Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5187 E. 2026/1790 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI :2021/2062 Esas, 2025/841 Karar

HÜKÜM :Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI :2016/980 E., 2021/204 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı borçlu ...San. ve .... Şti. ve müşterek borçlu müteselsil kefil ...'nun 17.09.2014 tarih ve 1.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesini imzalayarak davacı bankadan ticari araç kredisi kullanıldığını ve söz konusu kredi ile üzerinde davacı banka lehine rehin şerhi tesis edilen 34... plaka sayılı ... marka kapalı kasa kamyoneti/ aracı satın aldığını, borçluların kredi sözleşmesinin Taksitli Krediler Detaylı Ödeme Planında gösterilen 4 adet taksidini vadesinde ödemediğini ve tüm borcun muaccel hale geldiğini, borçlular lehine açılan ticari kredi hesabının bu nedenle kat edildiğini ve davacı bankanın 30.732,48 TL tutarında alacağının doğduğunu, söz konusu kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu şirketin hesabına keşideli çek karnesi borçlu tarafa verildiğini ve bu çeklerden ihtarnamede ayrıntılı olarak belirtildiği üzere 6 adet çekin karşılığı olmaması nedeniyle çeşitli tarihlerde garanti bedelleri ödendiğini, ödenen garanti bedellerinin ödeme tarihinden ihtarnamenin keşide edildiği tarihe kadar işlemiş temerrüt faiziyle birlikte davacı bankanın borçlulardan 7.25116 TL alacağı doğduğunu, borçlular tarafından ödenmeyen taksit tutarlarının ve işbu dilekçemizde yer verilen diğer alacak kalemlerinden oluşan toplam 40.694,54 TL tutarındaki alacakları için ihtarname keşide edilerek muaccel hale gelen tüm borçlarını ihtarnamenin tebliğinden itibaren 24 saat içinde davacı banka veznelerine ödemesinin ihtar edildiğini ancak borçlular tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını, borçlu şirket aleyhinde merhun 34... plakalı aracın satılarak paraya çevrilmesi gayesiyle toplam 44.694,54 TL tutarında alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 20185/26104 E., sayılı dosyası ile menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, rehin alacağı karşılamadığından bakiye borç miktarı hesaplanarak rehin açığı belgesi alındığını ve takibe devam edildiğini, merhun aracın satış bedelinden taraflarına ödenen bakiye tutar olan 25.297,27 TL'nin icra dosyasında talep edilen borçtan mahsubu ile bakiye 12.686,37 TL üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, davalı tarafın imzaya, borca ve borcun ferilerine itiraz ettiğini, itirazın haksız ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, hukuki hiçbir gerekçe ve delil sunmadıklarını ileri sürerek itirazın iptaline, icra takibinin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafça dava dışı ...San. ve .... Şti. ile imzalanan 17.09.2014 tarih ve 1.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığından bahisle kredi taksitleri vadesinde ödenmediğinden dolayı davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş ise de kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.04.2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle "imzanın borçluya ait olduğunu" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu gözardı edilmemesi ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemesi gerektiği Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılmasının mümkün olmadığı, davalı taraf sözleşme ilişkisini, fotokopi evraklardaki imzayı kabul etmediğinden davacının öncelikle iddianın dayanağı olan sözleşme, taahhütname vb belgelerin asıllarını sunması gerektiği, belge aslı sunulmadığından ve sureti üzerinde yapılan imza incelemesi ile sonuca gidilemeyeceği, davacı iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile imza incelemesine esas olmak üzere söz konusu belge aslının dosyaya sunulmasının davacıdan istendiği ancak belge aslının dosyaya sunulmadığı, alacağı temlik eden bankanın Megacenter Şubesine yazılan müzekkere cevabında da sözleşme asıllarının banka şubesinde bulunmadığının bildirildiği, imzası inkar edilen belgenin herhangi bir işleme esas olmasının ve delil teşkil etmesinin mümkün olmadığı, sahtelik incelemesinin yapılması gerektiği ancak bu usulde imza incelemesi yapılabilmesi için belge aslının dosyaya ibrazının gerektiği, davacının dayandığı ve davalı tarafından imzası inkar edilen kefalet sözleşmesinin aslı verilen süre içerisinde dosyaya sunulmadığından delil kabiliyetinin bulunmadığı, imzası inkar edilen bir belgenin yazılı delil başlangıcı kabul edilmesinin de mümkün olmadığı, dolayısıyla bu belgenin davalının iddialarını da ispata elverişli bulunmadığı, dosyaya sunulan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemelerine göre imzanın davalıya ait olduğu ispat edilemediği, geçerli bir kefalet sözleşmesinden bahsedilebilmesi için kefil olacak kişinin sözleşmede imzasının bulunması şart olup genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesinde davalıyı bağlayan bir imza bulunmadığından bu sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilerde davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, (temlik alan) davacı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ye iadesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§