Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/5085 E. 2026/1737 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/477 Esas, 2025/973 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/66 E., 2024/544 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.03.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yurtdışında mukim satıcıdan 4 konteyner plastik hurdasının satın alınması konusunda anlaştığını, satıcının, davalıya ait ...'ne konteynerleri yüklediğini, dava konusu yük ve geminin 26.03.2023 tarihinde varacağını müvekkiline bildirdiğini, geminin 3 gün gecikmesi üzerine 29.03.2023 tarihinde tekrardan bir varış bildirimini müvekkiline gönderdiğini, davalının verdiği özet beyan ile konşimentoda yer alan alıcı tutmadığından malın teslim alınamadığını, özet beyan öncesinde değişikliğin yükleyici tarafından davalıya gönderildiğini, davalının revizenin alındığına dair bildirimde bulunduğunu, bu bilgiye sahip olmasına rağmen ... adında üçüncü bir firma lehine özet beyan verdiğinin anlaşıldığını, 15.05.2023 tarihinde özet beyanın düzeltildiği müvekkili şirkete bildirilse de, özet beyanın düzeltilmediğinin, özet beyanda üçüncü bir kişinin adının yazıldığının öğrenildiğini ileri sürerek emtia üçüncü kişilere satıldığından müvekkilinin zorunlu olarak ihtirazi kayıtla ödediği 32.974,00 USD demuraj bedelinin 14.09.2023 tarihinden itibaren faiz işletilerek ödenmesine, yükün teslim alınabilmesi için ... Hizmetleri'ne ödenen 1.021.354,41 TL ardiye bedelinin 14.09.2023 tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşımanın, müvekkili şirketin acentesi olan armatör ... ... ait 08.03.2023 tarihli ve ... 02... numaralı konişmento kapsamında yapıldığını, mezkur konişmento taşıyıcı adına acente olarak ... America ... tarafından imzalandığını, konişmentoda taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda Hamburg Mahkemelerinin yetkili olacağının ve Alman kanunlarının uygulanacağının düzenlendiğini, taşıyanın ve geminin yabancı olduğunu, emtiaların...'ından İstanbul'a taşındığını, ihtilafın yabancılık unsuru taşıdığını, davanın milletlerarası yetkisizlik yönünden reddini talep ettiklerini, davacının ilk defa yük teslimi için 19.04.2023 tarihinde başvuruda bulunduğunu, bu kapsamda davacının 1.406,72 USD lokal masraflar ve 4.000,00 USD depozito ödendiğini, davacının gümrük firması tarafından beyanname 07.06.2023 tarihinde kapatıldıktan sonra nihai düzeltmenin 08.06.2023 tarihinde tamamlandığını, yüklerin teslime hazır hale geldiğinin davacıya bildirildiğini, konteynerlerin teslime hazır olduğunun davacıya ve gümrük firmasına 08.06.2023 tarihinde mail iletilmesine rağmen davacı tarafından yükün teslim alınmadığını, davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1203. maddesi uyarınca oluşan masraflardan, süresinde yükü çekmediğinden oluşan ardiye ücretinden sorumlu olduğunu savunarak yetki itirazları kapsamında usul yönünden davanın reddini, aksi halde esas yönünden reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 47. maddesine göre belirlenmesi gerektiği, eldeki dava taşıma sözleşmesinden kaynaklandığından Türk Mahkemelerinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, konişmentoda taşıyan sıfatıyla ... unvanının yer aldığı, konşimentonun taşıyanın yurt dışı acentesi tarafından taşıyan adına düzenlenip imzalandığı, taşıyanın Türkiye acentesinin konişmentonun düzenlenmesine aracılık ettiğine dair dosyada her hangi bir delil bulunmadığından TTK'nın 105/2 hükmüne göre dava konusu olayda Türk mahkemelerinin münhasır yetkili olduğundan söz edilemeyeceği, TTK'nın 1237. maddesine göre taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkide konişmento hükümleri esas alınacağından davacı gönderilenin konişmentoyu ibraz ederek yükü teslim aldığı anlaşıldığından konişmentodaki yetki şartının davacı açısından bağlayıcı hale geldiği, konişmentonun arka yüzünde yer alan yetki şartına göre somut uyuşmazlık bakımından Hamburg Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle milletlerarası yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşımaya konu konişmentoda, yükletenin..., düzenleme yerinin Atlanta, tarihinin 08.03.2023 olduğu, "taşıyıcı ... ... adına ... (Amerika)" tarafından imzalandığı, konişmentonun "yargı yetkisi" başlıklı 25. maddesinde, "Burada özellikle aksi belirtilmedikçe iş bu konşimento/veya taşıyıcı ile rezervasyon yapan taraf arasındaki sözleşmeden doğan herhangi bir talep, ihtilaf, işlem veya dava Alman yasalarına tabi olacak ve münhasıran Hamburg mahkemelerinde belirlenecektir ..." düzenlemesinin bulunduğu, taşıyan ile gönderilen arasındaki ilişkide konişmentonun esas alınacağı (TTK m. 1237/1), ... 