Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4813 E. 2026/1734 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/835 Esas, 2025/1003 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/807 E., 2025/191 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.03.2026 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin, davalıdan aralarındaki ticari ilişkiye dayalı satımlardan kaynaklı bir kısım fatura alacaklarının tahsili için 30.07.2021 tarihinde Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2021/62234 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, borçlunun yasal süresi içerisinde itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından makine parçası içeren faturaya istinaden ödeme yapıldığını, ödeme yapılmış olmasına rağmen davacı şirketin kötüniyetli olarak bahse konu faturalara ilişkin icra takibi başlattığını, itirazın iptali davalarında takip talebi ile sıkı sıkıya bağlılık ilkesi uyarınca davacının takip talebinde belirttiği faturalara ek olarak herhangi bir fatura bildiriminde bulunmasına muvafakat etmediklerini, davacı tarafından gönderilen kutu ve ambalajların üzerinde ihracatçı firma olarak davacı şirketin adı yazdığını, ancak davacı şirkete ait olmayan tescilli bir marka ibaresi bulunduğunu, müvekkili şirketin davacının ürünleri iade almaması üzerine bahse konu faturaların da işlenmiş olması sebebiyle icra tehdidiyle karşı karşıya kalmamak adına dava konusu edilen bedeli takip başlatılmadan ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma ilamından sonra alınan 31.01.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda, davaya konu icra takibine dayanak yapılan davalının davacıdan yaptığı alışların toplamı 165.234,50 USD ve 64.531,56 TL tutardan, icra takibi dayanak faturalar nedeniyle davalının davacıya banka havalesiyle gönderdiği toplam 47.500,00 USD tutarın mahsup edilmesi sonucu davalının davacıya dava dosyasına konu icra takibi nedeniyle 117.734,50 USD ve 64.531,56 TL bakiye borcunun kaldığının bildirildiği, vekâlet ücreti ile nispi karar ve ilam harcının dava tarihindeki kura göre, icra inkâr tazminatının ise takip tarihindeki kura göre belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Gaziantep İcra Dairesi'nin 2021/62234 E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 117.734,50 USD ve 64.531,56 TL yönünden devamına, hükmedilen asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığının %20'si olan 213.761,37 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davalının Gaziantep İcra Dairesi'nin 2021/62234 E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 117.734,50 USD ve 64.531,56 TL yönünden devamına karar verilmiş ise de, takip tarihinden itibaren asıl alacak olarak hüküm altına alınan 117.734,50 USD ve 64.531,56 TL miktarlara ne şekilde faiz yürütüleceği hususunda hüküm kurulmamıştır. Açıklanan çerçevede infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalının temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendine "DEVAMINA," ifadesinden sonra gelmek üzere "117.734,50 USD alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca ... Bankalarının USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, 64.531,56 TL alacağa takip tarihinden itibaren aynı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca avans faizi uygulanmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§