Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5243 E. 2026/1829 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/409 Esas, 2025/635 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/347 E., 2023/16 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 2020/... sayılı "......" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin "...", "..." ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kısmen kabulüne karar verilerek başvurunun kısmen reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilin yeniden inceleme talebinin ise TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2022-M-7801 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının benzer olmadığını, müvekkili başvurusunun farklılaştığını, şekil unsurunun ayırt ediciliği sağladığını, müvekkili markasının tüketiciler nezdinde belli bir tanınmışlığa sahip olduğunu, başvurunu 35... . sınıf hizmetlerde de tescilinin gerektiğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2022-M-7801 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkil adına tescilli "..." ve "..." ibareli markalar ile dava konusu markanın iltibasa yol açacak kadar benzer olduğunu, davacının müvekkilinin markası üzerinden haksız bir menfaat sağlayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruya konu marka kapsamındaki dava konusu hizmetler ile davalı şirkete ait dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür ve benzer olduğu, “......” ibareli marka ile davalı şirketin “...” ve “...” ibareli markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik içerdikleri taraf markaların bütün olarak bıraktıkları izlenimlerin benzer olduğu, dava konusu marka başvurusu ile davalı şirket markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali ve/veya karıştırılma ihtimalinin bulunduğu; davacı adına kayıtlı 2020/..., 2020/..., 2020/..., .../814 37... /... sayılı markaların olduğu iddia edilmiş ise de; bu markaların tescillerinden itibaren üzerinden 5 yıl geçmediği için kazanılmış hak teşkil etmeyecekleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru ile davalı şirketin mesnet markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, taraf markalarında "nev" ibaresinin ortak olarak yer aldığı, bu ibarenin markaların tüketiciler tarafından daha çok yer dikkat çeken başlangıç kısmında konumlandırıldığı, bunun yanında markaların tertip tarzının, yani "nev" ibaresine eklenen kelimelerle oluşturulmasının ve taraf markalarında "nev" ibaresinden sonra yer alan "mekan", "kent", "plaza" ibarelerin de markaları yakınlaştırdığı, başvuru kapsamından çıkartılan hizmetler yönünden emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, dava konusu başvurudaki "..." ibaresinin ise coğrafi yer adı olduğu ve başvuruya ayırt edicilik katmadığı, başvuru markasının tanınmışlığı iddiasının başvurunun reddine dair eldeki davada dinlenemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 31.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi

§