47. maddesine göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmalarının mümkün olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 18/2 ve ... 47/1 hükmüne göre yetkili mahkemenin geçerli şekilde belirlendiği, HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartının genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığı, bu nedenle yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi Türk Mahkemelerinde dava açılamayacağı, davacı vekilinin, emtianın sigortalıya davalı acente tarafından teslim edildiğini, bu nedenle taşımaya aracılık ettiğini ileri sürdüğü, konişmentonun, yabancı taşıyanın Amerika acentesi tarafından taşıyan adına imzalandığı, yabancı taşıyan tarafından Liman'a getirilen emtianın özet beyanı gümrük mevzuatına göre ancak Türkiye'de mukim özel veya tüzel kişiler tarafından verilebildiğinden donatanın gelen yük ile ilgili işlemleri tamamlaması, taşıma akdini yapan veya akdin yapılmasına aracılık ettiğini kabule yeterli olmadığı, TTK'nın 105/2 hükmünün uygulama yeri bulunmadığı, konişmentonun davacıya ciro ve teslim edildiği, konişmento ve emtianın davacı tarafından teslim alındığı, konişmentonun ön sayfasında "... iş bu deniz taşıma senedini kabul etmesiyle ... imzalamış hükmünde, işbu deniz taşıma senedinin, ön veya arka sayfasında dahil edilmiş ya da basılmış, mühürlenmiş ya da yazılmış tüm hüküm ve koşulları kabul etmiştir." hükmünün bulunduğu, taşıyanın hüküm ve koşullarına ilişkin düzenlemeler ticari hayatta yaygın olarak kullanıldığından deniz yoluyla ithalat yapan davacının taşıyanın "taşıma şart ve koşullarını" incelemiş olması gerektiği, taşıyıcı tarafından taşıma şart ve koşullarının içeriğinin öğrenilmesine imkân sağlanmadığı kabul edilemeyeceğinden ve taşımanın bu şart ve koşullar altında davalıya yaptırılması nedeniyle bu şart ve koşullar ile yapılan taşımada sözleşmenin haksız şart içerdiğine yönelik istinaf nedeninin yerinde bulunmadığı, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının haklı bulunduğu, acentenin müvekkilini davada temsil yetkisini kullanabileceği TTK'nın 105/2 maddesinde yazılı sözleşmeden doğan ihtilâflarla kastedilenin, acentenin aracılık ettiği ya da akdettiği sözleşmeler olduğundan davacı vekilinin Kanun hükmünün geniş şekilde yorumlanması gerektiğine ilişkin istinaf nedeninin de yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı taşıyan tarafından yapılan deniz taşıması sonrasında hatalı özet beyan verilmesi nedeniyle emtianın teslim alınamadığı, düzeltme ve teslimdeki gecikme nedeniyle demuraj tahsil edilip liman işletmesine fazladan depolama ücreti ödendiği iddiasıyla tahsil alınan demuraj bedelinin iadesi ve fazla ödenmek zorunda kalınan depolama ücretinin davalı taşıyandan tahsili istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un "Yetki Anlaşması ve Sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile Türk Mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımında da geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için yazılı, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olması, söz konusu uyuşmazlık yönünden kanun tarafından münhasır bir mahkeme tayin edilmemiş olması ve yetki anlaşmasının "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olması gerekmektedir.

Somut uyuşmazlıkta, taşımaya konu konişmentonun 25. maddesi, "Burada özellikle aksi belirtilmedikçe iş bu konşimento/veya taşıyıcı ile rezervasyon yapan taraf arasındaki sözleşmeden doğan herhangi bir talep, ihtilaf, işlem veya dava, Alman yasalarına tabi olacak ve münhasıran Hamburg mahkemelerinde belirlenecektir. Taşıyıcı, tacirin iş yerinin bulunduğu yerde dava açma seçeneğine sahip olacaktır." düzenlemesini içermektedir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince davalının milletlerarası yetki itirazı kabul edilmiş ise de, tarafların ... sıfatına haiz olduğu konişmentoda taşıyıcıya ayrıca, tacirin iş yerinin bulunduğu yer mahkemesinde de dava açma yetkisi tanınması, sözleşmenin bir tarafı yönünden ucu açık, asimetrik, çok seçenekli yetki şartının kabulü anlamına gelecektir. Bu durumun sözleşmenin diğer tarafı/tarafları aleyhine haksız şart oluşturacağı gözetilerek milletlerarası yetki itirazının reddi ile tarafların diğer iddia ve savunmaları çerçevesinde inceleme ve değerlendirme yapılarak varılacak uygun

sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§