Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4697 E. 2026/379 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/284 Esas, 2025/877 Karar

HÜKÜM : Davanın reddi (Yeniden hüküm kurulmak suretiyle)

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." markası ile meşrubat ve alkolsüz içecek üretimi faaliyetinde bulunduğunu, uzun süredir yoğun bir şekilde kullandığı markasının, 32. sınıfta Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildiğini, davalılardan ... tarafından "..." ibaresinin kullanıldığı enerji içeceğinin üretilerek Türkiye'ye gönderildiğini ve diğer davalı tarafından iç piyasada ticarileştirildiğini, bahsi geçen ürünlerde "..." kelimesi büyük harflerle ürünün orta kısmına yazıldığını ve öncelikle dikkat çekecek şekilde kullanıldığını, iki tarafın da ürettiği ürünlerin enerji içeceği olduğundan davacının ürünlerinde "..." ibaresi kullanılırken, davaya konu üründe "..." ibaresinin kullanılmasının iltibasa sebep olduğunu ileri sürerek davalıların kullanımlarının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, etkilerinin ortadan kaldırılmasına, belirsiz alacak kapsamında ileride artırılmak üzere 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151/2-b hükmü uyarınca 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." markalı enerji içeceği ürünlerini dünya çapında 173 ülkede dağıtıp sattığını, tüm bu ülkelerde "..." markalı ürünleri ile pazar lideri konumunda bulunduğunu, davalının Türkiye dahil 201 ülkede tescilli ve yine tanınmış "..." ve 105 ülkede tescilli "..." markalarının da sahibi olduğunu, davalının pazarda "..., ..., ..., ..." isimli versiyonlarının bulunduğunu, davacının gerek haksız rekabet gerekse marka tecavüzü iddiası bakımından sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, davacının "..." ibaresinin tek başına ayırt edici ve korunmaya değer olmadığını, "..." kullanımının "..." markasıyla benzerlik içermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalının tanınmış ( T/... özel) ... markası ve tanınmış ( T/... sayılı) ... şekil markasındaki ... figürü ile birlikte "..." ibaresini kullanımının, davacının kartal şekil unsurlu ... markasının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacı markasının asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, tek başına "..." ibaresinin tescilli olmadığı, davacının tescilli markasının, mavi renk anlamına gelen "..." ibaresi üzerinde tekel hakkı sağlamayacağı, haksız rekabet iddiasına ilişkin olarak da, davacının davaya konu markayı taşıyan ürünlerini 2015 yılı Ocak ayından itibaren piyasaya sürdüğü, fatura örneklerinin dosyaya sunulduğu, davalının ise dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundaki davalı internet siteleri ile sosyal medya hesaplarındaki ürün görsellerinden, davalının 2013 yılında ürününü mevcut haliyle davacıdan önce piyasaya sürmesi nedeniyle, ürünün ticari takdim şeklinin davalı tarafça taklit edilmediği, markaya tecavüz ve haksız rekabet koşullarının bulunmadığı, dolayısıyla davalı vekilinin kararın gerekçesine yönelik istinaf başvurusunun yerinde olduğu, dosya kapsamına sunulan delillerden ... dergisinde yayınlanan 13.03.2013 tarihli habere göre davalının "... ..." partisiyle üç yeni ürününü tanıttığı, ... isimli derginin 01.06.2013 tarihli haberinde ... ..., ... ve ... ... ürünlerinin ambalajlarının birlikte yer aldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da ... ... ürününün yer aldığı videonun "..." adlı youtube kanalında 17.03.2013 tarihinde yayınlandığının tespit edildiği, tarafların enerji içeceği ürününde rakip firmalar olup aralarında karşılıklı davalar bulunduğu, birbirlerinin piyasaya sundukları ürünleri takip etmelerinin bekleneceği, davacı tarafın davalı ürününün 2013 yılı başlarından itibaren piyasaya sunulduğunu bilebileceği, 5 yıldan fazla bir süredir sessiz kaldıktan sonra davacı tarafça dava açılmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine de aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine, davalı vekilinin gerekçeye yönelik istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davalının ürün ambalajının davacı markasına tecavüz etmediği ve haksız rekabette bulunmadığından ve davacı tarafça sessiz kalma suretiyle dava açma hakkı yitirildiğinden düzeltilmiş gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili taleplerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§