"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1858 Esas, 2025/825 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2005/104 E., 2022/421 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... ... Şirketi'ne usulsüz kredi kullandırıldığını, kredilerin teminatının yetersiz olduğunu, banka zararının doğduğunu, istihbarat raporlarında ortaya konulan olumsuzluklara rağmen kredi tahsis edildiğini, kredi türlerinde dönüşümler yapılarak risk düzeyini artırıcı ve kredilendirilme ilkelerine aykırı işlemler gerçekleştirildiğini, kredilere teminat olarak alınan gayrimenkullerin ekspertiz değerlerin düşük olmasına karşılık ipotek değerlerin yüksek tutulduğunu, böylece risk teminat belgesinin sağlanamadığını, diğer teminatların gecikmeli olarak alındığını, daha önce kullandırılan kredilerin vadesinin tahsil edilmemesine rağmen firmanın yeni krediler ile finans edilmesi suretiyle Karşılıklar Kararnamesi ve 1683 sayılı Genelge hükümlerine aykırı hareket edilmesi nedeniyle 08.02.2005 tarihi itibariyle banka zararının 10.994.687,00 TL'ye ulaştığını, kredi kullandırımının bankacılık genel mevzuatı, banka iç mevzuatı ve bankacılık ilke ve teamüllerine aykırılık taşıdığını, davalıların cezai sorumlulukları yönünden haklarında verilen beraat kararı bulunmadığını, davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek toplam 2.079.044,86 TL alacağın 01.03.2000 tarihinden tahsil edildiği tarihe kadar bankaca aynı tür kredilere uygulanan değişen temerrüt faiz oranların tahakkuku sureti ile dava tarihinden önce yapılan tahsilatların da tahsil edildikleri tarih itibariyle göz önüne alınarak hesaplanacak faizi ve yapılan masrafların da eklenmesi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kararlara iştirakları oranında sorumlu tutulmalarına, hesap edilecek alacağın belirlenen oranlarda davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; açılan davanın zaman aşımına uğradığını, genel kurul kararı alınmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediğini, bankada işlemlerin yapıldığı dönemlerde memur statüsünde çalıştığından memurlar gibi yargılanması gerektiğini, tarafına husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ..., ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zaman aşımına uğradığını, dava şartının gerçekleşmediğini, davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkillerinin davacı banka tarafından ibra edildiğini, davanın harca tabi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin banka görevinden 22.09.1997 tarihinden itibaren izinli olmak üzere 01.10.1997 tarihinde istifa etmek sureti ile ayrıldığını, bu tarihten sonra hiç bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinin yasaya uygun ve açık olmadığını, kredilerin usulsüz kullandırılmadığını, ekspertiz raporlarına göre kredilerin teminatlı olduğunu, banka zararının oluşmasında sorumluluk yükünün muhatabının somut ve kesin biçimde gösterilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zaman aşımı süresinin dolduğunu, zarar konusunda talep ve dava hakkının Hazineye ait olabileceği göz önünde tutularak hukuki yarar yönünden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, geri dönmeyen kredi borçlarından dolayı memurların sorumlu gösterilmesinin hak ve hukuk kurallarına uymadığını, dava konusu kredilerin yönetim kurulu kararını gerektiren merkez şube yetkililerini aşan krediler olduğunu, yönetim kurulunca alınmış kararın teminatlarının alınması, riski bulunan kredilerin takip sürecinin başlatılması hususlarının da krediyi kullandıran şubelerin ..., görev ve sorumluluğunun içinde kaldığını, haksız fiilin koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
5.Davalı ... cevap dilekçesinde; usulsüz olduğu iddia edilen kredilerin müdürlük yaptığı ... Şubesinden değil ... Şubesinden kullandırıldığını, görev yaptığı şubece kullandırılan kredilerde usulsüzlük bulunmadığını, gerekli teminatların alındığını, ... Şubesine devrinden sonra açılan ve usulsüz olduğu iddia edilen kredilerde ... Şubesinin ve şahsının sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı bankanın 04.12.1996 tarih ve 43 no.lu yönetim kurulu toplantısında alınan kararla yönetim kuruluna kredi tahsisinde banka iç mevzuatında belirtilen hükümlerden farklı olarak istisnai karar alabilmesi yönünde ... verildiği, ... ve ... Yönetmeliği'nin 4.5 maddesinde görev ve ... sınırının belirlendiği,...Müdürlüğünün dava konusu somut olayda kredi talebinin söz konusu madde kapsamında onay için sunulduğu, dava dışı firma için düzenlenen istihbarat raporlarında kredi değerliliğinin yitirildiğine ilişkin bir tespite yer verilmediği, dava dışı şirketin mali analiz ve istihbarat raporlarında madde içeriğinde yer verilen kredilerin red nedeniyle uyumlu herhangi bir tespitte bulunulmadığı, dava dışı şirketin 05.03.1999 tarihi itibariyle toplam risk tutarının 1.041.996.000.000,00 TL olduğu, davacı bankaca bu riskler karşılığında toplam 3.204.000.000.000,00 TL tutarında gayri menkul ipoteği, 258.918,75 TL ticari işletme rehni, müşteri çek ve senedi, ortak ve kardeş firma kefaleti alındığı, 13.11.2000 tarihi itibariyle alacak miktarının 1.988.331,64 TL olduğu, davacı bankaca toplam 356.928,43 TL tahsilat sağlandığı, kredi tahsis edilirken alınması gereken teminatlar ve/veya teminat alınacak ise teminatların türü/nitelik ve nicelikleri hususunda herhangi bir mevzuat, yönetmelik, tebliğ tespit edilemediği, ilgili kredilerin, kredi tahsis formunda yer alan koşullarla (işletme rehni gecikmeli olarak 05.03.1998 tarihinde tesis edildiği) kullandırıldığı, dava dışı ... A.Ş.'nin kredi tahsis sürecinde, akabinde kullandırım ve tahsis koşullarındaki teminatların tesis edilmesinde, teminat yeterliliğinde bankacılık etik ve ilkelerine, Bankacılık Kanununa, Bankanın iç mevzuatına, Görev ve ... Yönetmeliğine,...Uygulama Esaslarına ve İstihbarat-Proje Değerlendirme Müdürlüğü Krediler İnceleme ve Değerlendirme Talimatına aykırı bir husus tespit edilmediği, bu şekilde davalıların dava dışı şirkete kullandırılan kredilerden dolayı oluşan zarardan sorumlu oldukları hususunun davacı tarafça ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacı bankanın yöneticileri olan davalıların dava dışı firmaya usulsüz kredi kullandırmak suretiyle bankayı zarara uğrattıkları iddiası ile açılan yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.