Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5136 E. 2026/1822 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/834 Esas, 2025/1196 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/195 E., 2023/71 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından yapılan 2020/... başvuru numaralı “... ... ...” ibareli marka başvusunun davalı tarafından kısmen reddedildiğini, müvekkilinin başvurusunun 30. sınıfın tamamı için yapıldığını, davalı tarafından başvuru kapsamından bal, arı sütü ve propolis ürünlerinin çıkartılarak markanın tescil edildiğini, kısmi ret kararına müvekkili tarafından itiraz edildiğini, itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2022-M-2806 sayılı kararı ile reddedildiğini, kararın gerekçesinde “...” ibaresinin coğrafi kaynak belirttiği ve tanımlayıcı olduğu kanaatine yer verildiğini, ancak “...” markasının müvekkili adına tescilli bir marka olduğunu ve müvekkili tarafından 2011 yılından bu yana bal üretiminde kullanıldığını, “...” ibaresinin müvekkili adına tescilli olması ve markadaki diğer unsurların tali unsur konumunda olması sebebiyle marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-c kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini, tüketiciler nezdinde “...” ibaresinin ilk anda ... ile ünlü ... ili ... ilçesine bağlı bir köyü hatırlatmayacağını, Türkiye’de bal tüketen birine sorulduğunda kimsenin aklına ... isminin gelmeyeceğini, “...” ibaresinin “bal” emtiası kapsamında yanıltıcı nitelikte olmadığını, müvekkili marka başvurusunun özel olarak hazırlandığını, müvekkilinin markasının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek YİDK'in 2022-M-2806 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; başvuru konusu markanın “... ... ...” ibaresinden oluştuğunu, ibarenin asli unsurunu “...” ibaresinin oluşturduğunu, söz konusu ibarenin balları ile meşhur ...’nin ... ilçesine bağlı bir yerleşim yerinin adı olduğunu, kısmi ret konusu mallar bakımından ibarenin coğrafi kaynak belirttiğini ve tanımlayıcı bulunduğunu, davacının “...” ibaresinin daha önce kendi adına tescilli olduğunu ileri sürdüğünü, ancak dava konusu marka başvurusunun davacı adına tescilli olan marka ile farklı olduğunu, başvuruda ilaveten “... ...” ibaresinin yer aldığını ve bu hususunun markanın tanımlayıcılığına etki ettiğini, YİDK kararının usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu marka başvurusunun, siyah bir arka plan üzerine sarı renk ile yazılmış “...” ibaresi ile beyaz zemin üzerine sarı renk ile yazılmış “... ...” ibaresinden oluştuğu, “... ...” ibaresi, tanımlayıcı olup, bir çeşit ... ifade ettiği, “...” ibaresinin ise, bir il adı olup, tek başına marka vasfı taşımadığı, ...'nin ise ... ilinin ... ilçesine bağlı bir köyün adı olduğu, davalı tarafça, dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, söz konusu ibarenin ...’nin ... ilçesine bağlı bir yerleşim yerinin adı olduğu ve ballarıyla meşhur olduğu ifade edilerek dava konusu marka başvurusunun SMK'nın 5/1-c maddesi gereğince “bal, arı sütü, propolis” emtiası bakımından reddedildiği, oysa “...” ibaresinin “bal, arı sütü, propolis” emtiası ile özdeşleştiği, bütünleştiği, bu ürünler ile ünlü bir yer olduğunun ifade edilemeyeceği, “...” ibaresinin, balları ile ünlü olduğuna dair kanaat oluşmadığı, “...” ibaresinin tanımlayıcı nitelik taşıdığı tespitinin yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2022-M-2806 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 5/1-c maddesi uyarınca, ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyecekleri, işaretin SMK'nın 5/1-c maddesi kapsamında kalıp kalmadığı hususunun, başvuru kapsamındaki emtia ile işaret arasındaki ilişkinin gözetilerek değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu marka başvurusunun, “... ... ...” ibaresinden oluştuğu, davalı tarafça, dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, söz konusu ibarenin balları ile meşhur ...’nin ... ilçesine bağlı bir yerleşim yerinin adı olduğu gerekçesiyle SMK'nın 5/1-c maddesi gereğince “bal, arı sütü, propolis” emtiası bakımından reddedilmiş ise de, dosya kapsamında yapılan incelemede, “...” ibaresinin “bal, arı sütü, propolis” emtiası ile özdeşleştiğinin, bütünleştiğinin, bu ürünler ile ünlü bir yer olduğunun belirlenemediği, “...” ibaresinin, balları ile ünlü olduğuna dair tespit olmadığı, “...” ibaresinin tanımlayıcı nitelik taşımadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§