"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2024/246 Esas, 2025/176 Karar
HÜKÜM :Kısmen kabul
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, taraflarca temyiz edilmekle;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre kabul edilen ve temyize konu edilen toplam miktar 760,33 TL olup 7531 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik HMK'nın ek 1. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesinin ilk karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 1.690,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin temyiz dilekçesi üzerinde temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilerinin ortağı oldukları yapı kooperatifi aracılığıyla toplu konut kredisi kullandıklarını, davacıların Toplu Konut İdaresinin (TOKİ) 2008 yılının Temmuz-Ağustos aylarında borcun tamamını kapatmak isteyenlere tanıdığı indirimden yararlanmak için bankaca hesaplanan 4.500,00 TL ve 5.245,00 TL tutarındaki iki ayrı kredi miktarını 29.08.2008 tarihinde yatırmalarına rağmen şube müdürünün işlemi onaylamaması sebebiyle TOKİ hesabına geçmediğini, 12.09.2008 tarihinde davacılara iade edildiğini, müvekkillerinin erken ödemeye dayalı indirim imkanından yararlanamadıklarını, kredi şartları nedeniyle sigorta primi ödemek zorunda kaldıklarını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak Aydın 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/910 E. sayılı dosyasında açtıkları davada alınan bilirkişi raporunda toplam 14.420,22 TL alacaklı olduklarının belirlendiğini, o dosyada 1.000,00 TL talep ettiklerini ileri sürerek bakiye 13.420,22 TL’nin temerrüt faziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gidermesi için yeniden bir bankacı bilirkişiden rapor alındığı, 30.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda kusurun bankada olduğu, davacıların erken kapatma yapılmaması nedeniyle uğradığı peşin ödeme indirimi kaybının 933 numaralı kredi için 798,88 TL ve 934 numaralı kredi için 961,45 TL olmak üzere 29.08.2008 tarihi itabariyle toplam 1.760,33 TL olduğu, bu tutarın 1.000,00 TL'sinin daha önceki mahkeme kararıyla ödendiği, bakiye kalan zararın 760,33 TL olduğunun tespit edildiği, mahkemece işbu rapor yeterli görülerek hükme esas alındığı, usuli kazanılmış hakka riayet edildiği, davalı tarafın 12.06.2018 tarihli karara karşı temyiz yoluna başvurmadığı, 730,00 TL'nin usuli kazanılmış hak oluşturduğu, son bilirkişi raporuna göre davacıların bakiye zararının 760,33 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 760,33 TL'nin 01.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir
2.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.