"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1907 Esas, 2025/876 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/969 E., 2022/620 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 31.03.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin elektrik tedarik şirketi olduğunu, davalı şirket ile aralarında elektrik enerjisi
alımına ilişkin 27.11.2015 tarihli
sözleşme imzalandığını, Kanun hükmü değişikliği gereği davalının ek fiyat farkı ödemesi gerektiğini, ek fiyat farkı bedelinin ödenmesi gereğinin 17.07.2018 tarihli yazı ile davalıya bildirildiğini, davalının fiyat farkı hesaplamasını kabul etmediğini, KDV dahil toplam 22.190.645,95 TL
bedelli E- faturaya itiraz edildiğini, yapılan yazışmaların ardından davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının itiraz ettiğini, akabinde davalı hakkında faturanın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından düzenlenen faturanın teklif, fiyat ve sözleşme içeriği dikkate
alınmadan düzenlendiğini, geriye dönük 2 yıl öncesi için fiyat farkı çıkartılıp alacak iddiasında
bulunmanın hukuka aykırı olduğunu, davacının fatura ve
yazılarının tamamına itiraz edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıdan ek fiyat farkı talep etmeye hak
kazanması için gerekli olan yasal şartların gerçekleştiği, 26.07.2021 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, bu raporda, davacının
davalıdan takip tarihi itibariyle isteyebileceği tutarın, asıl alacak ve KDV dahil ek fiyat farkının 8.707.239,40 TL olduğunun hesaplandığı, dava konusu 2 numaralı tesisata ait sözleşme birim fiyatında dağıtım bedeli
bulunmadığından, sözleşme fiyat farkı dağıtım bedeli olmaksızın tahsil
edilmiş olduğundan, dağıtım bedeli kendi birim fiyatı olan ve davacının tahsil edip
ilgili kuruma ödemesi gereken bir bedel olduğundan, davacının bu bedel
üzerinden fiyat farkı istemesinin mümkün olmadığı, davacı vekili kesinleşen İstanbul 15. Ticaret Mahkemesi’nin 2017/610 E., 2020/55 K. sayılı kararında, sözleşme
gereği düzenlenen faturalarda tüm tesisatlara dağıtım bedeli dahil birim fiyat olan 0,2914 TL
uygulanması gerektiğine hükmedilmesine rağmen bilirkişi raporunda, 0,2914 TL birim fiyat
üzerinden hesaplama yapılmadığını, 2018/11993 sayılı Bakanlar Kurulu kararındaki ek fiyat farkı
başlıklı 5. maddesinde yer alan formülde -(Fo) değerinin önündeki eksinin dikkate alınmadığını, formüle göre hesaplanan kalemlerin yanlış uygulandığını belirtilerek bilirkişi raporuna itiraz etmişse de, sözleşme koşullarına göre birim fiyata dağıtım bedeli eklenemeyeceği,
söz konusu dağıtım bedelinin taraflar arasında görülen İstanbul 15. Asliye Ticaret
Mahkemesi'nin 2017/610 E., 2020/55 K. sayılı kararı ile davalıdan tahsil edildiği, bu
dava ile ilgisinin bulunmadığı, dağıtım bedelinin, davacının satışını yaptığı mal/elektrik satış fiyatı ile ilgili olmadığı, davacı
şirket dışında elektriğin iletimi ile sorumlu kurumlara aktarılan, bu konudaki maliyetlere
katılım bedeli olduğu, bu niteliği gereği fiyat farkına konu olamayacağı, 26.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda 0,2499 TL birim fiyat üzerinden yapılan hesaplamanın uygun bulunduğu, hüküm altına alınan alacağın likit olmadığı, yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 8.707.239,40 TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy 17. İcra Müdürlüğünün 2018/17197 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin bu miktar yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında elektrik enerjisi alımına ilişkin ihale sonucunda 27.11.2015 tarihli elektrik enerjisi alımı mal alımına ait sözleşmenin akdedildiği, davacının ek fiyat farkı talep şartlarının oluştuğu, ek fiyat farkı hesaplamasının taraflar arasında akdedilen ve tarafları bağlayan sözleşmede belirtilen birim fiyatlar üzerinden yapılmasının zorunlu olduğu, bilirkişi heyeti tarafından bu oranlar dikkate alınarak yapılan hesaplamanın Mahkemece hükme esas alınmasının usul ve yasaya uygun olduğu, dağıtım bedelinin taraflar arasında görülen İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/610 E., 2020/55 K. sayılı dosyası ile davalıdan tahsil edildiği, davacının talep edebileceği ek fiyat farkı bedelinin yargılama sonucunda bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi sebebiyle likit olmadığı ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.