"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/135 Esas, 2022/199 Karar
HÜKÜM : Asıl dava kısmen kabul-birleşen dava kabul
BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/153 E. sayılı dosyası
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; dava dışı ...A.Ş.'nin 2006 yılında işlerini tasfiye etme kararı sonrasında davacı şirket yetkilisi tarafından kurulan ... ... unvanlı şirkete marka ve üretim kalıplarının devredildiğini, bu dönemde davacı şirket çalışanı olan ve bayilik verilen ...'ın davalı şirket kurucusu ve yetkilisi olduğunu, ... senesinde bayilerin unvanında ... ibaresine yer verildiğini, bu sistemin ... senesine kadar devam ettiğini, ... senesinde davalı şirket yetkilisinin davacı şirketin bayilerine ... markasının kendisine ait bulunduğunu belirttiği, davalı şirket adına ... no ile "... ... ..." ibareli .... sınıfta yapılan marka başvurusuna müvekkilinin itiraz ettiğini, 23.03.... tarih ve ... no ile .... sınıfta yapılan "..." ibareli marka başvurusunun TÜRKPATENT tarafından reddedildiğini, davalının marka başvurularının kabul edilmemesi üzerine 35. sınıfta 09.12.... tarih ve ... numaralı ... ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davacının ... senesinde davalı şirket ile ticari ilişkilerini sonlandırdığını, davalının davacının "..." ve "..." markalarına tecavüz teşkil eden kullanımlarını meşrulaştırmak amacıyla "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek müvekkili adına tescilli 2005/... tescil numaralı, "..." 2010/... tescil numaralı "... + ...", 2006/... tescil numaralı "... + ...", 2001/... tescil numaralı "..." ve 2000/... tescil numaralı "..." markaları bakımından davalının marka hakkına tecavüzün tespiti, men’i, durdurulması ve önlenmesine, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, men’i, durdurulması ve önlenmesine, davalının ticaret unvanının terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; dava dışı ...A.Ş'nin 2006 yılında işlerini tasfiye etme kararı sonrasında davacı şirket yetkilisi tarafından kurulan ... ... unvanlı şirkete marka ve üretim kalıplarını devredildiğini, "... ... ..." markasının ise ...şirketinin grup firmalarından... A.Ş.'ye devredildiğini ve şarta bağlı olarak kullanım ve tam devir haklarının müvekkili şirkete devredildiğini, ... yılında kurulan davalının 31.12....'e kadar verilen izin ile "..." markasını kullandığını, dava konusu ... no.lu "..." markasının davacının "..." ana unsurlu markalarıyla karıştırılmaya sebep olacağını, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; asıl davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacı markaları ile davalı markalarının farklı sınıflarda tescilli olduğunu, davacının uzun süre sessiz kalma sonucu hak kaybına uğradığını, davalının ... yılından beri ... ibaresini ticaret unvanında, internet sitesinde kullandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacının "..." ibaresini içeren marka tescilleri mevcut ise de bu marka tescillerinini su arıtma cihazları yönünden tescilli olmadığı (tanınmışlık iddia ve ispatının bulunmadığı dikkate alındığında) dolayısıyla davalının ... ibaresini içeren su arıtma cihazlarına yönelik kullanımlarının markaya tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği, yine davacının su arıtma cihazları yönünden tescilli "...", "..." ve "...." markaları bulunmasına rağmen davalının bu ibareleri markasal kullanımına ilişkin dosyaya yeterli delil sunulamaması sebebiyle marka hakkına tecavüzün ispatlanamadığı, davalı şirketin faaliyet konusu olmayan su arıtma alanında "..." kelimesini alan adında kullanmasının, su arıtma faaliyet alanına sahip davacı şirketle haksız rekabete sebep olduğunun kabulünün gerektiği, davacı su arıtma cihazları yönünden tescilli ... tescil no.lu "... ... ..." markasını 2013 yılında devralmış ve bunun öncesinde bu marka üzerinde lisans sahibi ise de, söz konusu markaya ilişkin hakların dava tarihinde davacıya ait olmaması her ne kadar lisans sözleşmesi kapsamında talepte bulunabileceği kabul olunabilir ise de dava dilekçesinde lisans sözleşmesine dayalı bir talebinin olmadığı dikkate alındığında markaya tecavüz iddialarının bu marka yönünden dikkate alınamayacağı gerekçesiyle asıl davada davacının markaya tecavüze dayalı taleplerinin reddine, davalı kullanımlarının, daha önceden davacıya devrolunan ve marka hak sahibi olan şirketin bölge bayiliğini yaptığı, kullanmış olduğu ünvan, alan adı ve markalarda hak sahibi olmadığı, kötüniyetli olduğu, ticaret unvanı ve alan adları yönünden şirketin faaliyet alanının su ve arıtma olmadığı dikkate alındığında dürüstlük kuralına ve hukuka aykırı olduğu, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu hukuken korunmayacağından haksız rekabete yönelik açılan davanın kabulü ile alan adlarına erişimin engellenmesi, terkini, yine ticaret unvanının sicilden terkini yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen davada ise; davalının 01.10.2013 tarihinde "..." ibareli ... no.lu markayı 35. sınıfta adına tescil ettirdiği, davalı markası ile davacıya ait markalar incelendiğinde ortak unsurun davacının tescilli markası olan ... ibaresi olduğu, markaların benzer olduğu, her ne kadar davalı markası 35. sınıfta tescilli ve davacı markalarının bu sınıfta tescili söz konusu değil ise de farklı sınıflarda tescilli olsa da mal ve hizmetler arasındaki bütün ilişki ve özelliklerin dikkate alınması gerektiği, davacının .... sınıf tescili dikkate alındığında davalı markasının tescilli olduğu hizmetler yönünden ilişkili sınıflarda tescilli olduğu, taraf markalarının benzer olması ve birbirleri ile bağlantılı, ilişkili alanlarda kullanılması sonucunda davalı markasının davacı markasının seri markası olarak algılanma ihtimalinin yüksek olduğu, dolayısı ile ortalama seviyedeki tüketici nezdinde karıştırma ihtimalinin ve işletmeler arasında ekonomik bir bağlantı olduğu izleniminin doğacağı, her ne kadar dosya içerisinde yazılı bir bayilik sözleşmesi yok ise de, dosyaya sunulu belgelerden taraflar arasında fiili bir bayilik ilişkisinin olduğu, bayilik ilişkisinin olmadığı kabul edilse bile ortada bir ticari ilişki olduğu, bu bakımdan davalının "..." markası üzerindeki hak sahibinin davacı olduğunu bilmesine rağmen davacı markasının benzerini benzer sınıflarda tescil ettirmesinin kötüniyetli olduğu gerekçesiyle hükümsüzlük şartlarının oluştuğundan davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, marka hakkına tecavüzün tespiti önlenmesi ve durdurulması, ticaret ünvanının terkini, birleşen dava ise marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. SONUÇ: Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.