Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4982 E. 2026/1788 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI :2022/948 Esas, 2025/919 Karar

HÜKÜM :Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ :Kütayha 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI :2019/448 E., 2021/515 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından muhtelif tarihli faturalardan kaynaklı alacağının tahsili amacı ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, taraflar arasında ticari ilişki mevcut olup icra takibine konu faturalarda yazılı malların davalıya satılarak teslim edilmesine rağmen müvekkiline faturada yazılı bedellerin ödenmediğini, davalıya teslim edilen mallara karşı ... formlarının düzenlendiğini, müvekkilinin teslim edilen ürünlere ilişkin faturaları ticari defterlerine usulüne uygun şekilde işlediğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde müvekkilinin alacaklı olduğunun anlaşılacağını, takibe konu faturaların irsaliyeli fatura olduğunu ve yasal süre içerisinde faturalara itiraz edilmediğini, davalının itirazında takibe konu faturaların iade faturası ile müvekkile iade edildiği belirtilmiş ise de davalının düzenlemiş olduğu iade faturalarının hiçbir hukuki geçerliliği olmayıp iade faturaların müvekkil tarafından kabul edilmediğini içeren beyanın ihtarname ile yasal süresi içerinde davalıya bildirildiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesi ile müvekkile fatura karşılığında mal teslim edildiği iddia olunmakta ise de müvekkile teslim edilmiş bir malın olmadığını, davacının dayandığı faturalardaki imzaların sahte olduğunu, davacı şirket sahibinin kardeşi olan ... ile müvekkil şirketin bir iş ortaklığı olduğunu, bu dönemde bir inşaat işi yapılarak ...'nın o dönemde müvekkilin bir takım işlerini yaptığını, ...'nın bu dönemde davacı kardeşine kestirdiği faturaları gizlice götürüp müvekkilin muhasebecisine teslim ettiğini, bu faturalardan işlenmiş olanlar varsa dahi bu şekilde muhasebecinin aldatılması suretiyle olduğunu, müvekkile verilen, müvekkilin imzaladığı bir faturanın mevcut olmadığını, müvekkilinin davacı tarafın hilesini öğrenince iade faturası kesip noterden göndermek suretiyle faturaları iade ettiğini, iade faturasının BS formlarının olduğunu, davacı şirket sahibi ...'nın başka şirketlerinin de bulunduğunu, yine bu şirketlerden de hayali faturalar kestirerek müvekkile karşı icra takibi başlattığını, davacı şirket sahibinin bir başka şirketinden hileli olarak kestiği faturalara ilişkin davasının da devam ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile faturaların düzenlenerek karşı tarafa tebliğ edilmesinin tek başına akdi ilişkinin varlığını ispatlamayacağı, karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacirin, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlaması gerektiği, bu kapsamda tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için alınan bilirkişi raporunda davacının kayıtlarında davalının 1 20... hesabında takip edildiği, yevmiye defteri 2018 dönemi açılış kaydında dava konusu fatura bedellerinin 237.699,20 TL olarak yer aldığı ancak envanter defteri 2017 döneminde 1 20... davalı şirket hesabında 77.621,20 TL borç bakiyesinin bulunduğu, davalı şirketteki faturaların üst kısmında davacı şirketin kaşesi ve imzası, "mal alıcıya iş yerinde teslim edilmiştir, nakliye alıcıya aittir" kaşesi ve imzası teslim eden kısmında davacı şirketin kaşesi ve imzası, teslim alan kısmında ... ismi ve imzası ile 26... numaralı araç plakasının yazılı olduğu, davacı şirketteki faturada ise, üst kısmında paraf şeklinde bir imza olduğu, kaşenin olmadığı, ... ismi ve imzası ile 43... aracın plakası yazıldığı, her ne kadar davalı şirketin defterlerinde faturalar kaydedilmiş ise de davacının ticari defter ve kayıtlarının birbirini teyit etmemesi, yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmaması ve her iki tarafın elinde bulunan faturada farklılıklar bulunması ve faturalarda malı eksiksiz teslim alan olarak geçen ...'ün şirket ortağı, müdürü veya malı teslim almaya yetkili(açık veya zımnen) kişilerden olmaması sebepleriyle davacının davalı ile akdi ilişkisinin bulunduğu, faturada yer alan malların davalıya teslim edildiğini yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından buna dair hiçbir belge ibraz edilmediği, davacının açıkça kötü niyetli olarak alacaklı olmadığını bildiği halde davalı hakkında takip başlattığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacağın (237.699,20 TL) %20'si üzerinden hesaplanacak kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip faturaya dayalı olup itirazın iptali davası takiple sıkı sıkıya bağlı olduğundan takip konusu faturalara göre bir inceleme yapılması gerektiği, taraflara ait incelenen defter kayıtlarına göre takibe konu faturaların her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olup bu faturalara ilişkin alış ve satışların taraflarca ... formları ile vergi dairesine bildirildiği, faturaların davalı defterlerine kayıt edilmesinin malın teslimine karine teşkil edeceği, aksini davalı tarafın yazılı delilleri ile ispat etmesi gerektiği, en son faturanın tarihi 24.10.2017, davalının defterine kaydettiği faturalara karşılık kesilen 3 adet iade faturasının ise 17.10.2018 tarihli olduğu, faturaya alan kişinin 8 gün içinde faturaya itiraz etmesi gerektiği, davalının faturalara süresi içerisinde itiraz etmediği, iade faturalarının ise 1 yıl sonra düzenlendiği, iade faturalarına ilişkin ihtarnameye davacının olumsuz cevap vererek iade faturalarını defterine işlemediği, iade faturalarının onaylı davalı yevmiye defterinde de kayıtlı olmadığı, iade faturalarının mal iadesi şeklinde düzenlendiği malların davacıya iade edildiğine ilişkin davalı tarafça bir delil sunulmadığı, davacı envanter defterinde 160.078,00 TL ödeme kaydı var ise de yevmiye defterinde bu kaydın bulunmadığı, envanter defterindeki kaydın mizanda düzeltildiğinin beyan edildiğinin görüldüğü, davalının ödemeye ilişkin bir iddiası da olmadığından, envanter defterindeki kayda itibar edilemeyeceği, alacağın faturaya dayalı olup likit olduğu, malların teslim edilmediği yönündeki ispat yükü davalıda olup dosyada buna dair somut delil bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalının Kütahya 2. İcra Müdürlüğünün 2019/352 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 237.699,20 TL alacak üzerinden takipteki şartlarıyla birlikte devamına, şartları oluşmakla 237.699,20 TL'nin %20'si oranındaki 47.539,84 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, faturaya dayalı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§