"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1198 Esas, 2025/902 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/226 E., 2024/297 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.03.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.12.2017 tarihli sözleşme ile davalıdan baskı makinesi satın aldığını, bedelini ödediğini, makinenin kurulumunun 21.12.2017 tarihinde tamamlandığını, davalının yetkili elemanları ve tanıklar huzurunda yapılan deneme üretiminde makinenin satım sözleşmesi, işçilik anlaşması, kullanım kılavuzu/prospektüsü, garanti belgesi ve ... internet sitesinde yer alan tanıtım broşürü ve materyaller ile vaat ve taahhüt olunan teknik vasıfları taşımadığı(sert yüzeylere yapılan baskının kalıcı olmadığı/kurumadığı/silindiği, baskının istenilen nitelikte olmadığı) ayıplı olduğunun anlaşıldığını, davalıya gönderilen 22.12.2017 tarihli ihtar ile ayıp ihbarında bulunularak sözleşmeden dönüldüğü, makineyi iadeye hazır olunduğu, satım bedelinin iadesinin istenildiği ve faturaya itiraz edildiğini, davalının cevabi ihtarında ayıbı ve diğer talepleri kabul etmediğini ileri sürerek toplam 451.112,11 TL'nin ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, makinenin kullanamaması sebebi ile kazanç kaybından doğan zararın (belirsiz alacak olarak) şimdilik 10.000,00 TL'nin, ihtarname ve tespit masrafı olarak 1.889,77 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 09.12.2019 tarihli dilekçesi ile kazanç kaybını 32.943,39 TL'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; makinenin iddia edildiği gibi taahhüt edilen teknik vasıfları taşımamasının söz konusu olmadığını, davaya konu makinenin kullanım kılavuzu, prospektüsü, garanti belgesi ve internet sitesinde yer alan tanıtım broşüründe belirtilen şartları taşıdığını, malın teslim ve kurulum esnasında denendiğini, sorunsuz olduğu konusunda tarafların mutabık kaldığını, 27.12.2018 tarihinde müvekkilince, davacı şirkete gönderilen uzman personel ile makineden alınan baskı örneklerinden makinenin teknik verilere uygun materyallere (metal, cam v.b.) kaliteli baskı yaptığının teyit edildiğini, makinenin park haline alınmasının ayıplı olmasıyla veya davacının iddialarının doğruluğuyla bir ilgisinin bulunmadığını, tutanakta da belirtildiği üzere mürekkep hat ve kafa ünitesinin ilave zarar görmemesi için koruma altına alındığını, ayıbın varlığına ilişkin tespit ve raporun hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya celbedilen bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu makinenin gizli veya açık ayıplı olmadığı, davacının ticaret şirketi olduğu, makineyi satın almadan önce gerekli araştırmayı yapması gerektiği, davacının, kullanım amacı bakımından satın aldığı makinenin değerini ve alıcının ondan beklediği faydayı ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan özelliklerin davalının bildirdiğinden farklı olduğu hususunu ispatlayamadığı, ayıplı olmayan üründen dolayıda ödenen bedelin iadesi ve kazanç kaybının istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının satın aldığı makinenin ayıplı olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ayıplı satım iddiasına dayalı bedel iadesi, kazanç kaybı ve sair zararın tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı taraf ayıba dayalı bedel iadesi ve tazminat isteminde bulunmuştur.
Dosya kapsamındaki deliller ve bilirkişi raporları incelendiğinde, davacının talebi üzerine Konya 2. Ticaret Mahkemesinin 2017/2027 Değişik İş sayılı dosyasında dava konusu makinenin bulunduğu yerde tespit yapıldığı, yumuşak ve sert yüzeylerde deneme baskıları alındığı, deneme ürünü alınırken ortam sıcaklığının kullanım kılavuzunda belirtilen uygun sıcaklıkta olduğu, ... kurutucular %100 seviyesinde olmasına rağmen baskının kurumadığının gözlendiği, baskının yüzeyde kalıcı olmadığı, silindiği, ürünün sabit durması için vakum sisteminin yeterli olmadığı, bu yüzden dalgalı ürünlerde baskı yapılamadığı, kullanım kılavuzu, garanti belgesi, ... adresinde yer alan tanıtım broşürünün incelendiği, tanıtım broşüründe "sert malzemeler üzerinde baskı yapılır" ibaresinin görüldüğü, internet adresindeki tanıtım videosunda "sert malzemeler üzerinde baskı yapıldığının" bildirildiği, tespiti istenen makinenin kullanım kılavuzu, garanti belgesi, tanıtım broşürü, internet adresindeki tanıtım videosunda vaad edilen teknik vasıfları taşımadığı, sert yüzeylerde yapılan baskının kalıcı olmadığı ve baskının kurumadığı, boyanın silindiğinin tespit edildiği, Mahkeme heyeti ile birlikte kalın, ince, yumuşak, sert, ahşap, cam gibi malzemeler üzerine baskı yapıldığı, yumuşak malzemelerde sorun olmadığı, cam ve ahşap gibi sert malzemelere yapılan baskılarda boyanın hemen kurumadığı, baskı yapılan malzemeler üst üste konulduğunda baskının deforme olduğu, seri üretim yapılamadığı, tespite konu makinenin ayıplı olduğu hususlarının bildirildiği görülmüştür.
