"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1753 Esas, 2025/819 Karar
HÜKÜM : Esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/293 E., 2023/233 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kendisine ait çek defterindeki dört adet çek yaprağının kaybolduğunu 26.08.2019 tarihinde fark ettiğini, durumu tespit ettirmek gayesiyle polis merkezine giderek konuyu bildirdiğini, ancak hukuki bilgisizliği ve durumu resmi mercilere bildirmiş olmanın vermiş olduğu rahatlık nedeniyle zayi olan çeklerin iptaline ilişkin herhangi bir hukuki girişimde bulunmadığını, çek yapraklarının (... çek no.lu) 30.08.2019 tarihli 35.000,00 TL bedelli, (... çek no.lu) 30.09.2019 tarihli 40.000,00 TL bedelli ve (... çek no.lu) 30.10.2019 tarihli 40.000,00 TL şeklinde doldurularak ve davacının imzası taklit edilerek ihtiyati hacze ve.... İcra Müdürlüğünün 2020/1217 E. sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, keşideci bölümündeki imzaları sahte olan ..., ... 00... 1 numaralı çekler ile ilgili 22.01.2020 tarihinde uygulanan ihtiyati hacizde, ticaretle uğraşan müvekkilinin işyerindeki eşyaların haczedildiğini ve haczedilen bu malları muhafaza altına alma tehdidi ile müvekkilinin eşi ...'e 22.01.2020 tarihli bir protokol imzalattırıldığını, ayrıca davalı/alacaklı vekili hesabına 16.000,00 TL havale yapmak mecburiyetinde bırakıldığını, bu ödemenin 05.02.2020 tarihinde alacaklı vekili tarafından icra dosyasına haricen tahsilat olarak beyan edildiğini, müvekkilinin sahte imzalı bu çeklerin hukuki işleme konu edildiğini öğrenir öğrenmez süresi içerisinde takibin durdurulmasına yönelik imza itirazında bulunduğunu, işyerinde 06.02.2020 tarihinde uygulanan ikinci ihtiyati haciz esnasında; alacaklı vekilinin talebi üzerine, müvekkilinin hukuki haklarını kullanmasına engel olacak mahiyette muhafaza tehdidi ile takip dayanağı çeklerdeki meblağı kendisinden tahsil gayesiyle müvekkilinin işyerindeki bir kısım malları ihtiyaten haczedildiğini, ticari faaliyetini devam ettirmesi için zaruri olan bu malların muhafaza altına alınacağına yönelik ağır baskı altında kalan müvekkilinden haciz esnasında 10.000,00 TL haricen tahsilat yapıldığını, yine işyerinde haczedilmiş tüm malların muhafaza altına alınacağına yönelik baskı yapılmak suretiyle çaresiz bırakılan müvekkiline protokol imzalattırılarak, ihtiyati hacze konu takip dayanağı çeklere karşılık iş bu protokolle 9 adet bono vermek zorunda bırakıldığını ileri sürerek davacıdan alınan toplam 133.750,00 TL'lik 9 adet bono ile ilgili olarak borçlu olmadığının tespitine ve ikinci ihtiyati haciz esnasında tahsil edilen toplam 26.000,00 TL'nin taraflarına iadesine yönelik istirdat davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, istirdat taleplerinin 21.000,00 TL'lik nakit ödeme kısmı için davacının talep hakkı olmadığından aktif husumetinin de bulunmadığını, imza itirazına konu çeklerde ve icra takibine konu dosyada borçlu olarak ... San ve .... Şti. olduğundan, yapılan ihtirazi kayıtsız ödemeler dosya borcu ödemesi olarak değerlendirilebileceğinden ve davacı bu davaya konu taleplerini .... San. ve .... Şti.'ne yöneltmesi gerektiğinden, bu sebeple de aktif husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, dava konusu ödemelerin davacı borçlunun borçtan-takipten ve ödeme emrinden haberdar olduktan 12 gün sonra alındığını, haciz baskısından söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça.... İcra Müdürlüğünün 2020/1217 E. sayılı dosyasında davacı adına keşide edilen 07544099, 075440100, 075440101 seri no.lu üç adet çeke istinaden icra takibi başlatıldığı, dosyada hacze çıkılması üzerine davacının çek borcuna istinaden dokuz adet bonoyu düzenleyerek davalıya verdiği, ayrıca 26.000,00 TL ödeme yaptığı, sonrasında Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/908 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda çeklerde bulunan keşideci imzasının davacıya ait olmaması nedeniyle davacının 35.000,00 TL, 40.000,00 TL ve 40.000,00 TL bedelli üç adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, davaya konu 06.02.2020 tarihli protokolden çek borçlarına istinaden verildiği anlaşılan dokuz adet bononun bedelsiz kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalıya 22.01.2020 tarihinde "İstanbul 25. İcra 2020/1217 dosya borcu ödemesi" açıklaması ile gönderilen 16.000,00 TL; 06.02.2020 tarihinde "2020/... .... İcra ödemesi" açıklaması ile gönderilen 5.000,00 TL ve ".... İcra dairesi 2020/... E. dosya ödemesi" olarak 06.02.2020 tarihinde davalı vekiline makbuz karşılığı olarak ödenen 5.000,00 TL olmak üzere davacının borçlu olmadığı üç adet çeke istinaden davalıya ödenen toplam 26.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında.... Müdürlüğünün 2020/1217 E. sayılı dosyasına ödeme yapıldığı yazılarak gönderilen 16.000,00 TL için, icra dosyasında davacı ile birlikte dava dışı ... Sanayi ve ... Şirketi’nin de borçlu olduğu, ...'in diğer borçlu ... Sanayi ve ... Şirketinin iş yerinde yapılan 22.01.2020 tarihli haciz işleminden sonra borcu üstlendiğine dair protokol imzaladığı, 16.000,00 TL'lik ödemeyi de aynı tarihte yaptığı, ... tarafından yapılan bu ödemelerin hangi borçlunun borcuna mahsuben yapıldığının banka dekontunda açıkça yazılı olmadığı, bu nedenle davacı ... tarafından.... Müdürlüğünün 2020/1217 E. sayılı icra dosyasındaki borca mahsuben ödenen 16.000,00 TL’lik ödemenin istirdatını talep edemeyeceğinden, İlk Derece Mahkemesince bu paranın da davalıdan istirdatına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, kazanılmış haklar saklı tutulmak suretiyle yeniden hüküm kurularak, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.