Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5191 E. 2026/1863 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/2210 Esas, 2025/863 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2016/605 E., 2021/448 K.

BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/446 E. sayılı dosyası

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 31.03.2026 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı-birleşen davada davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında, ...’da, davalı tarafından üretilen "..." ve "..." markalı emtiaların satılması konusunda 13.09.2013 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme gereği aylık kira bedeli ve stopajı 1.880,00 euro olan bir işyeri kiraladığını, işyerinin dekorasyonu için davalının dekorasyon işlerini yapan dava dışı şirkete 63.000,00 TL ödediğini, aydınlatma işleri için 30.000,00 eurodan fazla ödendiğini, davalı tarafından müvekkiline satılması için gönderilmesi gereken ürünlerin gönderilmediğini, görüşmeler üzerine sözleşmenin imzalanmasından bir yıl sonra malzemelerin yollandığını, siparişi verilen ürünlerin çoğunun gönderilmediğini ve gönderilen ürünlerin çoğunun da ayıplı çıktığını, müvekkiline gönderilen ürünler için faturalar düzenlendiğini, müvekkilinin gümrükte aldığı ürünler ile faturalardaki ürünler arasında fark olduğunu, müvekkilinin düzeltilmesi için defalarca talepte bulunduğunu ancak sorunun düzeltilmediğini ileri sürerek sözleşme gereği ve davalının talebi doğrultusunda yapılan gerek kira bedelleri gerek iş yerinin dekor, aydınlatma vb harcamalardan dolayı şimdilik 10.000,00 euronun, davalı tarafça ürünler göndermediğinden müvekkilinin uğradığı 5.000,00 euro zararın faiziyle birlikte tahsiline, davalı şirket tarafından kesilen faturalar da bulunmasına rağmen gümrükte çıkmayan ve müvekkilline teslim edilmeyen mallardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkiline 22.812,70 euro borcu bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranından az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacı tarafından iletilen tüm siparişlerin davacının o dönemdeki teminat ve mevcut cari durumu gözetilerek değerlendirildiğini, siparişin uygun görülmesi durumunda talep edilen adette ürünün davacıya gönderildiğini, davacının iddialarını kanıtlayacak bir delilin dosyada bulunmadığını, gönderilen ürünlerin kırık ve dökük çıktığı yönündeki iddianın kabul edilemeyeceğini, sözleşmenin 6.2.3 maddesine göre davacı tarafından herhangi bir ayıp ihbarı ve itirazda bulunulmadığını, sözleşmenin 6.4. maddesine göre ise her türlü mağaza dekorasyonu, yatırım, malzeme, işçilik, kira vs.nin davacıya ait olduğunu, davacının 31.05.2016 tarihi itibariyle müvekkiline toplam 75.067,47 TL borcu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile .... ve Per. A.Ş.'nin defterlerinin delil vasfı bulunduğu, davacı-birleşen davada davalı vekilinin, gerekli belgeleri dosyaya sunduklarını ve müvekkilinin yurtdışında ikamet ettiğini belirterek herhangi bir defter sunmadığı, bu nedenle davacı-birleşen davalı ...'in defterlerinin incelenemediği, ancak sunduğu; .... ve Per. A.Ş. tarafından kesilen 03.09.2014-22.10.2015 tarihleri arasında kesilmiş faturaların, davacının, dava dışı ... Dış Tic. Ltd. Şti.'ne havale yapılmasına dair 63.000,00 TL bedeli ödeme talimatları, .... ve Per. A.Ş.'ye verilmek üzere düzenlenmiş teminat mektubu ile 23,500,00 euro tutarlı havale makbuz fotokopisi ile taraflar arasındaki yazışmalar kapsamında inceleme yapıldığı, 23,500,00 euro tutarlı havalenin .... ve Per. A.Ş. defterlerinde 04.08.2014 tarihinde gönderildiği ve davacının alacaklandırıldığı şekilde kayıtlı olduğu, bunun dışında sunulan dava dışı şirkete yapılan ödeme talimatları, .... ve Per. A.