Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5229 E. 2026/1660 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/773 Esas, 2025/901 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/108 E., 2022/337 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketlerin..........................................., T/... sayılı ve "... ... ...!", "...", "... ... market", "... ortak", "...", "... ...", "...", "... ...", "... lokanta ...", "... lokanta", "... börek", "... köfte", "... ...", "... çiftlik", "... pastacı", "... gurme", "...", "... poğaça", "... ...", "...", "...", "..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... tarladan sofraya" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2020/... kod numarasını alan başvurunun, ... Bülteninde ilanı üzerine müvekkilleri tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itirazın reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu markanın müvekkili markalarına iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzediğini, Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleşmiş somut uyuşmazlığa emsal nitelikte bir çok mahkeme kararının bulunduğunu, başvuruda geçen "tarladan sofraya" ibaresinin küçük puntolarla yazılmış olması nedeniyle işarette ilk bakışta dikkat çekmediğini, yani dava konusu edilen markada geçen "..." ibaresinin markanın tek başına esas unsuru olduğunun kabulünün gerektiğini, davalı markasının seri marka algısı oluşturacağını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmü uyarınca da tescil engeli bulunduğunu, davalının bu markayı tesadüfen seçtiğinin düşünülemeyeceğini, bu durumun davalının kötüniyetinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2022-M-88 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/... başvuru numaralı "... tarladan sofraya" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı şahsın bulunduğu bölgenin civar ilçe ve illerindeki diğer çiftçi ve/veya köylü sıfatını haiz kişilerle bir araya gelerek, kendileri tarafından üretilen tarımsal ve/veya hayvansal ürünlerin tek bir çatı altında pazarlanması için huzurda dava konusu edilen marka başvurusunda bulunduğunu, somut uyuşmazlıkta karşılaştırılan markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markalar benzemediği için de davacıların tanınmışlık iddialarının somut olaya bir etkisi olmadığını, zaten davacıların "..." markasının sadece yenilebilir yağlar, bulyon, hazır çorba gibi sarf yemeklik ürünler sektöründe tanınmış olduğunu, bu markanın tarla ve köylü ürünleri yönünden tanınmışlığının bulunmadığını, ayrıca "..." ibaresinin Türkçe’de sıklıkla kullanılan ve yerleşik bir anlamı olan bir zamir olduğunu, dava konusu edilen markada olduğu gibi, başkaca unsurlarla birlikte, bir tamlama içerisinde kullanılmış olmasının markaları farklı kılmaya yettiğini, davacıların davalının kötüniyetini ispat edemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markalarının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, dava konusu markada ise "..." ibaresinin kelime öbeği unsuruyla birlikte bütünleşik olarak algılandığı, "..." kelimesinin, Türkçe’de bilinen/yerleşik anlamı olan ve yazma/konuşma dilinde sıklıkla kullanılan bir kelime olduğu için, markasal hüviyette soyut ayırt edici niteliğinin çok zayıf olduğu, dava konusu somut olayda davacıların dava dosyasına sunmuş olduğu emsal yargı kararlarına göre "..." ibareli markaların uzun yıllardır, bir takım gıda ürünlerinde, yoğun ve ciddi bir biçimde kullanıldığı, yani kullanım sonucunda belirli bir ayırt edicilik kazanmış olduğu, koruma kapsamlarının arttığı, ancak davalının markasında "..." ibaresinin "..." şeklinde anlamlı bir kelime öbeği/sıfat tamlaması içinde ve geri planda kalmayan bir kompozisyonla bütünleşik halde, yani "ticari dürüstlük kuralları" içerisinde kalan bir şekilde, başkaca unsurlarla bir arada kullanılmış olması durumunun, yerleşik içtihatlarda bahsi geçen "iltibasın yapılacak küçük bir değişiklikle bertaraf edilebileceği..." durumu ile örtüştüğü ve markalarda ortak olan "..." kelime unsurunun varlığına rağmen, görsel açıdan yeterli derecede farklılaştığı, markaların işitsel ve kavramsal olarak da farklılaştığı, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dosya içeriği itibari ile SMK’nın 6/5 hükmünde yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında SMK’nın 6/1 hükmü anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut veri bulunmadığı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafa ait markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu markada da aynen asli unsur olarak yer aldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen "köylü" ve "tarladan sofraya" ibarelerinin, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, taraf markaları arasında "..." ibaresinin asli unsur olarak kullanılmasından kaynaklı bir benzerliğin bulunduğu, tarafların marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, dava konusu başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§