"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2023/945 Esas, 2025/1225 Karar
HÜKÜM :Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2018/137 E., 2019/378 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından "..." ibareli markanın 20... . sınıflarda tescili başvurusunda bulunulmuş olup "..." ibareli çok sayıda tescilli markası bulunan müvekkilinin tescile yönelik itirazının Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, davaya konu markanın içinde bulunan "..." ibaresinin müvekkilinin markasının esaslı unsuru olmasının yanında ticaret unvanında da yer aldığını, davaya konu markada bulunan "..." ibaresinin coğrafi alan "..." ibaresinin marka kapsamındaki hizmeti tanımlaması nedeniyle davaya konu markanın esaslı unsurunun müvekkilinin markasındaki gibi "..." ibaresinden oluştuğunu, bu ibareden kaynaklanan görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğin markaları ayırt edilemeyecek düzeyde benzer kıldığını, kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin benzerliği de nazara alındığında markaların ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirilme de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davaya konu markanın tescili halinde müvekkilinin tanınmış markasının itibarının ve ayırt ediciliğinin zarar göreceğini ve müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla hareket eden davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2018-M-1051 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde 2014/... sayılı markanaın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Şirket vekili, davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait olan ve emtia ortaklığı tespit olunan davaya mesnet markaların tamamının “...” esas unsurlu markalar oldukları, söz konusu markalarda çeşitli figüratif unsurlar ve ek sözcük unsurları olmakla birlikte markaların tamamında “...” ibaresinin ön planda tutulduğu, dava konusu markada bulunan “...” ibaresinin Bursa ilinin bilinen ve tanınan bir ilçesinin adı olarak, “...” ibaresinin mobilya ve mobilya ürünlerinin satışı açısından ayırt edici bir fonksiyonunun bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu markada da tüketici nezdinde “...” ibaresinin ön planda olduğu, tamamı düz bir yazı stili ile 3 adet kelimenin peş peşe sıralanması suretiyle, aralarında boşluk bırakılmaksızın ve her bir kelime ibaresinin ilk harfinin büyük harfle ve tamamı siyah renk kullanılarak oluşturulan “...” markasında kelime ibaresi dışında bir unsur kullanılmadığı, esas unsur konumundaki sözcüklerdeki benzerliğin görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik oluşturduğu, bu itibarla taraf markalarının kapsamında bulunan emtialar yönünden iltibas ihtimalinin bulunduğu, davacının itiraza mesnet markasının “et ve et ürünleri sektöründe” tanınmış olduğu, mobilya sektörü ile “et ve et ürünleri” sektörü birbiri ile ilişkilendirme eğiliminde olmayacağından başvuru kapsamında bulunan ancak benzer olmayan emtialar yönünden tanınmışlığın etkisinin olmayacağı ve başvurunun kötüniyetle olduğuna dair somut delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14.02.2018 tarihli 2018-M-1051 sayılı YİDK kararının 35. sınıfta "reklamcılık pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri büro hizmetleri sekterlik hizmetleri gazete aboneliği düzenleme hizmetleri istatistiklerin derlenmesi büro makinaların kiralanması hizmetleri bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi telefon cevaplama hizmetleri iş yönetimi idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri personel işe yerleştirme işe alma personel seçimi personel temini hizmetleri ithalat ihracat acente hizmetleri geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma vergi yatırma trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri" yönünden iptaline, davalı adına tescilli 2014/... sayılı "..." ibareli markanın aynı hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar, davacı vekili ve davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurudaki "..." ibaresinin coğrafi yer adı ve "..." ibaresinin markanın tescilinin talep edildiği mal ve hizmetler açısından cins adı niteliğiyle ayırt edicilikleri bulunmadığından taraf markalarının asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, davaya konu markadaki 35. sınıftaki hizmetlerin itiraza mesnet markanın da kapsamında bulunduğu, davalının et ve et ürünleri sektöründe tanınmış markasının davaya konu marka kapsamında kalan mobilya sektöründeki mal ve hizmetlere etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davaya konu taraf markaları arasında iltibasa neden olacak derecede benzerlik olduğu iddiasına dayanan YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ... davalı Kurum'a ayrı ayrı yükletilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.