gerekirken davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmeyerek mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş ve bilirkişi raporları aldırılmış ise de bilirkişi raporlarında da mahkeme gerekçeli kararında da davalı tarafından üretilen ürünlerin, davacı faydalı model belgesine tecavüz oluşturup oluşturmadığı konusunda inceleme ve değerlendirme yapılmamış, dosyadaki belgeler ve alınan bilirkişi raporları ile maddi zarar hesaplamasının mümkün olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemiz bozma ilamına uyulmasına rağmen tecavüz hususu araştırılmadığı gibi zararın bulunduğunun ispat edilmesi ancak miktarının tespit edilememesi halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkimin olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceği hususu da göz ardı edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

V.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§