Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5218 E. 2026/1868 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1666 Esas, 2025/991 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/94 E., 2024/388 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 31.03.2026 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ve Avukat ... ile davalılar ... A.Ş. vekili Avukat ... ve davalı ...Ş. vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ... Elemanları Üretim Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında 2022 yılında bir ticari ilişki kurulmuş olduğunu, müvekkili tarafından birtakım kimyevi maddelerin ...'e satışı gerçekleştirildiğini, satış işlemine istinaden müvekkili tarafından iki adet fatura düzenlenerek ...'e gönderildiğini, ... tarafından satış bedeline karşılık gelmek üzere toplam 1.696.800,00 USD bedelli 10 adet çek düzenlenerek müvekkiline teslim edildiğini ancak verilen çeklerin tamamının karşılıksız çıktığını, karşılıksız çıkan ilk çeke istinaden müvekkili tarafından 28.10.2022 tarihinde Çorlu İcra Müdürlüğü nezdinde 2022/26970 E. sayılı icra takibi başlatıldığını ancak borçlu hakkında aynı gün Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/853 E. sayılı dosyasında 3 ay süre ile geçici konkordato mühleti ve 11.04.2023 tarihinde ise 1 yıl süre ile kesin konkordato mühleti verilmiş olduğunu, hakkında kesin mühlet kararı verilen ...'e ilişkin olarak icra takibi kapsamında hiçbir icrai işleme devam edilemediğini, müvekkili şirketin alacaklısı olduğu ... şirketine ilişkin davalıların hazırladıkları makul güvence veren bağımsız denetim raporunun mevzuata ve hukuka tamamen aykırı olduğunu, bunun sonucunda sahte belgelerle konkordato alınarak müvekkilinin mağdur edildiğini ileri sürerek 650.000,00 TL tutarındaki maddi zararın belirsiz alacak davası olarak dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ve 10.000,00 TL manevi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalılar ... ve ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olduğu kabul edilse bile tek başına makul güvence raporunun konkordato sürecinde sonuç verici bir durum oluşturmasının mümkün olmadığını, makul güvence raporunda yer alan tutar ve hususların doğruluğunun konkordato dosyasında bulunan konkordato komiser raporları, bilirkişi raporları, şirketin 2022 yılına ilişkin vergi dairesine vermiş olduğu 2022 yılı kurumlar vergisi beyannamesi, 2022 yılı Yeminli Mali Müşavir Tam Tasdik Raporu ve 2021 yılı bağımsız denetim raporlarında onaylanmış olduğunu savuanarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği zararların dolaylı zarar olduğunu, poliçe teminatı kapsamında olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının da kabulünde olduğu üzere asıl borçlunun dava dışı şirket olduğu, davacının alacağını tahsil için dava dışı şirkete karşı hukuki takip yollarını tüketmeden, eş söyleyişle takip semeresiz kalmadan eldeki davalılara husumet yöneltmesinin mümkün olmadığı, davalıların kusurlu davranışlarına yönelik davacı iddiası kabul edilse dahi davacı, varlığını iddia ettiği zararın tazminini öncelikle dava dışı şirketten talep etmesi gerektiği ve bunun neticesiz kalması halinde davalılar yönünden şekli anlamda muacceliyet koşulunun gerçekleşeceği, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 2019/5 E. - 2022/1 K. sayılı kararının da bu yönde olup muaccel olmayan alacak için dava açılmasında dava tarihi itibarıyla hukuki yarar bulunmadığından ve iddiaya konu olan Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/853 E. sayılı dosyasında dava dışı şirketin konkordato talebine ilişkin yargılamanın halen devam ettiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, bağımsız denetim şirketinin hukuki sorumluluğundan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§