"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2023/546 Esas, 2025/287 Karar
HÜKÜM :Kabul
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin ticaret unvanının kılavuz sözcüğünü de içeren “...” ibareli tanınmış markalarının bulunduğunu, davalı şirketin “...” ibareli 25. sınıf marka tescil başvurusuna müvekkilinin itirazının nihai olarak reddedildiğini, müvekkili adına aynı sınıfta tescilli önceki markalarla başvuruya konu işaret arasında kaçınılmaz olarak iltibas doğacağını, davalının başvurusunun tescili halinde müvekkilinin tanınmış markalarının itibarının zedeleneceğini, davalı şirketin haksız yarar sağlayacağını, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8/4. hükmü uyarınca başvurunun reddinin gerektiğini, 556 sayılı KHK’nin 8/3. hükmü uyarınca da hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu, davalı şirketin kötüniyetle başvuru yaptığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2014-M-5280 sayılı kararının iptali ile 2011/75798 sayılı başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; İngiltere’de kurulu müvekkilinin özellikle giyim ve tekstil sektöründe tanınmış “...” markasını Türkiye’de ve birçok ülkede tescil ettirdiğini, davalı şirketin 9, 11, 21, 35. sınıflardaki “......” marka başvurusuna itirazlarının kısmen kabul edilerek davalı şirket başvurusundan 9. ve 21. sınıftaki bir kısım malların çıkarıldığını, itirazların YİDK tarafından da kısmen kabul edilip 2014-M-4698 sayılı kararla 9. sınıftaki “koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar” emtiasının da tescil dışı bırakıldığını, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b hükmü kapsamında başvurunun müvekkili markaları ile benzerlik arzettiğini, müvekkilinin uzun yıllardır faaliyette bulunduğu malların perakendecilik hizmetleri üzerinde başvurunun tescili halinde markalar arasında karışıklık doğacağını, davacının markaları kapsamında yer alan 14, 18, 24... . sınıf malların sayılması suretiyle perakendecilik hizmetlerine ilişkin 35. sınıfta yer alan hizmetler ile ilişkili olduğunun kabulünün gerektiğini, başvurunun müvekkilinin unvanının çekirdek unsurunu içerdiğini, 556 sayılı KHK’nın 8/5. hükmü ve kötüniyet sebebiyle 35. maddesi gereği de reddi şartlarının oluştuğunu ileri sürerek YİDK’in 2014-M-4698 sayılı kararının 35. sınıfta yer alan bir kısım hizmetler yönünden kısmen iptalini, davalı şirketin 2011/82480 sayılı “......” ibareli marka başvurusunun tescili halinde 35. sınıftaki bir kısım hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; başvuruda kötüniyet kanaatinin oluşmadığını, başvuran şirketin 25. sınıfa dahil mallar bakımından “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, davacının 2011/64263 sayılı markasında 25. sınıf mallar varsa da itiraz üzerine kapsamdan çıkarıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; 25. sınıfta korunan 150433, 156743, 178890, 148410 sayılı markaların o esnada tescilli olduklarını, 25. sınıf mallar üzerinde müvekkilinin kazanılmış hakkının bulunduğunu, müvekkili başvurusu 25. sınıfta olduğundan davacının elektronik alanda tanınmışlığının uyuşmazlığı etkilemediğini, davacının 25. sınıfta tescilinin bulunmadığını, müvekkilinin “...” ibareli markasının tanınmış marka niteliği taşıdığını, asıl olarak davacının kötüniyetli olduğunu, kullanmadığı emtianın tescilini sağlamayı amaçladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; 35. sınıf tescili bulunmayan davacının benzer görülen markalarında yer alan mal ve hizmetlerin başvurudan çıkarıldığını, diğer mal ve hizmetlerin farklılık arzettiğini, kalan mal ve hizmetler yönünden iltibas ihtimalinin doğmadığını, davalı şirketin 35. sınıf hizmetleri içeren başka markasının da bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ... Elektronik San. ve Tic. A.Ş. vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacının benzerliğe mesnet markalarının bir kısmının hükümsüz kılındığını, bir kısmının ise itiraz tarihi itibariyle başvuru aşamasında olduğunu, YİDK’in 35. sınıf yönünden itirazın reddine dair yerinde bir karar verdiğini, müvekkilinin 35. sınıfta tescilli ... esas unsurlu markalarının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak hem dava konusu markanın kapsamındaki malların davacının redde gerekçe 2011/64263, 2006/17433, 2006/438 53... /24956 sayılı markalarının kapsamında benzer/ilişkili olarak yer alması, hem de dava konusu marka ile redde gerekçe 2011/64263, 2006/17433, 2006/438 53... /24956 sayılı markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, davalının önceki tarihli markalarının mahkeme kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle müktesep hak teşkil etmediği, TÜRKPATENT'in 2014-M-5280 sayılı YİDK kararının yerinde olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 2014/M-5280 sayılı kararının tüm emtialar yönünden iptaline, davaya konu markanın tüm emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karar, asıl davada davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. SONUÇ: Asıl davada davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.