Ş.'ye verilmek üzere düzenlenen teminat mektubu ile yazışmaların tarafların cari hesap ekstresinin tespiti için yeterli olmadığı, .... ve Per. A.Ş.'nin incelenen defterlerine göre davacı ...'den 22.812,70 euro alacaklı olduğunun tespit edildiği, Asıl davada davacının talep etmesine rağmen davalı ... Mağ. ve Per. A.Ş.'nin göndermesi gereken ürünleri göndermediği, 2014 yılında gönderilen ürünlerin siparlere uygun olmadığı ve çoğunun kırık dökük çıktığı iddia edilmiş olup bu iddiaya ilişkin ... A.Ş.'ye yazılan müzekkere cevabında, "... aradan geçen sürenin uzunluğu da göz önüne alındığında 2014 yılına ait bütün kayıtlara ulaşmanın mümkün olmadığı, şirket kayıtlarında yapılan incelemede davalı ... Mağ. ve Per. A.Ş. tarafından davacı ...'e yapılan bir gönderime ilişkin kayda rastlanmadığının..." bildirildiği, 16.10.2014 tarihli 9.266,38 euro bedelli faturaya ait ürünlere ilişkin 17.10.2014 tarihli gümrük beyannamesi ile ATR dolaşım belgesinin mevcut olduğu ve 17.10.2014 tarihli gümrük beyannamesi ile ATR dolaşım belgelerine bakıldığında söz konusu fatura ile uyumlu olduğu belirlendiğinden ve ... A.Ş.'nin 22.10.2019 tarihli cevabında 2014 yılına ait bütün kayıtlara ulaşılamadığı dikkate alındığında mevcut olan 17.10.2014 tarihli gümrük beyannamesi ile ATR dolaşım belgesi dikkate alınarak 16.10.2014 tarihli 9.266,38 euro bedelli faturaya ait ürünlerin gönderiminin yapıldığı kanaatine varıldığı, netice olarak davalı-birleşen davada davacı ... Mağ. ve Per. A.Ş.'nin, davacı-birleşen davada davalı ...'den 22.812,70 euro alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-birleşen davada davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece alınan bilirkişi raporunda .... ve Per. A.Ş. tarafından, ...'e 03.09.2014-22.10.2015 tarihleri arasında faturalar düzenlendiğinin tespit edildiği, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi 13.09.2013 tarihli ise de bilirkişi tarafından tespit edilen ilk fatura tarihinin 03.09.2014 tarihi olduğu, davacı tarafça sipariş verilmesine rağmen teslimatın çok uzun süre sonra yapıldığının iddia edildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 126. maddesi hükmü karşısında, gecikme tazminatı istenebilmesi için borçlunun temerrüte düşürülmesi gerektiği, işbu davada davacı tarafça, sipariş verildiği ve davalının siparişleri teslim etme hususunda temerrüte düşürüldüğünün ispat edilemediği, ayrıca hangi siparişlerin teslim edilmediğinin de somutlaştırılmadığı, bu durumda davacı-birleşen davalının bu hususlara ilişkin zarar talep edebilmesinin mümkün olmadığı, kendi nam ve hesabına faaliyette bulunan davacı bayinin, faaliyet gösterdiği iş yerinin kirasından sorumlu olduğu ve bayilik sözleşmesinin 6.4 maddesi uyarınca mağazanın dekorasyonuna ilişkin masrafların da bayiye ait olacağının düzenlendiği, ... tarafından, mağazada satılacak ürünlerin gönderilmesi bir yana, imzalanan sözleşmenin eki olan projeye göre .... ve Per. A.Ş.'nin anlaştığı dekorasyon malzemelerinin 10 ay sonra gönderildiği ileri sürülmüş ise de İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf aşamasında da ileri sürülemeyeceği, söz konusu iddianın bu aşamada dinlenemeyeceği, 9.266,38 euro bedelli fatura konusu ürünlerin gönderilmediği, bu ürünlerin gönderilmesine ilişkin gümrük çıkış beyannamesinin bulunmadığı ileri sürülmüş ise de .... ve Per. A.Ş.'nin düzenlediği 16.10.2014 tarihli 9.266,38 euroluk faturaya ilişkin 17.10.2014 tarihinde düzenlenen A.TR belgesi ve aynı tarihte düzenlenen Halkalı Gümrük Müdürlüğünün ... no.lu gümrük beyannamesinin dosyada bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı-birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğranılan zararın tazmini, menfi tespit, birleşen dava itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı-birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§