"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1715 Esas, 2025/854 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/72 E., 2023/208 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır çelik eşya ve mobilya, çekmeceli dolap, malzeme dolapları, personel dolapları, çalışma masaları, takım arabaları vs. üreten bir şirket olduğunu, müvekkilinin yetkilisi ... tarafından tasarlanan 2017/..., 2020/... 71... ... numaralı tasarım tescil belgelerinin sahibi olduğunu, davalının da müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkili adına tescilli tasarıma konu ürünlerin müvekkilinin bilgisi ve rızası olmadan davalıya ait internet sitesinde ve davalının kataloglarında haksız bir biçimde kullanıldığını, Bakırköy 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/94 D.iş sayılı tespit dosyasında alınan raporda müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz edildiğinin açıklandığını, karşılaştırılan ürünlerin benzer olarak algılandıkları sonucuna varıldığını ileri sürerek müvekkilinin tasarımdan doğan haklarına tecavüzün tespiti, men ve ref'ine, davalıya ait ürünlere el konularak imhasına, belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, müvekilinin tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğunu savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; tespit raporunu kabul etmediklerini, anılan dosyadaki incelemenin internet sitesi üzerinden yapıldığını, gerek bilirkişi raporu, gerekse müvekkili şirketin internet sitesindeki ürün kataloğu incelendiğinde söz konusu ürünlerin davacının tasarım haklarını ihlal etmediğinin anlaşılacağını savunarak asıl davanın reddini istemiş, karşı davada davacının tasarım tescil belgelerine konu ürünlerin yeni ve ayırt edici olmadığını, harcıalem olduğunu, sektörde yabancı piyasada faaliyet gösteren ......... gibi birçok şirketin 1800'lü yılların sonundan beri davacının tasarım tescil belgesi aldığı ürünleri ürettiğini ileri sürerek davacı adına tescilli 2017/..., 2020/..., ... numaralı endüstriyel tasarım tescil belgelerinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşı davaya konu tasarımlardan 2017/...-1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27... numaralı, 2020/...-1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 29, 30, 31... numaralı, 2020/...-1, 2, 3 ve 4 tescil numaralı tasarımlar ile geçmiş tarihli ürün görsellerinin kıyaslanmasında, tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yarattığı genel izleminde belirgin farklılıklar bulunmadığı ve bu nedenle benzer olarak algılandıkları, bu tasarımlar yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, 2020/...-23, 24, 25, 26... tescil numaralı tasarımların yenilik kırıcı olarak sunulan görsellerden farklı algılandığı, resen yapılan araştırma neticesinde ise bu tasarımların yenilik niteliğini ortadan kaldırır ürün görseli bulunamadığı, anılan tasarımlar bakımından davanın ispatlanamadığı, yenilik ve ayırdedicilik kriterini karşılayamayan davacı-karşı davalı tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olacağı nazara alınarak asıl davada aynı tasarımlardan doğan haklara tecavüzün tespiti talebine yönelik davanın reddine karar vermek gerektiği, her ne kadar karşı davaya konu 2020/23, 24, 25, 26... tescil numaralı tasarımların hükümsüzlük talebi reddedilmiş ise de asıl davada söz konusu tasarımlara benzer ürünün davalı nezdinde tespit edilemediği, bu tasarımlara tecavüz iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile karşı davalıya ait 2017/...-1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27... numaralı, 2020/...-1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 29, 30, 31... numaralı, 2020/...-1, 2, 3 ve 4 tescil numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne, karşı davacının davasının 2020/...-23, 24, 25, 26... tescil numaralı tasarımlar yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı-karşı davalı vekili raporlar arasında çelişki olduğunu, delil tespit dosyasındaki raporun esas alınması gerektiğini ileri sürmüş ise de işbu uyuşmazlıkta hükümsüzlük davası yönünden de inceleme yapıldığı, delil tespiti dosyasında sadece tecavüz iddiası ile ilgili inceleme yapıldığı ve tarafların ürün görsellerinin karşılaştırıldığı dikkate alındığında raporlar arasında çelişkiden bahsedilemeyeceği, mahkemece alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekilinin, asıl ve karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun, karşı davacı vekilinin, karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi tazminatın tahsili, karşı dava, tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.