Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5401 E. 2026/1657 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2023/743 Esas, 2024/751 Karar

HÜKÜM : Kısmen kabul

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.03.2013 tarihinde ürün satışı ve teslimi konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince değişik tarihlerde teslim edilen ürün bedellerinin davalı şirketçe müvekkiline ödendiğini, daha sonra teslim edilen bir kısım mal bedellerinin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek haksız itirazın iptali ile %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı menşeli bir şirket olan davacının dava açarken teminat yatırması gerektiğini, icra takibine konu edilen faturalarda yer alan malların müvekkiline teslim edilmediğini, faturalar Rus rublesi üzerinden düzenlenmişken takibin ise başka bir para birimi üzerinden başlatılıp gerçek kur değerinin dışında hesaplama yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafça davalı aleyhine 54.537,11 USD asıl alacak ve 116.165,00 USD gecikme cezası olmak üzere toplam 170.702,11 USD alacak için genel haciz yoluyla icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, takibin dayanağının "faturalardan kaynaklı bakiye alacak" olarak gösterildiği, faturaların ise taraflar arasındaki 01.03.2013 tarihli satım sözleşmesine dayandığı, satım sözleşmesi kapsamında malların teslim edilip edilmediği hususunun uyuşmazlık konusu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.2. maddesinde "Ürünler alıcı temsilcisine tespit edilen formda onaylı vekaletname ibrazı mukabilinde teslim edilecektir." hükmü bulunmakta ise de, dava konusu irsaliyeler ile deliller arasında bulunan daha eski tarihli ve uyuşmazlık konusu olmayan diğer irsaliyelerdeki imzaların karşılaştırılması sonucunda imzaların benzer olduğu tespit edildiğinden artık yeni bir fiili uygulamaya geçilip sözleşmenin 2.2. maddesinin tadil edildiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davacı tarafın teslim olduğunu ispatladığı, bu defa ispat yükü üzerine geçen davalı tarafın takibe konu faturalardaki bakiye alacak miktarı olarak mali müşavir bilirkişi tarafından tespit edilen 30.925,24 USD asıl alacak ve ve sözleşmenin 4.2. maddesine göre hesaplanan 70.822,46 USD gecikme cezası olmak üzere toplam 101.747,70 USD'yi ödediğini ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalıya satılıp teslim edildiği iddia edilen mal bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olup, uyuşmazlık, davacının, davalıya sözleşmeye uygun şekilde mal teslimi yapıp yapmadığı noktasında toplanmaktadır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§