Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5389 E. 2026/1825 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/855 Esas, 2025/1048 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/168 E., 2023/31 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 2014 yılında Sırbistan’da kurulan müvekkili şirketin 2015 yılından beri başta “...” olmak üzere “...” ile başlayan seri markalar altında kaş tasarımı dahil güzellik hizmetleri sunduğunu, bu konuda eğitimler verdiğini ve ürün satışı yaptığını, müvekkilinin “...” ibaresini içeren markalarını bu faaliyetleri kapsamında aktif olarak kullandığını ve tüketici nezdinde bilinir hale getirdiğini, anılan ibarelerle seri markalar oluşturduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2019/98179 sayılı "... ... ..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu markanın müvekkili markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, zira dava konusu edilen markada geçen ve Türkçe’de “deri” anlamına gelen “...” ve “klinik, muayene” anlamlarına gelen “...” ibarelerinin tasviri/tanımlayıcı nitelikte talî unsurlar olduğunu, yani markada esas unsurun “...” ibaresi olduğunun kabulünün gerektiğini, müvekkilinin markalarının da esas unsurunun birebir aynı “...” ibaresi olduğunu, dava konusu edilen markanın tüketiciler tarafından müvekkilinin seri ve tanınmış “...” ibareli markalarının bir devamı şeklinde algılanacağını, bu yönde emsal Kurum ve mahkeme kararlarının bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmışlığı göz önüne alındığında, dava konusu edilen markanın müvekkilinin markalarıyla karıştırılma ihtimalinin de yükseldiğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2022-M-2576 sayılı kararının iptaline, başvuruya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, dava konusu edilen markanın kapsamına giren tüm hizmetler açısından emtia ayniyeti/ benzerliği/ türdeşliği şartının gerçekleştiği, dava konusu edilen markanın kapsamına giren hizmetlerin hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin dikkat ve özen seviyesinin, söz konusu hizmetleri satın alırken düşük olmadığı, ancak buna rağmen karşılaştırılan markalar arasında, karıştırılma/iltibas ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2022-M-2576 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... ... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, başvuruda yer alan "..." ve "..." ibarelerinin, başvuru kapsamında yer alan hizmetler yönünden ayırt edici olmadığı, bu haliyle davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvurunun da asli unsurunu oluşturduğu, davacının kullanım yoluyla ibareye kazandırdığı ayırt edicilik seviyesi de düşünüldüğünde, dava konusu başvurunun, davacının seri markalarından biri olarak algılanabileceği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 31.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi

§