Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5257 E. 2026/1855 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/372 Esas, 2025/710 Karar

HÜKÜM : Yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/109 E., 2022/154 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/... sayılı "Başka" ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı şirketin 2015/... sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabulüyle müvekkili başvurusunun reddedildiğini, bu karara yönelik müvekkili itirazının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, oysa taraf markalarını oluşturan kelimelerin bütünsel algısı ve sahip oldukları farklı anlam sebebi ile markaların benzemediğini, müvekkili başvurusunun kapsamında yer alan alkollü içeceklerin özel satış prosedürlerine tabi olduğunu, ancak 18 yaş üstünün satın alabildiğini, tüketicinin bu emtiaya belirli satış kanallarından ulaşacağını, özel satış yerlerinden ürünü tanıyarak, seçerek, sorarak alacağını, içeriği, kullanılan malzemenin kalitesi ve türü, yine üreticisi, tüketicilerin pek çoğu için öncelikli tercih sebebi olduğunu, tamamen iki farklı anlama sahip bu markaların hafızada baştan farklı etki yaratacağını ileri sürerek YİDK'in 2019-M-11477 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik olduğunu, marka kapsamları arasında da benzerlik bulunduğunu, markaların anlamsal olarak farklı olduğu bir an için kabul edilse bile okunuşlarının ve genel görünüm itibariyle bıraktıkları izlenimin ayırt edilemeyecek derecede benzerlik içerdiğini, tüketicinin alkollü içecekler reyonunda başvuru markasını gördüğünde aynı firmaya ait ürün olduğunu düşünebileceğini, markaların aynı yazı dizisi ile başlamaları nedeniyle benzerliğin üst düzeyde bulunduğunu, bu ürünlerin aynı reyonlarda yan yana satışa sunulacağını, ürünlerin gürültülü mekanlarda da satışa sunulduğundan, yüksek fonetik benzerlik nedeniyle markaların karıştırılacağını, ilgili tüketici kesimini oluşturan yetişkinlerin, alkollü içecekler konusunda bir üretici veya eksper kadar bilgiye sahip olmadığını, nihai tüketim sırasında tüketicilerin yönelimlerinin ya özel olarak bildiği marka veya ürüne ya da içmek istediği/satın almak istediği alkollü içecek türüne göre olacağını, ilgili tüketici kesimi bakımından taraf markalarının aynı ürün serisinin parçaları olarak algılanabileceğini, davacının, müvekkilinin markalarına benzer marka başvuruları yaptığını ve müvekkili markaları etrafında dolaşıp markalarına yakınlaşma gayesi ile hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile başvuru konusu "başka" ibareli marka arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, anlamsal olarak farklı olmakla birlikte işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde davacının "başka" markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar taraf markalarının kapsamlarındaki mallar arasında benzerlik mevcut ise de dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 31.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§