"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1607 Esas, 2025/755 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/59 E., 2023/214 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1976 yılından itibaren pamuk, iplik, sentetik vb.tüm tekstil mamullerinin işleme, üretme vb. işlemleri ile ilgili faaliyet gösteren köklü ve tanınmış bir kuruluş olduğunu, belirlenen hizmet ve faaliyet alanlarını kapsamak üzere, 2013/939 11... /... başvuru numaralı markalarını grup şirketlerine bağlı birçok markayı tescil ettirerek koruma altına aldığını, müvekkili şirketin "..." ibaresini ayriyeten ticaret unvanında uzun senelerdir kullandığını, grup şirketlerinde de "..." ibaresini sıkça kullandığını, davalı şirketin, 2020 yılında kurulmuş bir şirket olduğunu, müvekkili ile aynı alanlarda faaliyet gösterdiğini, davalıya ihtarname gönderilmişse de herhangi bir yanıt alınamadığını, müvekkilinin kumaş üretimi yaptığı gibi maske üretiminde kullanılacak kumaş üretimi de yaptığını, dolayısıyla "..." ibareli maskeleri gören tüketicinin müvekkili tarafından üretilmiş olduğu kanısına hızlıca varabileceğini, bu hususun, iltibas oluşturarak müvekkilinin markasının ve ticaret unvanının zedelenmesine yol açtığını, davalı tarafın ticari olarak kullandığı "..." unvanının "..." ibaresini içermesi nedeniyle ve
ayırt edici herhangi başka bir unsur içermediğinden müvekkili şirket ile karıştırılabileceğini, ayrıyeten müvekkili şirkete ait grup şirketlerinden bir tanesi olduğu kanısına varılabileceğini, bu hususun yaratacağı karışıklığın müvekkilinin itibarını zedeleyeceğini, müvekkilinin tanınmışlığından haksız kazanç sağlamasına yol açacağını, tüm hakları müvekkiline ait "..." markasını kullanarak ticari kazanç elde edilmeye çalışılmasının, iltibasa neden olduğunu, dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, haksız rekabet hükümleri ve marka hakkına tecavüzü gündeme getirdiğini, bu şekilde dürüstlük kuralına aykırı, yanıltıcı ticari faaliyetlerde bulunulmasının hem mevzuata hem de ticari teamüllere aykırı olduğunu, mevzuata aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil eden "..." ticaret unvanının sicilden terkinine, davalı şirketin piyasaya sürdüğü her nevi eşya, tabela ve internet sitesinden markanın silinmesi veya değiştirilmesine, hükmün ilanına, el konulan ürünlerin imhasına, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının davaya dayanak yaptığı markalarını tescilli oldukları mallarda ciddi ve ticari etki yaratacak şekilde kullanmadığını, tarafların iştigal konuları farklı olduğu gibi müvekkilinin kullanımlarının ve ticaret unvanın da davacı unvanından ve markalarından farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının davaya dayanak 2013/... tescil numaralı markası ile 2021/... tescil numaralı markası "... + ..." unsurlarından oluştuğu, davalının kullanmama def'i dolayısıyla 2013/... tescil numaralı markasını geriye doğru 5 yıllık süreçte ciddi kullandığını ispat yükünün davacıda olduğu, ne var ki davacının kullanıma ilişkin bir delil sunmadığı, buna göre tescil tarihinden itibaren henüz 5 yılı dolmamış 2021/... tescil numaralı markasını dayanak yapabileceği, tecavüz iddiasına dayanan tarafın bu iddiasını ispat yükü altında olduğu, dosyanın yapılan incelemesinde davalının, davacı markasına benzerlik oluşturacak herhangi bir fiili markasal kullanımına ilişkin delil sunmadığından marka hakkına tecavüz iddiasından kaynaklanan dava ve taleplerin reddi gerektiği, ticaret ünvan terkini talebi bakımından yapılan değerlendirmede ise; davalı ..., Ticaret Sicili'ne 06.11.2020 tarihinde kaydedildiği, buna göre davacının davaya dayanak 2021/... tescil numaralı markasına nazaran önceki tarihli olduğu ancak ... ... ve ... Şirketi'nin... Sicil ... 30.10.2009 tarihinde kaydedildiği, ünvan tescilinde önceliğin davacıya ait olduğu, davacının faaliyet alanı "Her türlü tabii suni ve sentetik maddeden dokuma yapmak. Her türlü ambalaj malzemesi üretmek", davalının faaliyet alanı ise: " "a.Yün, pamuk, ipek, suni ve sentetik elyaf ve benzeri maddelerden mamul tekstil ürünlerinin alımı, satımı, imalatı, ithalatı ve ihracatını yapmak. b. Her türlü ipek,pamuk, yün,sentetik tabi elyaflardan ve diğer ipliklerden mamul örme ve dokuma kumaşların imalini, ithalatını, ihracatını, toptan ve perakende dahili ticaretini ve pazarlamasını yapmak. c. Her türlü yün, orlon ve sentetik ipliklerden örülmüş bay, bayan ve çocuk trikolarının imalatı, ithalatı ve ihracatını yapmak. d.Her türlü tıbbi malzeme üretimi, alımı satımı, ithalat ve ihracat, taahhütlere girmek. e.Her türlü tıbbi cam ve plastik malzemelerin üretimi, alımı satımı, ithalat, ihracat, komisyonculuğunu yapmak, taahhütlere girmek. f.Her türlü gıda maddelerinin üretimi, toptan ve perakende alımı, satımı, dağıtımı, ithalat ve ihracatını yapmak." olarak belirlendiği, buna göre şirketlerin faaliyet alanlarında yer alan faaliyet alanlarının "sentetik dokuma" ile "kumaşçılık medikal" olarak tarif edilebileceği, sentetik dokuma ürünlerinin de kumaş cinsi olduğu ve "kumaşçılık" faaliyetinin içinde kabul edilmesi gerektiği, dolayısı ile davacının ticari faaliyet alanı ile davalı şirketin faaliyet alanlarının sınıfsal benzerlik içerdikleri, her iki şirketin de ticaret ünvanının asli ve çekirdek unsurunun "..." ibaresi olduğu ve öncelik hakkına sahip davacının haksız rekabet hükümleri çerçevesinde davalının ticaret ünvanının terkinini talep edebileceği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait ticari unvanına tecavüz oluşturan ticari unvanındaki "..." ibaresinin terkinine, davacının diğer sair dava ve taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece, öncelik hakkına sahip olan davacının haksız rekabet hükümleri çerçevesinde davalının ticaret unvanının terkinini talep edebileceği gerekçesi ile ticaret unvanının terkinine karar verilmiş ise de; ticaret unvanı terkin edilmedikçe tescilli unvanın kullanımı haksız rekabet de oluşturmayacağından bu yöndeki gerekçenin yerinde görülmediği, ancak davacı "..." unvanına da dayanmış olmakla neticeten her iki tarafın ticaret unvanının çekirdek unsurunun ... olduğu, davacının tescilinin önceki tarihli olduğu, faaliyet alanlarının da benzer olduğu dikkate alınarak neticeten ticaret unvanının terkini talebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, diğer istinaf talepleri yönünden kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni refi, ticaret unvanının terkini ve maddi tazminat talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.