"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1806 Esas, 2025/909 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/39 E., 2023/47 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı sanatçı adına üçüncü kişi konumundaki .... unvanlı şirketin ihtarname keşide ettiğini, müvekkiline verilen muvafakatnamenin iptal edildiğini, gerekçe olarak müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri ve sözleri yerine getirmediğinin ileri sürüldüğünü, "..." isimli albüme ilişkin müvekkiline verilen muvafakatın iptali ile cayma hakkının kullanıldığının düşünüldüğünü, ancak cayma hakkının koşullarının oluşmadığını, bu nedenle 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 58. maddesi çerçevesinde dört haftalık sürede caymaya itiraz edildiğini, cayma hakkı kullanımının usulen geçerli olmadığını, zira dava dışı şirketin cayma hakkını kullanma yetkisinin bulunmadığını, avukat sıfatına haiz olmayan, genel bir vekâletle cayma hakkının kullanılamayacağını, ayrıca davalının gerçek iradesinin anlaşılamadığını, içerik itibariyle de usule uygun olmadığını, kullanılabilmesi için haktan gerektiği gibi faydalanılamaması gerektiğini, eser sahibinin menfaatlerinin esaslı surette ihlal edilmesi ve süre verilmesi gerektiğini, hangi haktan ne şekilde faydalanamadığının açıklanmadığını, müvekkiline bir süre de verilmediğini, müvekkilinin yükümlülüklerine uygun davrandığını, "..." albümü içindeki eserleri ticari mevkilere koyduğunu, tanıtımları yaptığını, digital ortamlara taşıdığını, tescil belgesi düzenlendiğini ve piyasaya arz edildiğini, albümün 2011 yılından beri piyasada olduğunu, meslek birliklerinden telif geliri elde edildiğini, davacıya başka bir söz verilmediğini, müvekkilinin bir kusurunun olmadığını, dolayısıyla cayma hakkının şartlarının doğmadığını, davalının FSEK’in 58. maddesine aykırı olarak, kanunun aradığı şartlar gerçekleşmeksizin hukuki dayanaktan yoksun olarak kullandığını beyan ettiği cayma hakkına dair itirazları olduğunu ileri sürerek cayma hakkının geçersizliğinin tespitine, müvekkil şirketin dava konusu eserler üzerindeki hak sahipliğinin sözleşmelerde belirlenen şekilde aynen devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2011 yılında masraf ve prodüksiyonu kendisine ait olmak üzere "..." isimli bir albüm oluşturduğunu, daha sonra kendi, dağıtım imkanı olmadığından tescil belgesi almak ve bandrol alınarak dağıtılması amacıyla davacıya 26.10.2011 tarihli muvafakat verdiğini, albümü tamamen kendi imkanlarıyla yaptığı için hak devir veya kullanım sözleşmesi imzalamadığını, davacı tarafından albümün çoğaltılarak dağıtılması amacıyla basit ruhsat yapıldığını, aralarında bir sözleşme olmadığını, basit ruhsatın tek taraflı olarak verildiğini, istendiği zaman geri alma hakkının bulunduğunu, müvekkilinin cayma hakkını kullanmadığını, sadece verdiği izni geri aldığını, müvekkilinin haklarını bir sözleşme ile ...'ye verdiğini, davalı adına ... tarafından ihtarname ekinde sunulan 20.09.2021 tarihli vekâlet içeriğinde “dava açmak, davaları takip etmek, davadan feragat etmek, ihtarname göndermek, adıma protokol ve sözleşmeden caymak...” gibi yetkilerin verildiğini, müvekkil ile davacı arasında bir sözleşme mevcut olmadığından cayma hakkını kullanmamakla beraber, bunu kullanmasına kanunen gerek olmadığını, müvekkilinin muvafakatname ile tek taraflı olarak basit ruhsat şeklinde kullanım izni vererek tasarrufta bulunduğu hakları yine tek taraflı irade beyanı ile geri aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça imzalanan "Muvafakatname" başlıklı belge ile davacı tarafa "..." albüme ilişkin (albümün dağıtımı, tanıtımı, yayını vb.) pek çok yetkinin devrolunduğu, bu kapsamda davacı tarafından yetkilerin kullanıldığı, bu kullanımla birlikte davacı tarafından FSEK'in 56... . maddeleri kapsamında basit ruhsat iktisap edinildiği, dolayısı ile "Muvafakatname" isimli belgenin basit ruhsat niteliğinde olduğu, FSEK'in 58. maddesinin mali hak ya da ruhsat iktisap eden kişiye ilişkin düzenleme içerdiği, bu ruhsattan ancak belirli koşullar halinde cayılabileceğinin hüküm altına alındığı, davalının, davacıya verdiği ruhsattan dilediği zaman vazgeçemeyeceği, FSEK'in 58. maddesinde düzenlenen koşulların aranması gerekeceği, bu noktada caymanın geçerli olabilmesi için eser sahibinden veya icracı sanatçıdan bir hak veya ruhsat iktisap eden kimsenin bu hak veya ruhsatı kullanmamış veya gereği gibi kullanılmamış olmasının gerektiği, davalı adına -dava dışı şirket tarafından- davacıya gönderilen ihtarnamenin geçerli olduğu, bu doğrultuda "..." adlı albüme ilişkin davalı tarafından davacıya verilmiş olan muvafakatin, davalı taraf adına iptal olunduğu davacıya ihtar olunmuş ise de, FSEK'in 58. maddesinin "Cayma hakkını kullanmak istiyen eser sahibi sözleşmedeki hakların kullanılması için noter vasıtasiyle diğer tarafa münasip bir mehil vermeye mecburdur." hükmünü ihtiva ettiği, davacıya gönderilen ihtarda belirtilen "sanatçıya verilen sözlerin yerine getirilmediği" iddiası yönünden (muvafakatname kapsamı ve içeriği dikkate alındığında) herhangi bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, cayma hakkının kullanılması yönünden davacının münasip bir zamanda hak ve salahiyetlerden gereği gibi faydalanmadığı ve bu yüzden davalının menfaatlerinin ihlal edildiği hususlarının ispatlanamadığı, ayrıca madde hükmünde belirtildiği şekliyle davacıya mehil de verilmediği gerekçesiyle yasal şartları oluşmadığı anlaşılan caymanın, geçersizliğinin tespiti ile davanın kabulüne,.... Noterliğinin 31.01.2021 tarih ve 1621 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davalı adına yapılan caymanın geçersizliğine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı istinafında, taraflar arasında geçerli bir sözleşme olmadığını, FSEK'in 52, 58. maddelerine aykırılık bulunduğunu ileri sürmüş ise de, Mahkemenin gerekçesinde belirtildiği üzere davalıya ait isim ve imza bulunan "muvafakatname" başlıklı belgede "..." albümü yönünden işleme, çoğaltma, yayma, umama arz gibi mali hakların davacı şirkete "basit ruhsat" şeklinde devredildiğinin yer aldığı, davacı tarafından yetkilerin kullanıldığı, dolayısıyla davacının söz konusu muvafakatnameyi kabul ettiği, taraflar arasında dolaylı olarak iki taraflı ilişki kurulduğu, FSEK'in 56... . maddesi kapsamında davacı tarafından basit ruhsat iktisap edildiği, davalının vekili tarafından davacıya gönderilen ihtarnamede " ...sanatçıya verilmiş sözleri yerine getirilmediği" belirtilmiş ise de bu hususta delil ibraz edilmediği, davacı yana mehil de verilmediği dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, caymanın geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.