"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2025/490 Esas, 2025/779 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkette 14.08.2000-20.10.2014 tarihleri arasında ... yetkilisi olarak çalışan davalının işine fesih bildirimi ile son verildikten sonra davalının ... Sigorta A.Ş.'de çalışmaya başladığını, davalının müvekkili şirkette görevi itibariyle yüksek fon değerleri olan müşterilerle çalıştığını, müşterilerin her türlü bilgisine, dolayısıyla müvekkilinin ticari sırlarına vakıf olduğunu, taraflar arasında imzalanan Rekabet Yasağı Ticari Sırların Saklanması Hakkındaki Anlaşmanın 5. maddesiyle müvekkil şirketin müşterilerinden %10'unun ve/veya müşteri birikim tutarından %10 kadarının rakip şirketlerden herhangi birine geçmiş olmasının sözleşmenin ihlali sayılacağının hüküm altına alındığını, sözleşmenin ihlali halinde zararların tazmininin yanı sıra müvekkil şirketin müşterisinin birikim tutarının %50'si oranında cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığını, başka sigorta şirketlerine aktarılan fon değerinin, davalının aracılık ettiği toplam fon birikim tutarının %17,40'ı olduğunu, aktarılan fon değeri %10'u aştığından sözleşmenin ihlâl edildiğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL cezai şart alacağının avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin ilk kez 28.10.2009 tarihinde imzalatılmak istendiğini, müvekkilinin işini kaybetmemek için sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını, imzasının altına da “her nedenle ayrılırsam ayrılayım bu sözleşmenin maddeleri beni bağlamayacaktır.” notunu yazdığını, aynı sözleşmenin 14.12.2009 tarihinde tekrar imzalatıldığını, müvekkilinin o sözleşmeyi de işten atılacağı baskısıyla ihtirazı kayıtla imzaladığını, müvekkilinin iş akdinin haksız fesih edildiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini, rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğunu, müvekkilinin davacının müşterilerinin bilgilerini ifşa etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2017 tarihli ve 2015/886 E., 2017/282 K. sayılı istinaf edilmeksizin kesinleşen beraat kararı, o dosyada dinlenen tanık ifadeleri, mahkemece dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının dayandığı sözleşme şartının üçüncü şahsın fiilini taahhüt niteliği taşımadığı ve davalı ile illiyet bağı kurulamadığı, 29 adet poliçe ile ilgili olarak kullanılan değiştirme hakkının salt davalının yönlendirme ve iknası sonucunda gerçekleştiğinin somut ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı cezaî şart alacağı talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.