"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1824 Esas, 2025/939 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/60 E., 2023/180 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "... ... ... ...+ ...", "... ... ... ... ...", "... ... , “... ... ... ... ... ...”, “... ... ... ... ... ...”, “... ... ...”, “... ...”, “... ”, “... ...” markaların Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilini yaptırdığını, davalı şirketin müvekkili şirketin "..." tescilli markasını izinsiz ve haksız olarak "..." internet sitesinde kullandığını, davalı tarafın, markaların asıl unsuru olan “..." ibaresinin değiştirilmeden internet sitesinin alan adında kullanıldığının tespit edildiğini, uyarılara karşın "..." markasının izinsiz ve haksız kullanımının sürdürüldüğünü ileri sürerek haksız rekabetin ve markaya tecavüzün tespitine, men’ine, ref'ine, tecavüzün başladığı 12.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalının müvekkiline 10.000,00 TL tutarında maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tescilini gerçekleştirdiği markanın ... ... olup müvekkilinin ... ibaresini hiçbir şekilde kullanmadığını, bu hususun değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporuyla da açıkça ispatlandığını, müvekkilinin adına tescilli markalarını kullandığını, müvekkilinin sadece "..." ve "..." adlı internet sitelerini oluşturduğunu, müvekkili şirketin internet sitesinde yer alan ibarenin tescil edilen ... ... ibaresi olduğunu, yine ... ve ... ibarelerinin zayıf marka konumunda olduğunu, ayırt edicilik vasfının son derece düşük olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markasının ... ve ... ibarelerinin birleşmesinden oluştuğu, ... kelimesinin ... ... hizmetlerinde tanımlayıcı, zayıf ve sektörde sıklıkla kullanılan bir kısaltma olduğu, ... ibaresinin Türkçe karşılığı topluluk olup 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-b maddesi hükmü kapsamında ayırt ediciliği bulunmadığı, dolayısıyla ... ... ibaresinin “... ...” hizmetlerinde zayıf ve tanımlayıcı marka konumunda olduğu, davalı kullanımı olan davalı tarafın lisans sözleşmesine konu ettiği ... ... ... ..., ... VE ... ...
markaları ile alan adı ...://... incelendiğinde, asli ibaresi ... ... olan markaya ... ibaresinin eklendiği, dolayısıyla lisansa konu
ettiği markanın ayırt edici karakterinden farklı olarak domain adresi aldığı dikkate alındığında iltibastan söz edilemeyeceği, yine davalı tarafın kötü niyetine ilişkin bir ispatın da sağlanamadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına ... ibaresinin tek başına tescilli olmadığı, davacı markasının ... ... ibareleri ile şekilden oluştuğu, ... kelimesinin ... ... hizmetlerinde tanımlayıcı, zayıf ve sektörde sıklıkla kullanılan bir kısaltma olduğu, ... ibaresinin Türkçe karşılığı topluluk olup ayırt ediciliği bulunmadığı, dolayısıyla ... ... ibaresinin, “... ...” hizmetlerinde zayıf ve tanımlayıcı marka konumunda olduğu, davalının ... ... ... ..., ... ve ... ...
markaları ile ...://... alan adı kullanımlarında, asli unsur olan ... ... ibarelerine ... ibaresinin eklendiği, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, davalının kötüniyetli olduğunun da ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.