Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4682 E. 2026/1680 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/250 Esas, 2025/807Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/721 E., 2022/817 K

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından dava dışı borçlu firma ... A.Ş.’ye 16.01.2014 tarihinde kredi kullandırıldığını, kredi tahsisinin koşulu olarak, dava dışı/borçlu... A.Ş.'nin Kayseri ili ... ilçesinde işletmekte olduğu ... Santralinden elde ettiği elektrik gelirlerini proje finansmanı kapsamında davacıya .... Noterliği'nin 23.01.2014 tarih ve 3225 yevmiye sayılı temliknamesi ile ve grubun bir başka firması ... A.Ş'.nin ... ilçesi Adana ilinde işletmekte olduğu ... ... Santralinde üretilen elektrik gelirlerinin .... Noterliği'nin 16.01.2014 tarih ve ... yevmiye sayılı temliknamesi ile temlik edildiğini, temlik bedellerinin kredi alacağına mahsup edilmek suretiyle kredi geri ödemesinin sağlanmasının öngörüldüğünü, alacağının tahsilini teminen temlik eden namına tahakkuk ettirilmiş/ettirilecek tutarların müvekkiline ödenmesinin .... Noterliği'nin 18.02.2021 tarih ve ... yevmiye ve 04.08.2021 tarih ve 11124 sayılı ihtarnameleri ile davalının da aralarında olduğu ... muhataba bildirildiğini, davalı tarafından temlik bildirimlerine olumsuz cevap verildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000.000,00 TL alacağın, 22.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ileride doğacak bir alacağın devredilebilmesi için alacağın belli veya belirlenebilir olması gerektiğini, tamamen farazi, beklenti niteliğindeki alacakların devrinin geçersiz olduğunu, davacı ile dava dışı... A.Ş. arasındaki temlik sözleşmesi incelendiğinde, belli ya da belirlenebilir bir alacaktan bahsedilemeyeceğini, bu haliyle temlik sözleşmesinin batıl olduğunu, müvekkiline karşı hüküm ifade etmeyeceğini, davacının temlik bildiriminin usul ve yasaya uygun olmadığını, davacı yanca, müvekkiline gönderilen ihtarnamede, ... A.Ş.'nin elektrik satışlarından kaynaklı alacaklarının temlik alındığı yönünde beyan bulunsa da temlikname örneğinin ekli olmadığını, dava dışı... ile sürdürülen ticari ilişkiye konu alacakların bu kapsama girip girmediğinin bilinmediğini, davacının bu yöndeki taleplerini yerine getirmediğini, diğer yandan elektrik piyasasında satışların genellikle açık cari usul ile yapıldığını, tedarikçi firmaların belirlenen dönem satın almalarına karşılık gelen ödemeyi peşin ya da çek ile ödemekte olduğunu, ödenen bakiye bedel karşılığı ilerleyen dönemde elektrik satışı yapıldığını, bu itibarla davacının tarafından gönderilen ihtarname tarihi ve sonrasına ilişkin ödemelerin, ihtarname tarihi itibarıyla zaten dava dışı... AŞ.'ye yapılmış olduğunu savunarak davanın reddini davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu alacağın temliki sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 184/1. maddesinde düzenlenen geçerlilik şekline uygun olarak yazılı şekilde yapıldığı, sözleşmede devredilecek alacağın yeter derecede gösterildiği, sözleşmenin geçerlilik unsurlarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davacının davalıya gönderdiği, içeriği itibari ile açıklayıcı olan noterde düzenlenen ihtarnameye rağmen, davalı şirketin dava dışı şirkete olan ve davacıya temlik edilen borcunu bankaya ödemediği, ... A.Ş.'nin kendilerinden herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını bildirdiği, bilirkişi raporunda yer alan denetime elverişli hesaplamaya göre, davalının ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 22.02.2021 tarihinden dava tarihi olan 08.12.2021 tarihine kadar alacağın temlikine istinaden davacıya toplam 4.442.962,01 TL ödeme yapması gerekirken ilgili ödemeleri dava dışı ... A.Ş'ye yaptığı, davalı defterlerinde yapılan incelemeler neticesinde, davalının alınan elektrik karşılığında (yapılan çek, fatura vb. ödemeleri mahsubundan sonra) dava tarihi olan 08.12.2021 tarihi itibari ile dava dışı ... A.Ş.'ye 3.425.304,37 TL daha borçlu olduğu, davalının, davacıya toplamda 7.868.266,38 TL borcunun bulunduğu, davalının gerek cevabi ihtarnamesinde ve gerekse davaya yönelik savunmasında, davacının temlik sözleşmesini kendilerine tebliğ etmediğini savunmuşsa da...AŞ.'nin 27.12.2021 tarihli cevabi yazısına göre dava dışı alacağı temlik eden ... A.Ş.'nin sadece davalı şirketle ikili anlaşma ticaretinin olduğu, 01.01.2020-24.12.2021 tarihleri arasında yapılan ticaretin tümünde...'nin satıcı, davalının alıcı olduğu, toplam 60.803,5 ... ikili anlaşma ticareti olduğu, buna göre davalının savunmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve özellikle davacı banka ile dava dışı ... A.Ş. arasındaki temlik sözleşmesinin geçerli olarak kurulduğu, temlik sözleşmesi ile ilgili ödemenin temlik alan davacı bankaya yapılmasına yönelik davalı yana yapılan bildirimin geçersiz olduğuna yönelik davalı iddialarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, temlik sözleşmesi kapsamında davalı yanca ödeme yapılmadığından bahisle talep edilen alacak istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

§