"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1040 Esas, 2025/1305 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin "..." esas unsurlu tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... kimya+şekil" ibaresini 02, 03, 07, 16, 40, 42. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2019/64043 kod numarasını alan başvurunun, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç hükmü gereğince 42. sınıftaki hizmetler ile bir kısım diğer mal ve hizmetler yönünden müvekkilinin itirazı üzerine başvurunun reddine karar verildiğini, ancak davalı başvurusunun tüm sınıflar yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2020-M-8347 sayılı kararın iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan malların, davacı markalarının kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerden farklı bulunduğunu, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı markalarının kapsamlarındaki emtianın benzer olmadığını, diğer hükümsüzlük şartlarının da oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davaya konu başvuru markasının “... kimya+şekil” ibaresinden oluştuğu, davacının itiraza mesnet markalarının ise "..." esas unsurunu içerdiği, davacı markasının Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi göz önüne alındığında davalı başvurusunda bulunan sınıfların davacının tanınmış markasının itibarına zarar verebileceği, davaya konu markayı gören tüketicilerin aklına davacı gelerek tüketicilerin başvuru markasını davacının seri markalarından birisi zannedebileceği, davacı ile bir bağlantısı olduğu yanılgısına düşerek davalının haksız bir kazanç sağlayabileceği, buna göre davacı markalarının tanınmışlığının dava konusu marka kapsamındaki tüm mallara sirayet edeceği, bu itibarla SMK'nın 6/5 hükmü koşullarının gerçekleştiği, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de yargılama sırasında marka tescil edildiğinden, anılan markanın hükümsüzlüğüne de karar verilmesi gerektiği kanısına varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı Kurum vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.