"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/976 Esas, 2025/1195 Karar
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/304 E., 2022/130 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/... sayılı ve "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şahsın 2020/... sayılı ve "... ..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının ... Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından 41. sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, ... Başkanlığı'nın kısmen red kararına yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararı ile kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından 35. sınıfta yer alan bir kısım hizmetler ile 43/1 sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, oysa müvekkili markasının tescilli olduğu 41. sınıfta yer alan "eğlence hizmetleri" ile 43. sınıfta yer alan tüm hizmetlerin benzer hizmet niteliğinde olduğunu, markaların halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalının müvekkilinin söz konusu markayı eskiden beri kullandığından haberdar olduğunu, buna rağmen 2019-2020 yıllarında Beşiktaş/İstanbul ve Alaçatı/İzmir’de davalının işlettiği eğlence mekanlarında müvekkili şirketin "..." ibareli markasını kullanmaya başladığını, izinsiz kullanımın durdurulması amacıyla davalıya noter vasıtasıyla ihtarname gönderildiğini, ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ( FSHHM') 2020/26 D.İş ve 2020/132 D.İş sayılı dosyalarında davalının, müvekkili markasına tecavüzünün tespit edildiğini, 2020/132 D. İş sayılı dosyada ihtiyati tedbir kararı da verildiğini, tedbir kararından sonra davalı aleyhine İstanbul 2. FSHHM'nin 2020/318 E. sayılı dosyası ile markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, kaldırılması ve önlenmesi talepli dava açıldığını, tedbir kararının İcra Müdürlüğü marifetiyle zorla uygulatıldığını, davalının kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirketin davalı ... başvurusundan yaklaşık iki buçuk yıl öncesinden dava konusu markayı yeme-içme ve otelcilik hizmetlerinde kullandığını ve markayı maruf hale getirdiğini, müvekkili şirketin eskiye dayalı kullanımdan doğan hakka sahip olduğunu, davalı Şirketin tescil talebinin haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının kullanım ispatı talebinin yerinde olmadığını ve herhangi bir hukuki yararı bulunmadığını, benzer tüketici profillerine ve hedef kitlesine sahip olduğunu ileri sürerek 2021-M-5829 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, davacının markasının kapsamına yer alan mal ve hizmetlerle müvekkilinin başvuru kapsamında bırakılan hizmetlerin farklı olduğunu, davacı markasının tanınmış olmadığını, müvekkili şirket markasının, davacı markasına nazaran daha yüksek tanınmışlık düzeyine sahip bulunduğunu, davacının kötüniyet ve eskiye dayalı kullanımdan doğan hak sahipliği iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-5829 sayılı kararının 35. sınıf: “ Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” emtialar yönünden kısmen iptaline, dava konusu başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli marka arasında, başvuru kapsamındaki 35. sınıfta yer alan "Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı SMK) 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davacının itirazına mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen ve "meyhane, gece klubü" anlamlarına gelen "..." ibaresinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, öte yandan, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." ile davacıya ait marka kapsamında yer alan 41. sınıftaki "Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri." nin SMK'nın 6/1 maddesi anlamına ilişkili olduğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 12.02.2020 tarih, 2018/4060 E - 2020/1278 K. sayılı kararının da bu yönde bulunduğu, dosya kapsamındaki delillerle davacı markasının tanınmış olduğunun ispat edilemediği, yine dava konusu başvurunun kötüniyetli yapıldığının da kanıtlanamadığı, benzer marka başvurusunda bulunmanın haksız rekabet oluşturmayacağı, ayrıca davacının 43. sınıf "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden, SMK'nın 6/3 maddesi anlamında hak sahipliğinin olduğunun Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05.02.20 25... /1546 E-2025/578 K sayılı ilamında da kabul edildiği, ancak somut olay bakımından bu durumun sonuca etkisinin olmadığı, zira anılan hizmetlerin davacının itirazı üzerine dava konusu YİDK kararı ile dava konusu başvuru kapsamından çıkarıldığından işbu davada uyuşmazlık konusu olmadığı gibi dava konusu başvuru kapsamında bırakılan hizmetlerle bahsi geçen 43. sınıf hizmetler arasında da bir benzerlik bulunmadığından davacı vekilinin, davalı Kurum vekilinin ve davalı ...'ın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddi gerektiği, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 35. sınıf "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.”nin davacının itirazına mesnet markası kapsamında yer alan 21, 41. ve 44. sınıf mal ve hizmetlerle benzer olmadığı kanaatine varıldığından, İlk Derece Mahkemesinin aksi yöndeki kabulü doğru görülmediği, nitekim bahsi geçen 35. sınıf hizmetler ile davacının itirazına mesnet markası kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin benzer olmadığının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/1546 E, 2025/578 K sayılı ilamında da kabul edildiği, diğer taraftan, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 43. sınıftaki "Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. gündüz bakımı (kreş) hizmetleri." ile davacıya ait marka kapsamında yer alan 41. sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)." arasında da SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ilişki olduğundan, İlk Derece Mahkemesince sayılan hizmetler yönünden markalar arasında emtia benzerliğinin bulunmadığı yönündeki kabulünün de doğru görülmediği, bu yönden de davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görüldüğü, nitekim, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 12.02.2020 tarih, 2018/4060 E, 2020/1278 K. sayılı kararında da bahsi geçen hizmetlerin benzer olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ...'ın sair istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ...'ın istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile, TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-5829 sayılı kararının 35. sınıftaki "Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." ve 43. sınıftaki "Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. gündüz bakımı (kreş) hizmetleri." yönünden kısmen iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar, davacı vekili ile davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 31.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.