Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4759 E. 2026/1850 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1807 Esas, 2025/899 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/151 E., 2023/50 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sahibi olduğu ... markası altında 2019 yılının Ocak ayında kendi tasarımları olan bir eseri ürettiğini ve kendi sosyal medya hesaplarında yayınladığını, davalının ... ve ... adlı ... hesaplarında ilgili ürünün müvekkilince çekilmiş resimlerini aynen kullandığını ve kendisinin ürettiğini belirttiğini, 3D ... ve 3D ... isimleriyle 11.03.2022 tarihinde paylaştığını ve yurt içinde ... ve yurt dışında ... adlı ... sitesi üzerinden de satışa sunduğunu, ihtarnamenin tebliğinden sonra davalı tarafın ilgili paylaşımları kaldırarak gizlemeye çalıştığını ileri sürerek 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 68. maddesi uyarınca izinsiz yayınlanan ve satışa sunulan ürün, fotoğraf ve görsel için 1.500,00 TL'den toplam 6.000,00 TL'nin, 11.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tazminine, FSEK'in 70/1 maddesi uyarınca ihlal edilen manevi haklara karşılık 18.000,00 TL'nin 11.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tazminine, aynı Kanun'un 70/3 maddesi uyarınca, davalının ilgili ürünlerden temin ettiği karın müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." ve "..." adlı ... hesaplarının yöneticisi olduğunu, hesapta paylaşılan görüntünün, dava konusu ürünün bir eseri ve tasarımı olmadığını, dava konusu ürünün yeni ve ayırt edici olmadığını, ... sitelerinde "...", “..." araması yapıldığında ortaya çıkan neticelerle bile görülebileceğini, dava konusu ürünün tasarım olarak kabul edilse bile ilk kez Türkiye'de kamuya sunulan bir ürün olmadığını, gerek ülkemizde gerekse yurt dışında tescil tarihinden daha önce kamuya sunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu tasarımların "led ürün tasarımı", "...", "..." gibi isimlerle yapılan online aramalarda yer alan tasarımlarla benzer nitelikte olduğu, tasarımların herhangi bir ayırt edici özelliğinin, şeklinin, özgünlüğünün, yaratıcılığının ve estetik değerinin olmadığı, tasarımların bu haliyle eser niteliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davacının ... dayalı olarak talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu tasarımın eser niteliğinde olmadığı, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan haklarının ihlal edildiği iddiasıyla üç kat tazminat, karşı tarafın elde ettiği kâr ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 732,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 31.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§