"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1827 Esas, 2025/933Karar
HÜKÜM : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/686 E., 2023/505 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı aleyhine.... İcra Müdürlüğü'nün 2021/26745 E. sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, takip konusu çekin hiçbir zaman müvekkilin yedinde bulunmadığını ve çekin ön sayfasındaki yazı ile arka sayfasında bulunan imza ve kaşenin de kendisine ait olmadığını, davalı veya üçüncü kişiler tarafından kötüniyetli olarak sahte imzalarla çek düzenlendiğini ve icra takibine konulduğunu ileri sürerek dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çeklerin, müvekkiline borçlu ... A.Ş. tarafından verildiğini, çeklerde iyiniyetli üçüncü kişi hamil durumunda olduğunu, davacı tarafın açıkça kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekteki keşideci imzasının davacı şirketin yetkili temsilcileri ... ... ve ... ... ...'ın eli ürünü olmadığının usulüne göre düzenlenmiş, denetime elverişli, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile sabit görüldüğü, imza inkarı ve sahtelik def'i herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'i niteliğinde olduğundan, davacının takip dayanağı çekler nedeniyle borcunun bulunmadığı, ancak davalı tarafın kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; davacının .... İcra Müdürlüğünün 2021/26745 E. sayılı icra takibine konu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin ise yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.