Mahkemece makine mühendisi, elektrik mühendisi ve matbaacı bilirkişi marifetiyle dava konusu makine başında keşif yapılmak suretiyle düzenlenen 07.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda, 22.02.2019 tarihinde keşif heyeti huzuruyla park halindeki makinenin gerekli bakım ve temizliği yapılıp mürekkepleri doldurulup baskı işlemine geçildiği, test baskıları yapıldığı, primer ... işlemleri yapılmış malzemeler ile hiç işlem görmemiş malzemeler üzerine baskı yapıldığı, işlem görmüş malzeme üzerine yapılan baskının daha parlak ve tutucu, daha çabuk kuruma özelliğine sahip iken işlem görmemiş malzemeye yapılan baskının daha mat, tutucu özelliği az ve kurumanın zaman aldığının tespit edildiği, cam ve metal gibi malzemelerde baskının tutunma özelliğine sahip olması ve parlak olabilmesi için baskı öncesi ve sonrası ön işlemden geçmesi gerektiği, malzemenin çabuk kuruyabilmesi için ayrıca bir kurutma sisteminin olması gerektiğinin tespit edildiği bildirildikten sonra taraflar arasında makineden beklenen özellikleri ifade eden bir protokol ya da şartnamenin olmadığı, satış işleminin davacının ihtiyacı tam olarak tanımlanmadan yapıldığı, makinenin ayıplı olmadığı bildirilmiştir.
Davalı tarafça bildirilen ve dava konusu makine ile birebir aynı olan dava dışı bir şirkete ait bir makinenin incelenmesi için görevlendirilen makine mühendisi ve dijital baskı uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinin 29.03.2024 tarihli raporunda ise incelenen makinenin, davacının dava konusu makinesi ile donanımı ve özellikleri itibarıyla bire bir aynı olduğu, numunesi alınan farklı özelliklere sahip primer uygulanmış ve uygulanmamış tüm teneke numunelerinin üzerine ... ve ...+... boya kullanım tercihi ile örnek baskılar alındığı, makinenin baskı kalitesinde ve zemine tutunmasında herhangi bir sorun görülmediği, ... baskı makinelerinin sahip olduğu tüm yüzeylere baskı alabilme kabiyetinin ve primer uygulanmış ya da uygulanmamış ham yüzeylerdeki baskı dayanıklılığının aynı olduğunun gözlendiği belirtildikten sonra bilirkişi heyeti olarak yaptıkları makine incelemesi ve baskı denemelerinde dava konusu makinenin herhangi bir kusurunun olmadığı belirtilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bilirkişi raporlanın hep birlikte değerlendirildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu da Bölge Adliye Mahkemesince davacının satın aldığı makinenin ayıplı olmadığı gerekçesiyle esastan reddedilmiştir.
Oysa yukarıda özetlenen Konya 2. Ticaret Mahkemesinin 2017/2027 Değişik İş dayılı dosyasında alınan raporda, davalı tarafça davalıya satılan baskı makinesi mahkeme heyeti huzurunda çalıştırılıp alınan baskıların ayıplı olduğu bildirilmiş, yine Mahkemece, dava konusu makine başında keşif yapılıp makine çalıştırılarak değişik malzemelere baskı yapılmak suretiyle düzenlenen 07.03.2019 tarihli raporun içeriğinde de sert ve daha önce işlem görmemiş malzemelerdeki baskılarda sorun olduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda Mahkemece, dava konusu makinenin tanıtım broşürlerinde sert ve esnek tabakalara baskı yapılabildiği belirtilmesi, dava konusu makine başında keşif yapılarak söz konusu makine çalıştırılıp alınan baskılarda sorun bulunduğunun, tespit raporu ve 07.03.2019 tarihli rapor içeriğinde ortaya konulması, yine davalı tarafça bildirilen ve dava dışı şirkete ait olup davacıya satılan makine ile donanım ve özellikleri itibarıyla bire bir aynı olduğu tespit edilen makinenin daha önce işlem uygulanmış ya da uygulanmamış malzeme üzerine yapılan baskıda sorun yaşamadığının tespit edilmiş olması karşısında davalı tarafça davacıya satılan makinenin ayıplı olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.