Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5256 E. 2026/1828 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1183 Esas, 2025/1456 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/317 E., 2023/29 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Hollanda'da kurulu ... ... ... bünyesinde bulunan ve 2012 yılından beri ülke içinde faaliyette bulunan müvekkilinin, organik tarımda kontrol ve belgelendirme hizmeti verdiğini, faaliyet gösterdiği sektörde kullanma, ulusal ve uluslararası alanda tanınmak amacıyla 2021/... sayılı "..." ibareli markanın 35, 41... . sınıflarda tescili isteğinde bulunduğunu, hal böyle iken davalı şirketin itirazı sonucunda tescil başvurusunun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa itiraza dayanak "..." markasının tüm mal ve hizmet sınıflarında tescil edilmiş olup anılan bütün bu sınıflarda faaliyet gösterip gösterilmediğine bakılmaksızın kötüniyetle tescil edilmiş ve müvekkilinin markasının buna dayalı olarak reddedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin markasındaki "ekolojik" ibaresi ile davacının markasındaki "agri" ibaresinin markaları farklılaştırdığını, öte yandan müvekkilinin markasındaki ... figürünün de markalar için ayırıcı niteliğinin bulunduğunu, müvekkilinin faaliyet alanı ile davalı şirketin faaliyet alanının birbirinden tamamen farklı olduğunu ve "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olup zayıf marka niteliği ile davalı şirketin tekeline bırakılamayacağını ileri sürerek 2022-M-7664 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde;1914 yılında temelleri atılan müvekkili şirketin 1996 yılından beri "..." markası ile faaliyet gösterdiğini, tarımsal makina sektörünün en bilinen markası olduğunu, davaya konu marka ile müvekkilinin markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal yönden benzerlik bulunduğunu, markanın tescilinin talep edildiği sınıfların müvekkilinin markasının kapsamında bulunduğunu, traktör üretiminin yanı sıra organik tarıma ilişkin sertifikasyon hizmetleri de verdiğini, bu itibarla ortalama tüketiciler nezdinde markaların ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaları oluşturan işaretlerin müştereken "..." kelimesini içermesinden kaynaklı olarak markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, markalarda yer alan sair unsurların markalar arasındaki benzerliği bertaraf etmeye yeter derecede ayırt ediciliklerinin bulunmadığı, daha önce redde mesnet markayı gören, işiten, bu markalı hizmetlerden yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu marka başvurusunu davaya konu hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, davaya konu hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı redde mesnet marka ile ilişkilendirebileceği, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunabileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu marka arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 31.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi

§