"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/940 Esas, 2025/1081 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
MAHKEMESİ: Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/200 E., 2023/110 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1979 yılından beri temizlik ürünleri alanında üretim yapmakta olup “...”, “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının “...” ibareli marka başvurusunda bulunarak 2020/... başvuru numaralı markanın tescilini sağladığını, davalının markasında bulunan ve markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin müvekkilinin markalarının esaslı unsurunu oluşturduğunu, bu ibarenin davalı markasında aynen yer alması ve markaların kapsamında bulunan malların benzer olması nedeniyle ortalama tüketicinin markaları karıştırmasının kaçınılmaz olduğunu ileri sürerek davalıya ait "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının her vatandaşın ayırt edebileceği ölçüde farklı olduğunu, markalar arasında sınıf farkları da bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar taraf markaları 01. ve 02. sınıf mallarda aynı ya da aynı tür olarak değerlendirilebilecek emtiaları kapsamakta ve harf diziliminden kaynaklı fonetik bir benzerlik mevcut ise de markaların bütünsel anlamda birbirlerinden yeterli düzeyde farklılaştığı, kurumsal olarak tüketiciye sundukları kimliklerinde ayrıştıkları, birbirinden bağımsız algılar yarattıkları, ilgili tüketici kitlesinin dava konusu markayı gördüğünde markayı unsurlarına ayırarak, zihnine daha önceki tarihli davacı markalarını getirme veya bu markalar ile ilişkilendirme gibi bir izlenim edinmeyeceği, markaların birbirlerinin serisi/devamı olarak algılanmayacağı, dolayısı ile işaretlerin bütünsel algılarda birbirleri ile ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğe sahip olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.